<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887</id><updated>2011-04-22T01:47:15.065+02:00</updated><category term='sevgili'/><category term='baba'/><category term='babalar günü'/><category term='aşk'/><category term='seks'/><category term='kadın'/><category term='ihanet'/><category term='ilişki'/><category term='evlilik'/><category term='ilişkiler'/><category term='kellik'/><category term='kızlar'/><category term='erkek'/><category term='gelinlik'/><category term='kız'/><category term='sevgi'/><category term='libido'/><category term='aldatma'/><title type='text'>Özel Seçilmiş Siteler Blogu</title><subtitle type='html'>Bu blogda ozel secilmis sitelerin blog sayfalarindan ornekler bulacaksiniz...</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>55</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-5916551182300080213</id><published>2007-02-27T15:16:00.001+02:00</published><updated>2007-02-27T15:16:58.306+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aşk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='evlilik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişkiler'/><title type='text'>Aşkın Kuralları</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/ansiklopedi/"&gt;Ansiklopedi&lt;/a&gt; - Ansiklopedik bilgiler&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/astroloji/"&gt;Astroloji Sitesi&lt;/a&gt; - Astrolojiyle ilgili bilgiler&lt;br /&gt;&lt;a href="http://cicek-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Çiçek Sitesi&lt;/a&gt; - Çiçeklerle ilgili bilgiler sitesi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bedavadakiler.info/"&gt;Bedavadakiler&lt;/a&gt; - Bedava siteler indexi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Kurallari kadin koyar. &lt;br /&gt;2. Hiç bir erkek asla kurallarin tümünü bilmez. &lt;br /&gt;3. Kurallar her an, önceden haber verilmeksizin, degisebilir. &lt;br /&gt;4. Kadin, erkegin kurallardan yarisindan fazlasini çözdügünü sezdigi anda, kurallari degistirir. &lt;br /&gt;5. Kadin asla yanilmaz. &lt;br /&gt;6. Eger kadin hata yapmissa mutlaka erkegin yanlis yaptigi bir seyden kaynaklanmistir. &lt;br /&gt;7. "Kural 6" durumu meydana geldiginde, erkek mutlaka özür dilemelidir. &lt;br /&gt;8. Kadin, her an fikir degistirebilir. &lt;br /&gt;9. Erkek, kadindan yazili izin almadan fikir degistiremez. &lt;br /&gt;10. Kadin her an sinirli olma hakkini elinde tutar. &lt;br /&gt;11. Erkek, her an sakin olma durumundadir. Ancak, kadin erkege "Sen de sinirlen" emrini verdiyse erkek de sinirlenmelidir. &lt;br /&gt;12. Erkek bu kurallarin nereden çiktigini soracak bir cüret gösterdigi taktirde, bedensel aci duyacagi sekilde cezalandirilmalidir. &lt;br /&gt;13. "Asiklar Günü"nde kadinlarin bu kurallara da uyma mecburiyetleri yoktur, hiç bir kural tanimazlar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-5916551182300080213?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/5916551182300080213/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=5916551182300080213' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/5916551182300080213'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/5916551182300080213'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/akn-kurallar.html' title='Aşkın Kuralları'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-1069995450001142052</id><published>2007-02-27T15:15:00.002+02:00</published><updated>2007-02-27T15:16:15.168+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişkiler'/><title type='text'>Doğal Davranmak</title><content type='html'>&lt;a href="http://bedava-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Bedavalar&lt;/a&gt; - Bir başka bedava siteler indexi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/beden-dili-sitesi/"&gt;Beden Dili&lt;/a&gt; - Beden dili ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/bilgi-sitesi/"&gt;Bilgi Sitesi&lt;/a&gt; - Bilgi kaynağı olan bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bilim-sitesi.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Bilim Sitesi&lt;/a&gt; - Bilimsel konularla ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://cep-telefonu-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Cep Telefonu&lt;/a&gt; - cep telefonu ile ilgili site&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir buçuk sene önce nişanlımdan ayrıldım. Nişanlanmadan önce yalnız yaşamaktaydım ve evim, çok sevdiğim erkek veya kız arkadaşlarımla dolar taşardı. Nişanlımla da böyle bir toplantıda tanışmıştım zaten. O gece böyle kalabalık partilerden ve insanlarla birlikte olmaktan çok hoşlandığını söylemişti. Çok sevinmiştim. Ancak, biz birlikte olmaya başladıktan sonra, bizim eve gelip gitmeler seyrekleşti ve işte "-Çok yorgunum!"; ya da, "-Şimdi çağırma onları!" gibi seslerin telefon konuşmalarının arka planlarından duyulmaya başlaması ile, bu partilerin kısa bir süre sonra bıçak gibi kesilmesi bir oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim eve kendiliğinden gelen insanları, bu sefer ben arayıp davet eder olmuştum. Eski dostlarımla görüşmek için, balık alıyor, ızgara partileri düzenliyor, olmadı yüksek volümlü eski stil -elektro gitar, anfi ve vurmalı çalgıların da yer aldığı- partiler düzenliyor, fakat bir türlü sonuç alamıyordum. Bu tür geceler, nişanlımın "-Kusura bakmayın çok yorgunum ben yatıyorum" ya da benim "-Hayatım misafirlerle hiç ilgilenmiyorsun!", şeklinde ki sessiz, ama o nispette tehlikeli mesajların, yarattığı sevimsiz bir hava ile bitiyordu. İşin büyüsü kaçmıştı, kimse gelmiyordu artık. Biraz cesaret gösteripte gelenler, nişanlımın doğallıktan uzak, patroniçe edalarına dayanamayıp bir daha gelmemek üzere çıkıp gidiyorlardı. Erkek arkadaşlarımı çok özlemeye başlamıştım. Nişanlım bunu farkettikçe, daha da hırçınlaşıyor ve sanırım diğer arkadaşlarımı kıskanıyor ve sadece kendisine ait olmamı istiyor, beni kaybetmekten korkuyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben se, diğer arkadaşlarımla her konudan konuşabiliyor, gerektiğinde ulu orta küfür edebiliyor, hatta çekinmeden tartışmalı kavgalara giriyor, kavga edip hemen aynı gün bir iki saat sonra barışabiliyordum. Ama nişanlımla durum farklı idi. Her tartışma ya da kötü hadiseden sonra içimde o tanıdık derin burkulma. Pişman olup özür mü dilesem, haklı olduğum için dirensem mi, arasındaki o pis çelişki. Terkedilme ya da cezalandırılma korkusu. Basit bir tartışma, feci bir hale dönüşebiliyordu bu şekilde. Aradan iki sene geçti ve ayrıldık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben nişanlımdan ayrılır ayrılmaz, eski arkadaşlarım da sanki bunu bekliyormuş gibi, hepsi bizim eve doluştular. Eski günler başladı. Bir arkadaşım Doçent ve yarışmacı mimar, diğer bir arkadaşım ise aynı fakültede Doktor. Bizim evde çok sıkı bir seviye tutturduk. Her hafta en az üç gün bizim evde toplanıyor, mantı pişiriyoruz. Muhabbet acayip güzel. Doçent olan arkadaşım'ın "GAAAK" diye bir geğirmesi varki, bayılırsınız. Diğeri ise başından geçen tüm zamparalık hikayelerini, bire bin katarak öyle rahat ve kendinden geçerek anlatıyor ki bütün gece onu dinleyebilirsiniz. Tiyatroya gitmeye gerek yok. Balık kızarttığımızda ise, soğanın üzerine bir yumruk, haşır huşur, soğanla ne güzel gidiyor kızarmış balıklar. Elle yiyoruz balıkları ve kılçıklarını da masanın üzerinde bırakıyoruz bir süre. Kİmden, ne kadar ve ne için hoşlandığımızı, rahatça paylaşabiliyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi, bazı hanım okurlarımızın "-Aaaa, pis herifler!" dediğini duyar gibi oluyorum. Ancak şunu belirtmeliyi ki, bu arkadaşlar toplumda çok önemli yerlere gelmiş, çok saygıdeğer insanlar. Siz Doçent olan arkadaşımı bir sempozyumda, ya da bir resim sergisinin açılışında görün. Ya da doktor olan arkadaşımızı, büyük bir holding de bir iş toplantısında görün. Kendinizi alamazsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi bu farklılık nereden kaynaklanıyor diye düşündüğümde aklıma şunlar geliyor. Biliyorsunuz, insan doğal haliyle çıplaktır. Ancak doğa karşısında zayıftır ve zor şartlara karşı korunmak için giyinir. Yazın ince bir tişort yeterli iken, hava soğudukça, kendisini koruyacak daha kalın giysiler seçer. Davranışlarımız da giysilere benziyor bence. Kimi davranışları, giysilerimiz gibi, içinde bulunduğumuz sosyal ortamların sıcaklık derecelerine göre seçiyoruz.. Kendimize yakın bulduğumuz ortamlara, daha sıcak ortamlara, doğal halimize daha yakın, daha ince bir giysi ile çıkabiliyoruz. Sosyal olaylarda ise, dış etkenler bizim için ne kadar tehlike arzediyorsa, davranışlarımız da doğal halinden o kadar uzaklaşıyor ve böyle ortamlarda daha "kalın" ve doğallıktan uzak davranışlar seçiyoruz. Bir iş toplantısı, ya da mesleki açıdan hayati bir önem arzeden bir sempozyum bizim için sosyal tehlikeler arzedebilir. Bu tür ortamlarda niçin bu kadar formal ve doğallıktan uzak olduğumuzu da bu şekilde açıklayabiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buna göre, bir insanın en doğal olduğu -ya da olması gerektiği- kişi hemen tahmin edileceği üzere, herhalde aslında eşi olmalıdır. İnsan sadece eşinin yanıda tamamen soyunur, çıplak kalır ve doğallığın en üst düzeyini yaşar. Yani, en güven duyulması gerken kişi, aslında kişinin eşidir. Ancak eşlerine bu derce güven duyamayanlar, birbirlerine bu doğal davranışları sergileyemezler, ve eşleriyle bir arkadaş toplantısını bile paylaşamazlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tatlı ve örnek ilişki olarak hep dedemle anneannemin ilişkisi gözümün önüne gelir. Hatırlıyorum dedem, dükkanında erkek arkadaşları ile nasıl konuşuyorsa, eşinin yanında aile toplantılarında da öyle konuşurdu. Davranışları gerek dükkanda, gerek evde bir farklılık göstermezdi. Annanemin de, kadın arkadaşlarının yanında, dedemin yanında davrandığından farklı bir şekilde davrandığını görmedim. Her ikisi de insanlarla birlikte olduklarında, bu doğallıkları yüzünden sevilirler, etrafa sevgi ve güven yayarlardı. Hatırlıyorum, tüm sülale, yalovaya plaja gidildiğinde, açık saçık espriler, takılmalar, herkes pür neşe, sevgi yumağı halinde dönülürdü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne zaman ki, insanlar, ilişkileri bir iş ve gelecek garantisi olarak görmeye başlıyorlar, işte o ilişkiler de doğallıklarını yitiriyor. Kaybedilmesinden korkulan sosyal statü, ya da kazanılan maddi değerleri yitirme korkusunun yarattığı tehlike hissi, insanların özellikle eşlerin bile, birbirlerine yabancılaşmasını sağlıyor. Doğal davranışları engelliyor, ve kişiler birbirlerine karşı kalın giysiler giyiyorlar. Örneğin hanımının parası ve sosyal statüsü için evlenmiş olan bir arkadaşımın, eşine, kendi doğal halinden ne kadar uzak ve temkinli davrandığını hep izlemişimdir. Yazıktır ki insanlar doğallıktan uzak bu davranışlar manzumesini "saygı" kavramı altında klişeleştirip, savunarak, aslında duydukları derin acıyı hafifletmeye çalışıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim evde ise, nişanlım gittiğinden beri doğallığın, dostluğun, sevginin, birlikteliğin hası yaşanıyor. Erkek erkeğe çok mutluyuz demek değil amacımız. Karşı cinsin karşısında doğal ve olduğumuz gibi görünebilme isteği bizimkisi. Bu doğallık hissine yakın hanımları aramıza alma çabalarımız sürmekte. Aramıza katılanlardan bazıları, başlangıçta bu samimiyet ve doğallıktan ürküyorlar, ancak zamanla bu doğallık onlara da yansıyor ve bu farklılığımız onları baştan çıkarıyor, bize bağlıyor, bizi daha çok seviyorlar ve mutlu oluyorlar. Ancak onlara daha hala elle balık yedirtemedik, itiraf etmeliyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç olarak, eşler ve karşı cinslerin birbirlerine gösterdikleri doğallıktan uzak davranışlar, ya bir güven, ya da doğal olmayan bir beklenti sorunu olarak karşımıza çıkmakta. Samimiyet ve çıplaklık düzeyinde bir paylaşımı olanaksız kılan bu durum, erkekleri mahalle kahvesine, ya da o malum iş toplantılarına, kadınları ise konken, ya da altın günlerine sürüklemekte...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-1069995450001142052?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/1069995450001142052/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=1069995450001142052' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/1069995450001142052'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/1069995450001142052'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/doal-davranmak.html' title='Doğal Davranmak'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-3018805150401960412</id><published>2007-02-27T15:15:00.001+02:00</published><updated>2007-02-27T15:15:42.476+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seks'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkek'/><title type='text'>Doğada Seks</title><content type='html'>&lt;a href="http://cep-telefonu-2.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Cep Telefonu 2&lt;/a&gt; - Cep telefonu ilgili siteler indexi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://cinsel-bilgiler.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Cinsel Bilgiler&lt;/a&gt; - cinsel bilgiler indexi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.data-recovery-sites.info/"&gt;Data Recovery Sites&lt;/a&gt; - Data Recovery Index Portal&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.dedicated-server-links.info/"&gt;Dedicated Server Links&lt;/a&gt; - Dedicated Server Links&lt;br /&gt;&lt;a href="http://edebiyat-sitesi.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Edebiyat Sitesi&lt;/a&gt; - Edebiyat bilgileriyle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘Doğada seks’ konusunu irdelemek aslında bizim gibi asıl yaşamı doğa dışında olanlar için gereklidir. Hayatlarını doğada idame ettiren kişiler, yaşamın bir parçası olan bu konuda zaten deneyim ve geleneklerle işi halledebiliyorlar. Ama dinlence, eğlence olsun diye ya da sırf merak ve ilgi nedenleriyle doğaya çıkanlar, alışık olmadıkları bu koşullarda, alışık oldukları şeyleri yapmak istediklerinde bir acemilik çekebilirler. Gittikçe artan doğa sporcuları, aktiviteleri sırasında da yaşamlarının spor dışında önemli bir bölümünü işgal eden şeyleri yapmak istemeleri çok doğaldır. Yada doğayla az çok tanışıklığı olan herkes bu konuyu, belki de bir fantezi olarak, istemiş ve uygulamıştır. Öyleyse herkesin, yada neredeyse herkesin, bildiği bir şeyi niye anlatmak ihtiyacı duyup yazıya döktük?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi seks yapmak iyi yemek yapmaya benzer; kendiliğinde olmaz, üzerinde çalışmak gerekir. Yemek yaparken olduğu gibi malzemeleri seçmek ve hazırlamak, zamanı ayarlamak ve sonundaki sunuş çok önemlidir. Spontane (aniden) oluşan durumların başarısı ise daha önceki deneyimlere bağlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘Doğada seks’in hazırlıkları, olayın doğada olması nedeniyle doğaya gidiş hazırlıklarıyla birlikte yürür. Örneğin sırtçantası seçimi, yapılacak etkinliğe bağlıdır ama ne kadar küçük seçilirse o kadar iyidir, çünkü az yükle ‘Hayatım, çok yorgunum!’ bahanesi en aza indirilebilir. Kaliteli bir çanta seçimiyle uzun yürüyüşler sonrası kendinizi daha iyi hissedersiniz. Bu tür uzun yürüyüşlerin sonrası çanta kolanlarının ağrıttığı yerlere özel ilgi hoş bir başlangıçtır : ‘Omuzlarına masaj yapayım mı?’&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çadır en önemli gereçlerden biridir. Her ne kadar yıldızlar, kamp ateşi ve mehtabın romantizmi tartışılamazsa da, en fazla rahatsız edilmek istenilmediği bir anda börtü böceğin veya röntgen mütehassıslarının ilgisinin libidoya menfi etkisi vardır. Bir mumla aydınlatılmış sakin bir çadırın romantizmi de yadsınmamalıdır. Özellikle doğa deneyimi olmayan partnerler burada kendilerini daha rahat hissederler. Kolay kurulan bir çadır seçmek ve kurmayı önceden çalışmak, acil durumlarda moral bozukluğunu önler. Biraz genişçe bir çadır seçmek, burada kalınıldığı sürece tek bir pozisyona bağlı kalmayı önler. Özellikle Basecamp çadırlar grup takılmak isteyenler için idealdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uyku tulumu yine temel malzemelerden biridir (uyku kelimesi yanıltmasın, illa uyunacak diye bir kural yoktur). Özellikle iyi markaların uyku tulumları birbirine birleştirilebilir. Böylece ‘yerim dar, yenim dar’ muhabbeti bir nebze engellenmiş olur ve soğuk konsantrasyonu bozmaz. Genellikle aynı marka ve tipte tulumlar birleştirilebildiğinden, bunu sağlamak için belli bir çaba gereklidir. Örnek olarak şöyle denebilir: ‘Sen şarapları getir, tulumları ben ayarlarım.’&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tulumun altına serilecek olan döşek seçimi, yine ne kadar konfor istendiğine bağlıdır. Şişme yataklar iyi yalıtım sağlamadıkları ve en önemli anda patladıkları için önerilmez. Mat diye tanımlanan kapalı hücreli döşekler en iyi yalıtımı sağlayan, pratik malzemelerdir. Son zamanlarda sıkça kullanılan kendi kendine şişen özel havalı matlar pahalı, ama konfor açısından en iyi olanlardır. Bazı kişiler yanlarında birden fazla mat taşırlar. Bunlar gerektiğinde fazla basınca maruz kalan yerlere takviye olarak kullanılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aktiviteler için seçilecek kıyafet de korunma ve rahatlık açısından önemlidir. Eğer yolda yanlış giysi nedeniyle ıslanılmış, terlemiş yada üşümüş iseniz, bu kötü bir başlangıç olur. Giysi seçiminde önemli bir faktör de kolay çıkarılabilir olmasıdır. Özellikle tam tulum iç giysiler, başlangıçdaki heyecanı. dolayısıyla da zevki öldürür. Unutulmaması gereken bir konu da binlerce yıldır seksin kıyafeti hep aynı kalmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yiyecek seçimine de, tüm doğa aktivitelerinde olduğu gibi, özen göstermek gerekiyor. Yüksek enerjili ve dengeli beslenme en önemli kuraldır. Uzun süreli gezilerde çeşitlilik moralin hep iyi kalmasını sağlar. Özellikle ilk öğünlerde partnerin sevdiği yemeklerle ona süpriz yapmak ve bazı çılgınca yiyecekleri organize etmek size puan sağlar (örn. Gobi çölü geçişi sırasında, partnere doğum günü nedeniyle kivili pasta sunmak). İçeceğin önemi bu tür aktivitelerde daha da öne çıkar. Yüksek irtifalarda olan fazla sıvı kaybı, efor nedeniyle daha da artar. Bu nedenle bol sıvı almak çok önemlidir. Özellikle bitki çayları, hem sağlık açısından hem de sizin doğallığınıza hayran kalacak partneriniz açısından şiddetle önerilir. Herzaman olduğu gibi doğada da güzel bir yemeğin süsü şaraptır. Eğer cam şişeler sizin için ağır ise, şarabı özel mataralara aktarıp aynı zamanda havalanmalarını da sağlayabilirsiniz. Yalnız unutmayın ki şarap az miktar içilince heyecanı artırır ama aşırı içildiğinde tüm duyuları uyuşturur. Eğer ertesi gün partnerinizin orgazm olup olmadığını hatırlamıyorsanız, biraz fazla içmişsinizdir. Eğer kendinizin gelip gelmediğini hatırlamıyorsanız epey fazla kaçırmışsınız demektir. Hele hele partnerinizin kim olduğunu hatırlamıyorsanız inanılmaz fazla içmişsinizdir. Kendinizin kim olduğunu hatırlamıyorsanız, bir doktora görünün. Alkolizm tedavisi gerekebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yukarıda anlatılan organize olmaya ve doğada belli bir konfora önem verenler içindir. Olayları daha doğal yaşamak isteyenler için çadırın yerini bir kovuk yada mağara tutabilir (hatta bazı speleoglar bunu tercih bile eder). Mat yerine kuru otlar ve saman kırsal alanlarda zaten kullanılmaktadır. Uyku tulumu sıcak günlerde fazla bile gelebilir, yiyecek yoksa aç idare edilir. Özel seks araç-gereçleri kullananlar, bu konuda daha doğal şeylere yönelebilirler. Çeşitli bitkisel yağlar sırf yemeklerde kullanılmayabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabii ki malzemelere gösterilen ilginin daha fazlası şahsi fizik kondisyona gösterilmelidir; unutulmamalıdır ki, doğada olsun olmasın seks için en önemli malzeme hala et ve kemiktir. Eğer daha elbiseleri çıkarırken nefes nefese kalınıyorsa, kondisyon konusunda birşeyler yapmanın vakti gelmiş demektir. Her türlü doğa sporunu yapmak için de gerekli olan antremanlar, doğada seksi de kolaylaştırır. Bu antremanlarda kuvvet antremanlarından çok, mukavemet ve esneklik antremanlarına ağırlık vermek daha uygun olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğada yapacağımız her türlü aktivitede de karşımıza çıkabilecek çeşitli hastalıklardan bazıları (Hipotermia, Donma, Hipertermia, Güneş yanığı, Yüksek irtifa hastalığı gibi) özellikle hafif kıyafetle yapılan aktivitelerde dikkat edilmesi gereken konulardandır. Birde özellikle konumuzla direkt olarak ilgili bir hastalik olan fallik şok (kanın yüksek irtifalarda aniden penise hücum etmesi ile bayılma) vardır. Böyle bir bayılmada yapılacak ilk yardım, ayakları baş seviyesinin (şapka taşınan baş!) üstüne kaldırıp, kanın yine gereken yerlere geri akmasını sağlamaktır. Tabii ki doğadaki bazı mahlukatlar da dikkat edilmesi gereken konular arasındadır. Gittiğimiz bölgedeki tehlikeli böcekler, sürüngenler ve memeliler hakkında ön bilgi edinmemiz, sağlığımız açısından önemlidir. Bu konuda aklıma hep şu laf gelir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Bazı arkadaşlarım hareket eden her şeyle seks yaparlardı, ama ben kendimi hiçbir zaman sınırlamadım."&lt;br /&gt;Emo PHILIPS&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÖZEL YERLERDE SEKS:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sky Diving : Her ne kadar bu spor sırasında yapılmış olan seks ile ilgili elimizde pek fazla güvenilir bilgi yoksada, teorik olarak bazı şeylere dikkat etmek gerektiğini söyleye biliriz. Örneğin olayın başarıya ulaşması için atlayışa epeyce yüksekten başlamak gerekir; ve tabii ki çok acele etmek başarı oranını artırır. Bu konuda deneyimi olanlara ricamız bize bütün teknik bilgileri yollamaları. Böylece biz de sizlere daha detaylı bilgiler verebiliriz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüksek irtifa ve kaya tırmanışı : Dağcılığın farklı dallarında farklı zorlukların olduğu bilinmektedir. Bu aynen bizim konumuza da yansır. Örneğin yüksek irtifa dağcılığında gerekli olan aklimatizasyon (yükseğe uyum sağlama), o irtifalarda yapılacak seks için de çok önemlidir. Kan basıncının ve nabzın düzenli hale gelmesi demek olan aklimatizasyon yeterli ise, cinsel aktivite de olabilir. Yani yan çadırdan gelen sesler bu aktivitenin yapıldığını size belli ediyorsa, o çadırda kalanlar yeteri kadar aklimatize olmuşlardır ve siz de çekinmeden onlarla çıkışınıza devam edebilirsiniz. Kaya tırmanışı sırasında, özellikle birkaç gün duvarda kalınacaksa, kaya hamağında seks yapmanın bazı vazgeçilmez emniyet kuralları olmalıdır. Her zaman emniyet kolonunuz takılı ve emniyet noktasına bağlı olmalıdır. Bu tabii her iki partner için de geçerlidir. Bu halde nasıl hareket edeceğiniz ve pozisyon değiştireceğiniz tamamıyla sizin becerinize kalmıştır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mağara : Mağaralar mekan olarak pek çok avantaj sunmaktadır. Sessizlik, yalnız kalabilme, seslerin hoş bir şekilde yankılanması bu tür avantajlar arasında sayılabilir. Dezavantaj olarak ise mağaraların bazı kişiler için ürkütücü olması, nem ve yarasalar sayılabilir. Eğer böyle mekanlara alışıksanız, neme karşı uygun döşek ve kıyafetiniz varsa ve yarasaları rahatsız etmezseniz aslında büyük bir sorun yaşanmaz. Seçtiğiniz mağara eğer sürünerek girilen galerilere sahipse, bu durum yatay pozisyona uyum için bir avantaj olabilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akarsu : Akarsu denilince çoğunlukla rafting akla geliyor. Aslında bu spor, geniş bir botun varlığı nedeniyle seks için çok uygundur. Kendinizi su yatağındaymış gibi rahat hissedebilirsiniz. Dikkat edilmesi gereken konular ise mutlaka can yeleği taşımak ve 3. bir kişinin de (dümenci olarak !) botta bulunması gerekliliğidir. Eğer işi bir kanoda yapmak istiyorsanız, gereksiz eşyaları su geçirmez bir bidona koyup, kanonun yanında yüzdürmeniz tavsiye edilir. Ayrıca ağırlık noktasının mümkün oldukça alçakta tutulması ve pozisyon değişikliklerinin önceden özenle planlanması gerekmektedir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SAFE SEX (EMNİYETLİ SEKS):&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu konuda dikkat edilecek şeyleri üç konu başlığı altında toplayabiliriz:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1) Çevre (örn. soğuğa karşı korunma), 2) Sağlık (örn. partnerin geçmişi nasıl), 3) Hamilelik (örn. prezo ne kadar zamandır ilk yardım çantasında). İlk başlıkla ilgili bilgiler zaten doğa sporları yapanlar tarafından yeteri kadar bilinmektedir. Önemli olan işin heyecanına kapılıp bunları unutmamak. İkinci başlık günümüzde normal olarak her yerde herkesi ilgilendirmektedir. Cinsel ilişki ile bulaşan hastalıklara (özellikle AIDS) karşı korunma, bu işi nerede yaparsak yapalım önemlidir. Partnerin geçmişini bilmek ve prezervatif kulanmak ilk elde söylenecek şeylerdir. Üçüncü konu ise bildik korunma yöntemleriyle engellenebilir (tabii isteniyorsa). Elinizin altında klasik korunma aletlerinden hiç biri yoksa, bir Aspirin bu işi çok iyi bir şekilde çözer. Aspirin hapı bayan partner tarafından iki dizin arasına yerleştirilir ve ne olursa olsun hap bırakılmaz. Bu yöntemin korumasının %100 olduğu söylenmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görüldüğü gibi doğada seks bazı ayrıntılara dikkat edildiği sürece evdekinden farklı değildir. Özellikle hayatlarının bazı dönemlerini doğada geçiren kişiler, yaşamın önemli bölümlerinden olan bu olayı da gerekli ciddiyet ve tutkuyla yaşayabilmelerine yardımcı olduğumuzu umut ederiz. Lütfen bu konuda yaşadığınız deneyimleri ve başınıza gelen ilginç olayları bana yazın. Böylece ilerki sayılarda yaşanmış olaylara dayanan bir başka yazımız çıkabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-3018805150401960412?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/3018805150401960412/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=3018805150401960412' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/3018805150401960412'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/3018805150401960412'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/doada-seks.html' title='Doğada Seks'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-4865478051639957839</id><published>2007-02-27T15:14:00.001+02:00</published><updated>2007-02-27T15:14:56.345+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişkiler'/><title type='text'>Başlamadan Bitenler</title><content type='html'>&lt;a href="http://evlilik-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Evlilik Sitesi&lt;/a&gt; - Evlilikle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.evlilikpedi.info/"&gt;Evlilikpedi&lt;/a&gt; - Evlilikle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.freegamesambit.com/"&gt;Free Online Games&lt;/a&gt; - Free Online Games&lt;br /&gt;&lt;a href="http://gazete.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Gazete Siteleri&lt;/a&gt; - Gazete siteleryle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://kadinlar-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Kadınlarla İlgili&lt;/a&gt; - Kadın siteleri indexi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim ülkede, ne zaman bir erkek ile bir hanım, biraz ileri düzeyde arkadaşlık etmeye başlasa, ikinci dereceden ne kadar akraba, eş, dost ve arkadaş varsa, hemen hepsi büyük bir yaygara koparır, olayla ilgili, ilgisiz, herkes işin içine karışır ve sanki kıyamet kopmuşçasına bir telaş ve panik içerisinde, konu ile aslen hiç ilgisi olmayan insanlar fikir beyan edip, tarafları yalan, yanlış, kâh kötüler, kâh över, bu durum daha yeni birbirini tanımaya ve sevmeye çalışan bu insanların başına bir kabus gibi çöker ve insan yeni bir ilişkiye mi başladığını, yoksa mahkemeye mi çıktığını anlayamaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vatandaşlarımızın çevre, kültür ve eğitim farklarının bu durumu hiç etkilemediğini, istinasız yukarıdaki kuralın işlediğini görürüz hep.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk olarak hanım arkadaşımızın en yakın, yarenlik kız arkadaşı arızalanıp, yakın bir dostunun ilgisini kaybetmenin verdiği hüzün ve telaş içerisinde, hele oğlan iyi bir insansa, hafif de bir kıskançlıkla, ona gelip geçici bir insanmış muamelesi yapar, hanımın asıl kalıcı dostunun kendisi olduğunu, oğlanın ise gelip geçici olduğunu ima eder. Yalnız başına caddede bile yürüyemeyecek denli birbirine bağımlı olan genç kızlar için bu panik kaçınılmazdır aslında. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynı yakın kız arkadaş, bir de, yeni kız için yakın çevresinden söz geçirebileceği başka bir erkeği düşünmüş ve bir takım çöpçatanlık çalışmalarına da başlamışsa, bu yeni ilişkiye müdahalesi daha da acımasız olur ve bu ilişkiyi baltalamak için tüm gayreti gösterir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkek cephesinde de, bu "en yakın arkadaş" konusu pek farklı değildir aslında. Ancak "en yakın erkek arkadaş", açıkça bu kıskançlığı belirtmez ve başlarda ilişkiyi destekler görünür. Ancak bu sinsi bir davranıştır. Bu arkadaş ileride ortaya çıkacak problemlerde, "-Bırak abi o kızı!" şeklinde özetlenebilecek, dosthane(!) bir harekât için hazır beklemektedir. Bu "en yakın erkek arkadaş" ta aynı dinamikle, biraz kıskançlık, biraz da dostunu kaybetme korkusu ile, ya da eskisi gibi birlikte vakit geçiremedikleri gibi basit bir nedenle bu şekilde davranmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konu derhal, ilgili ilgisiz tüm gerekli kişilere iletilir. Bunlara, tabii ki, her iki tarafın, daha önceki sevgilileri de dahildir. Kızın daha önceki sevgilisi,(eğer varsa) eski kız arkadaşını tamamen kaybettiğini, ancak o kız başka biri ile birlikte olduğunda anlar. O ana kadar, suçlu olan kendisi dahi olsa, "bir ara tekrar birlikte oluruz nasılsa" diyen, ya da "beni bırakamaz" megalomanyasının esiri olan eski erkek, kafasına yeni dank eden bu acı gerçeğin etkisiyle, bir canavara dönüşerek, kızı tekrar elde etmek için, en ağır ve en taş kalpli hanımların bile dayanamayacağı bir vicdan sömürüsüne başlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıda sıralanan tüm bu olaylar, yeni bir ilşkinin arifesindeki hanım arkadaşımızın kafasını biraz karıştırır. Bu kafa karışıklığını hisseden yeni erkek, birazda duyarlı bir kişi ise, başarısızlığa uğrama ve hoşlandığı, yeni kız arkadaşını muhtemelen kaybetme korkusu ile, iyice keyifsizlenir ve hırçınlaşır. Erkeğin, yeni kız arkadaşının insiyatifsizliği karşısında, belki de haklı olarak göstrediği tepkisel davranışlar, kafası karışan hanım arkadaşımızın, kafasını daha da karıştırmaktan öteye gitmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlara sağdan soldan, bir de olayı bir hafiye titizliğiyle inceleyip, psikoloji kitaplarında dahi zor rastlanan yorumlarla, pireyi büyük bir zevkle deve yapan aynı "yakın çevre", olayın tuzu biberi olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son olarak,can havliyle ailelerden gizlenmeye çalışılan ilişki, hele kız tarafının ailesi tarafından da öğrenilince cendere tamamlanır, "genel ahlak ve toplum kuralları" çerçevesinde, ilişkinin icabına bakılır ve bir kır çiçeğine, ya da yeni baş gösteren bir tomurcuğa benzeyen yeni ilişki, arkaik ve dehşet verici, vahşi sayılabilecek negatif düşünceler ve hislerle, elbirliği ile bir kabusa dönüştürülür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte size acıklı bir "mutsuz son" sahnesi… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıdaki sosyolojik olgular, sanat alanında, önemli bir "Türk Filmi" ve "Senaryo" külliyatının birikimine neden olmuştur biliyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi sahneyi biraz değiştirelim… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Viyana'da, "Kunsthistorisches Museum", yani ünlü Sanat Tarihi Müzesi'nde, Flemenk Ressam Bruegel'in tablolarının önündeyiz. Burada gözümüze ilk çarpan, köylü insanların, ortaçağda hasat zamanını kutlamak için kadınlı erkekli aynı masada yiyip, içip, şarkı söyleyerek eğlendiklerini görürüz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Köylü Dansı", Pieter Bruegel, y.1568; Sanat Tarihi Müzesi, Viyana&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elimizdeki kitapta, "Hümanizm, insana ve insan değerlerine en büyük ağırlığı veren düşünsel yaklaşım, Rönesans'ın temel kültürel akımıdır." yazmaktadır. Aklımıza, İtalya'da gördüğümüz, çıplak insan bedenlerinin süslediği duvarlar gelir. Hümanizm'i daha iyi kavrarız. "insan'a ait olanı sevme", "insan'a ait olandan utanmama" nın adıdır hümanizm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu güzel Pazar günü gezisinden sonra, Pazartesi olur ve herşeyin insanlar için yapıldığı sokaklardan, insanlar için inşa edilmiş olan lokal taşıt araçlarını ve metroları kullanarak, insanlar düşünülerek yapılmış kanunların gölgesinde, huzurlu, kendisine değer ve kıymet verildiğinin bilincinde, ofisin yolunu tutar insan. Kişiye sadece huzur içinde çalışmak ve üretmek kalmıştır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ofiste, hoş bir kız size gülümser, siz de ona gülümserken, diğer insanlar bunu hemen farkederler. Onlar da gülümsemektedir. Akşamüstü saat tam 18:00'de paydos olur. Siz, size gülümseyen kızla, birlikte ofisin arkasındaki kahve salonuna geçersiniz, diğer insanlarda gelip size katılırlar, siz sohbet ederken, size getirdikleri çay, ya da kahveyi yudumlarken, yeni başlayan arkadaşlığınızın çevrenizde yarattığı ortak sevinci izlersiniz hayretle, buna hiçte alışmamış bir insan olarak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Edindiğiniz farklı ve sevimli statü, tüm çevrede içten bir sevinç yaratmıştır gizlice. Gülümseyen kızla, yeni başlayan arkadaşlığınız, bir kutlamaya dönüşür böylece, safça ortak bir sevinç yaratır tüm çevrede. İlerleyen günlerde sizi fazla rahatsız etmemek için, yalnız bırakmaya gayret edecek, sizi kırmamaya özen göstereceklerdir. Toplum olarak bu birlikteliğe değer ve kıymet verilecek, saygı gösterilecektir. Nasıl, yeni açan bir tomurcuğu, ağaçları, hayvanları, çevreyi, kendilerini ve tüm tabiatı koruyup, kolladıkları gibi, yeni başlayan "insan ilişkisi"ni de öylesine sevinçle karşılayacak, onu koruyup gözeteceklerdir. Hiç tanımadığınız bir histir bu. Aklınıza bir gün önce, Pazar günü gördüğünüz 450 yıl öncesine ait Bruegel tabloları gelir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adem ve Havva ile başlayan bu ilahi birliktelik, kutsaldır bu resimlerde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizde ise utanılacak ve kötü bir şeydir. "Dünya nimetleri" ve "İnsan" kötüdür bizde. Bu şekilde, bütün bir hayat kalitesiz ve boşa geçer. Umutlar ise, doğal olarak, başka bir sefere.... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelişmenin ve ilerlemenin, "insan" olarak kendimizle barışmamızın kolay bir şey olmadığını kavrarsınız bir kere daha...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-4865478051639957839?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/4865478051639957839/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=4865478051639957839' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/4865478051639957839'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/4865478051639957839'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/balamadan-bitenler.html' title='Başlamadan Bitenler'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-444642868174960047</id><published>2007-02-27T15:13:00.002+02:00</published><updated>2007-02-27T15:14:15.796+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aşk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sevgi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sevgili'/><title type='text'>Aşk en Güzel Yalan</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.karizmaresimler.info/"&gt;Karizma Resimler&lt;/a&gt; - Resimlerle ilgili siteler portalı&lt;br /&gt;&lt;a href="http://oyun-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Oyunlar&lt;/a&gt; - Oyun siteleri indexi portalı&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/psikoloji-sitesi/"&gt;Psikoloji Sitesi&lt;/a&gt; - Psikolojiyle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/ruya-tabirleri/"&gt;Rüya Tabileri&lt;/a&gt; - Rüya tabirleriyle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://resim-2.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Resim Siteleri 2&lt;/a&gt; - Resim siteleriyle ilgili bir başka site&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gün içimden gittin, anladım. Nereye gittiğin değildi önemli olan... Kiminle gittiğin, hangi havayı soluduğun, hangi şehrin, hangi sokağında yürüdüğün önemli değildi. Sen içimden gitmiştin... İçimde ne varsa bana ait, seninle gitmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Renklerim, ruhumdaki yaz, güneşim gitmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Bana kalan,&lt;br /&gt;Beni kalansız bölen bu şehir.&lt;br /&gt;Ah! bu şehir, yalan şehir”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;demek isterdim; ama yalan olan sendin. Benim yarattığım, inanmak için yıllarımı harcadığım kocaman bir yalandın sen. Gerçek olduğunu gördüm. Sen gittin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında içimden giden sevgili değildi. Ben sadece, yalanıma inanmıştım. O, gerçekti... Aşk bitmişti. Düşünüyorum da acaba aşk, ruhumuzun derinliklerinde yaratılan koca bir yalan mı? Şiirde, müzikte ya da sözde, nerede aşk varsa orada bir de yalan yok mu? Aşk ve yalan, güzel ile çirkin, iyi ile kötü gibi birbirini besleyen, değiştiren ve dönüştüren; biri olmadan diğeri varolamayan ya da anlamsız kalan evrimin temel dinamiklerinden ikisi olabilir mi? Ya da aşk, yalana sesdeş mi? “Seni seviyorum” derken, aslında içimizde yarattığımız en güzel yalana övgüler mi düzüyor, kendimize olan hayranlığımızı mı dile getiriyoruz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Bir gün içimden gittin, anladım.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşk, uydurduğumuz en güzel yalan! Ve aşk, yalan varsa aşktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanın doğasında var. Doğrular ne kadar da az cezbeder bizi. Yasaklı ya da yanlış ne varsa, yaptıklarımız hanesine yazmak isteriz. Durduralamaz bir dürtüdür bu. Yalanı bazen istem dışı kullanırız. Söyleyen biz değilizdir ama, söyleten ta kendimizdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçimizdeki yasaklı kimliktir O:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mülkiyet duygusu ve egosu olağanüstü gelişmiş; ihtiraslı, doyumsuz ve aşka her zaman hazır. Pembedir, mavidir ve daha çok kırmızı. Cıvıl cıvıldır, yerinde duramaz. Yaz gibidir: Islak ve sıcak. Zaafları vardır, yasak ve güzel olan herşeye. O cennetteki en güzel meyveyi tadan, ilk ihaneti gerçekleştirendir. Kısacası O, yaşayan tarafımızdır. En güzel anılarımız, en heyecanlı anlarımızdır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gün içimden gittin, anladım. Nereye ve neden gittiğin değildi önemli olan... Kiminle gittiğin, hangi havayı soluduğun, hangi şehrin, hangi sokağında yürüdüğün önemli değildi. Sen içimden gitmiştin... İçimde ne varsa bana ait, seninle gitmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Renklerim, ruhumdaki yaz, güneşim gitmişti.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-444642868174960047?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/444642868174960047/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=444642868174960047' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/444642868174960047'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/444642868174960047'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/ak-en-gzel-yalan.html' title='Aşk en Güzel Yalan'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-5460126752946846711</id><published>2007-02-27T15:13:00.001+02:00</published><updated>2007-02-27T15:13:36.495+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aldatma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişkiler'/><title type='text'>Aldatma ve Adrenalin</title><content type='html'>&lt;a href="http://resim-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Resimler Sitesi&lt;/a&gt; - Resim siteleri indexi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Seçilmiş Siteler&lt;/a&gt; - Özel seçilmiş siteler&lt;br /&gt;&lt;a href="http://site-ekle.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Site Ekle&lt;/a&gt; - Site kayıt&lt;br /&gt;&lt;a href="http://ssk.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;SSK Siteleri&lt;/a&gt; - SSK siteleriyle ilgili siteler indexi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/ufo-sitesi/"&gt;Ufo Sitesi&lt;/a&gt; - Ufolarla ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimisi bungee jumping yapar, kimisi paragliding yapar, kimisi rafting...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben aldatıyorum. Ve bu sporlarda insanın adrenalini ne kadar yükseliyorsa, aldatma bende de aynı etkiyi yapıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşünsenize... İşyerimdeki masamda karşımda sevgilim oturuyor. O sırada ben ICQ”da bir başka sevgilimle konuşuyorum. Tam o sırada masamdaki telefon çalıyor. Bir başkası bana akşam için ne program yapalım diye soruyor. Daha ona yanıt veremeden cep telefonumdan bir başkası...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnanılmaz bir adrenalin yükselmesi. Dilim damağım kuruyor resmen. Hepsine soğukkanlılıkla yanıt vermeye çalışıyorum. Masamda oturan sevgilim, bana “Neler oluyor” diye soran gözlerle bakıyor. Ona elimle “Bir dakika” işareti yapıyorum. ICQ’dakine, “Tel geldi” diyor ve beklemeye alıyorum. İşyerini arayan sevgilime “Bi saniye cep çalıyor” diyorum. Ceptekine ise “Şu anda çok meşgulum, seni 10 dakika sonra ararım” diyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeniden diğer telefona dönüp “Akşam kaçta çıkacağım belli olmaz. Erken çıkarsam ben seni ararım” yanıtını veriyorum. ICQ’da beklemeye aldığıma ise pişkinlikle “Şu telefonlardan rahat yok, 5 dakika bırakmadılar ki seninle konuşayım. Sonunda istifa edeceğim bu işten” diyorum. Ve yalanın en büyüğünü karşımda oturana patlatıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“İş telefonundaki ablamdı. Akşam eniştemin doğum günüymüş, beni de çağırıyorlar. Ama ben seninle olmak istediğim için ona geç çıkacağımı söyledim”...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O daha “Cepteki kimdi” diye sormadan ben cevabı yetiştiriyorum: Sevgilisini aldatan bir arkadaşım var. Olay ortaya çıkmış, ne yapacağım diye bana soruyor. Ben de meşgulum dedim... Sonra da gözlerinin içine bakıyorum. Söylediklerime niandı mı diye anlamaya çalışıyorum. Kalbim deli gibi atıyor. Ensemde soğuk terler biriktiğini hissediyorum. Kulaklarımın beni ele vermesinden korkuyorum. Çünkü yanıyorlar... Bu onların kıpkırmızı olması demek... Bakarken, “Bu akşam seninle birlikte olmamı hiçbir şey engelleyemeyecek” diyorum. Gözleri parlıyor. Gülümsüyor. Biliyorum ki o aslında inanmak istediğine inanıyor. Tıpkı bungee jumping’den atladıktan sonra artık hız yavaşlamaya başladığında hissedilen rahatlama gibi ben de bir dinginlik içine giriyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir restoranda uzun bir masadayız. 15 – 16 kişi yiyor, içiyor, gülüşüyoruz. Yanımda sevgilim, karşımda daha önce biri kısa, diğeri uzun iki ilişki yaşadığım iki ex sevgilim... Kimsenin birbirinden haberi yok. Çünkü uzunu ilişkiyi yaşadığım dönemde o kısa ilişki ortaya çıkmıştı. Ve uzun olanı bitmeden kısası bitmişti. Onlar birbirlerini tanıyorlar. Yeni sevgilim de aynı çevreden. Ama o da eskileri bilmiyor. Restorana biri giriyor. İnanamıyorum. O gece için atlatmaya çalıştığım bir başka sevgilim... Terlemeye başlıyorum. Yine aynı heyecan. Kalbimin atışı hızlanıyor. Tansiyonum yükseliyor. Kahretsin.. Kulaklarım yine kızardı. Neyse ki yanımdaki sevgilimle el ele değildim. Ayağa kalkıyorum. Biraz mahçup bir tavır takınıp karşılıyorum. Masaya buyur ediyorum. Beni orada görmeyi hiç ummadığı suratından belli. Çünkü ona göre işte olmalıydım. Yanıma geliyor, yanaklarından öpüyorum. Sonra onu da diğer yanıma alıyorum. Müthiş bir şey bu... İki yanımda iki sevgilim, karşımda iki eski sevgilim. Yeni gelen surat yapıyor. Kulağıma “Bana yalan söyledin” diyor. Oysa ilişkiye başlarken benden bir tek şey istemişti. “Bana karşı dürüst ol...” Ben de ona söz vermiştim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi zekamın çalışma zamanı... Olayın çok ani geliştiğini söylüyorum. Masadaki hemen herkes çalıştığım yerden. “İşyerindeki arkadaşlarla aniden karar verdik. Seni arayacaktım ama, çekindiğim için aramadım. Bana bozulmandan korktum” diyorum. Bu onu ikna etmiyor. Bu arada diğer sevgilim elini bacağımın üzerine koyuyor. Hayır... Hiç sırası değil bunun... Ona dönüyorum ve “G....r’in canı çok sıkkın, bana biraz izin ver” diyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tekrar diğeriyleyim. İkna edemezsem olay büyüyebilir. Ama daha da önemlisi, başarısızlığa uğramış olmak beni çok etkileyebilir. Bir yol bulmalıyım... “Sen niye buradasın” diyorum. Beklemediği bir soru. Çünkü o da bana bunu haber vermedi... “Evde canım sıkıldı çıktım” diyor. Hemen saldırıya geçiyorum. “Sen de haber verebilirdin ama yapmadın. Bazen olur böyle” diyorum... Konuşma uzuyor. Gözlerinden yumuşadığını sezebiliyorum. Ama bu kez ikisini birden aynı yerde nasıl idare edebileceğimi düşünüyorum. Heyecanım artıyor. Masa masa dolaşan bir saz heyetini görüyorum. Hemen çağırıyorum. Kemancının kulağına “Bu gece kapalısın. Başka masaya gitmeyeceksin. Parayı düşünme” diyorum. Çalmaya başlıyorlar. Abartılı bir şekilde eşlik ediyorum. Masadaki herkesi de eşlik etmeye çağırıyorum. Bir süre sonra alkolün de etkisiyle herkes kendini eğlenceye kaptırıyor. Kendimi iyice masaya yaklaştırıyorum. Bir elim sağımdakinin, diğer elim solumdakinin bacakları üzerinde... Şimdi halletmem gereken bir sorun daha var... Masadan hangisiyle kalkacağım? Geceyi hangisiyle tamamlayacağım?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beynim deli gibi çalışıyor. Tuvalet bahanesiyle kalkıyorum. İşyerimi arıyorum. Nöbetçi çocuğa, 10 dakika sonra beni aramasını ve işyerine çağırmasını söylüyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rahatlamış bir vaziyette yerime dönüyorum. Kemancıya habire para veriyorum. Susmaması gerekiyor. Kimse konuşmasın, sadece şarkı söylesin istiyorum. Telefon çalıyor. “Eyvah işyeri...” diyerek açıyorum. Ciddi bir tavır takınıp, “Peki ne yaptınız... Bir şeyi beceremiyorsunuz... Tamam hiçbir şeye dokunmayın, ben geliyorum... İnsanı bir rahat bırakmıyorsunuz ki... İki kadeh rakıyı boğazıma dizdiniz...” diyorum. Telefonu kapatıp ayağa kalkıyorum. “Hepinizden özür dilerim ama benim gitmem gerek” diyorum. İki yanımdaki sevgililerim bozuluyor. Ama işim konusunda tavizim olmadığını bildiklerinden susuyorlar. Biri “Geri dönebilecek misin?” diye soruyor. Üzgün bir tavırla “Maalesef tatlım... Böyle olmasını istemezdim ama yapabileceğim bir şey yok” diyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Restorandan çıkıyorum. Yüzümde gülümseme, kalbimin ritmi düzeldi... Resmen kendimle övünüyorum. İnanıp inanmadıkları umurumda değil. Ama yarın sabah her ikisini de rahatlatabilecek şeyler bulabilirim. Arabama biniyorum. Cep telefonumu alıyorum elime... Numarayı çeviriyorum. Uykulu bir ses açıyor. “Uyudun mu” diyorum. “Uyumak üzereydim” yanıtı geliyor. “Ben de işten şimdi çıktım. İnanılmaz gerginim” diyorum. Ve beklediğim teklif geliyor. “Bana gelsene...” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu tadı seviyorum...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-5460126752946846711?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/5460126752946846711/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=5460126752946846711' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/5460126752946846711'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/5460126752946846711'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/aldatma-ve-adrenalin.html' title='Aldatma ve Adrenalin'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-4262975208589096772</id><published>2007-02-27T15:11:00.000+02:00</published><updated>2007-02-27T15:12:50.771+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seks'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişkiler'/><title type='text'>Seks Teklifi</title><content type='html'>&lt;a href="http://uydu.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Uydu Siteleri&lt;/a&gt; - Uydu siteleriyle ilgilig bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.yeni-oyun-siteleri.info/"&gt;Yeni Oyun siteleri&lt;/a&gt; - Oyun siteleri indexi portalı&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/ekonomi-sitesi/"&gt;Ekonomi Sitesi&lt;/a&gt; - Ekonomi siteleri indexi portalı&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bedavalar.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Bedava Siteleri&lt;/a&gt; - Bedavalarla ilgili bir başka index sitesi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://super-bedavalar.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Süper Bedava Siteleri&lt;/a&gt; - Bedavalarla ilgili yine bir başka index sitesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seks teklif eden bir erkeğin kabul edilme olasılığı nedir? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğrudan, kısa, hedefe kilitlenmiş ve kibar bir tekliften bahsediyorum. Biraz bakışma sonrası, karşılıklı olarak en azından üçüncü kez gözgöze geldikten sonra, gülümseyen bir yüzle, doğrudan hanımefendinin yanına gidip, “sizi çok beğendim, beraber olabilir miyiz?” tarzı bir teklif. “Verme” fiilinin geçmediği, yatakta aralarında geçecek olayların tarif edilmediği, ya da dil ve dudak namelerinin yer almadığı, direkt olmaktan çok bir taciz niteliği taşımayan, ancak, “saatiniz kaç”, “kokunuzun markası ne”, ya da “arkadaşımla bahse girdik” gibi amatör ve endirekt yaklaşımdan da uzak bir teklif. Yalın ve sade.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Tootsie”de, Dustin Hoffman kadın kılığındayken kendisine, “neden hiç bir erkek böyle direkt bir teklifle gelmiyor, hepsi yalancı, biri söylesin hemen beraber olacağım” diyen kız arkadaşına, erkek kılığındayken doğrudan seks teklif ettiğinde hem tokat yemiş, hem de kendisine hakaret edilmişti. Büyük olasılıkla, yazının burasında, her iki cinsiyetten okur da kafasını sallamıştır. “Müstahak tabii”. Nesi tabii efendim, hiç de tabii değil. Doğa bu tür direkt tekliflerle dolu, ve bu teklifler, teklif edildiği üslupla reddedilir, ne eksik ne fazla. Kibar bir teklifi, “hayır ilgilenmiyorum, yine de ilginiz için teşekkür ederim” diye reddetmek varken, neden adama hakaret ediliyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elbette, uygarlık çıtası yükseldikçe, hanımların o toplumdaki seçme ve seçilme özgürlüğüyle doğru orantılı olarak, bazı toplumlarda kibar teklifler, “tabii ki” kibarca reddediliyor. İsveç’in büyük şehirleri ve Benelux ülkelerinde belki. Bunun dışında erkeğin seks teklifi, teklifin üslubundan çok daha kaba bir üslupla reddediliyor. Pekiyi neden bu teklif reddedilmek zorunda? Ön yargınız sizi şaşırttı mı? Kendinize itiraf edin, yazının burasına kadar böyle bir teklifin hemen kabul edileceğini düşünmemiştiniz. Neden kabul edilmesin?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağlıklı, vücudunu seven her kadının, zaten hakkı da olduğu üzere, kendisine önerildiği anda, hemen o anda, sekse kavuşma imkanı veren, doğal bir ihtiyacının karşılanması için bir de üstüne üstlük kendisine bu ihtiyacını minimum zahmetle karşılayabileceği bir teklifte bulunulmuşken bu teklifi kabul etmemesi insanlığın en büyük trajedilerinden biridir. Hem kadınlar, hem de erkekler için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa aynı teklif bir erkeğe yapılsa, yani birinci paragraftaki mizansende taraflar rol değiştirse, erkeğin bunu reddetmesi düşünülemez. Erkek, inanamadığı bir mucizenin gerçekleşmesini huşu ve hayret içinde izlerken, kontrolsüz bir şekilde kadının bundan sonraki direktiflerini dinlemeye hazır, hızlı bir şekilde konuşamayacağından korkarak ve olayın herhangi bir söz ya da ses tonu problemi yüzünden sekteye uğramasından çekinerek, kafasını hızlı hızlı sallar ve teslim olur. Kadının ne tür bir sapık ya da cani olabileceği, kurban olarak seçilip seçilmediği, ya da henüz yarım saat önce bir cinsel deneyim yaşayıp yaşamadığından bağımsız ve koşulsuz olarak teklifi kabul eder. Bu da insanlığın en büyük trajedilerinden ikincisidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanlığın trajedilerinden dersler çıkarmak hepimizin görevi. Bu nedenle bundan sonra kurulacak olan uygarlıkları bu trajedilerden korumak, umutsuz olsa da, toplumumuza da bir nebze faydalı olmak için,ve sosyal psikologların incelemesi ve çözümünü bulması için aşağıdaki önermeyi geliştirdim. İşte önerme: Toplumdan topluma değişmekle birlikte, bütün toplumlarda, bir erkeğin bir kadına yaptığı seks teklifinin kabul edilme olasılığı, bir kadının bir erkeğe yaptığı seks teklifinin reddedilme olasılığına eşittir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-4262975208589096772?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/4262975208589096772/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=4262975208589096772' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/4262975208589096772'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/4262975208589096772'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/seks-teklifi.html' title='Seks Teklifi'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-69942448306248197</id><published>2007-02-27T15:10:00.000+02:00</published><updated>2007-02-27T15:11:07.696+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişkiler'/><title type='text'>Aldatan Erkek</title><content type='html'>&lt;a href="http://felsefe-sitesi.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Felsefe Sitesi&lt;/a&gt; - Felsefe terimleriyle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://super-oyunlar.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Super Oyunlar&lt;/a&gt; - Süper Oyun siteleri&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/duvar-yazilari/"&gt;Duvar Yazıları&lt;/a&gt; - Duvar Yazıları&lt;br /&gt;&lt;a href="http://futbol-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Futbol Siteleri&lt;/a&gt; - Futbol ve konularıyla ilgili siteler indeksi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://gelinlik-sitesi.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Gelinlik Sitesi&lt;/a&gt; - Gelinlik ve evlilikle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizin Boşanan Adam’ın yazılarını –şimdilerde yazmasa da- halen keyifle okuyorum. Ben de bir Boşanan Adam’ım. Ama bana asıl yakışan isim Aldatan Adam...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa ben mazbut, evine bağlı, eşinden başka hiç kimseye bakmayan, baksa bile kısa sürede gözünü çeviren, hatta baktığından dolayı pişmanlık duyup kızaran ve bu yüzden de karısına yakalanan bir adamdım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eşimi çok seviyordum. Hatta aptallık derecesinde seviyordum. Gözümde hiçbir kusuru yoktu. Hayatımın bütün 20’li yıllarını onunla geçirmiştim. 10 yıllık beraberliğimizin 6 yılını evli olarak yaşadık. Aldatmıyordum. Oysa cinsel hayatımız da öyle ahım şahım değildi. Bir çok kez “Bu gece olmaz” sözüyle karşılaşmama rağmen, bunu pek de kafama takmıyordum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama bir gün her şey değişti...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O gün eşimin işten çıkacağı saatlerde iş yerine telefon ettim. Arkadaşları biraz önce çıktığını söylediler. Bu ilk kez oluyordu. Şaşırdım. Erken çıkmak hiç adeti değildi. Olağanüstü bir durum varsa zaten bana haber verirdi. Ben eve döndüm ve onu beklemeye başladım. Gece yarısı olduğunda hala gelmemişti. Ve ben bütün saflığımla başına bir şey gelmiş olabileceğinden korkuyordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saat 2 olduğunda kapı açıldı ve o içeri girdi. Kalktım ve telaşla onu merak ettiğimi, bir şey mi olduğunu sordum. Bir anda içkili olduğunu farkettim. Aman tanrım... Bu benim karım olamazdı. Bana yanıt bile vermedi ve içeri gidip yattı. Sabah uyandığında konuşmak istediğimde ise, dışarıda arkadaşlarıyla içmeye hakkı olduğunu ve buna karışmamam gerektiğini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haklı gibi görünüyor değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa karımın benim tanımadığım hiç arkadaşı yoktu ki. İçmeye de gideceksek hep birlikte giderdik. Demek ki yeni arkadaşlar edinmişti. Yani ben iyi niyetle öyle düşünmüştüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karımın geç gelmeleri haftada 2’ye 3’e çıktığında bir gariplik olduğunu sezmeye başlamıştım. Ama özgür ve çağdaş düşünceli olan ben, bir hesap sorma olayına giremiyor, içim içimi yerken ona sadece, “Bari giderken haber ver de merak etmeyeyim” diyordum. Ama o, bunu bile yapmıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu durum birkaç ay daha devam ettikten sonra, onun olmadığı bir akşam ben de dışarı çıkmak istedim. Beyoğlu’nda karımın ve benim severek gittiğimiz bir bara gittim. Bardan içeri girdiğimde gözüm bir masaya takılı kaldı. Masada oturan kişi, nişanlılığımız sırasında karımı tavlamaya çalışan, bizimle aynı meslekten bir adamdı. Karşısında da bir kadın oturuyordu. Kendi kendime “Demek sonunda birini bulabilmiş” diyerek yürüdüm. O masayı geçtim ve karşısındaki kadının kim olduğuna bakmak istedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte o an bütün bar üzerime yıkıldı. Çünkü onun karşısında oturan kişi benim resmi nikahlı karımdı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonrası basit...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eve döndüğümüzde iyi bir kavga, ertesi gün benim evden ayrılışım ve 1 ay sonra da boşanma...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boşandıktan sonra eve kapadım kendimi. Her akşam bir küçük rakı ve beyaz leblebiyle sarhoş oluyor, ancak öyle uyuyabiliyordum. Yapılanı bir türlü içime sindiremiyordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O günlerde karşıma biri çıktı. Alımlı, akıllı, sevgi dolu ve tabii ki güzel vücutlu biri...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Harika günler geçirmeye başlamıştım. Hep tek eşliliğe inandığımdan çok geçmeden ona evlenme teklif ettim. Etmez olsaydım... Bir anda onun aslında psikolojik rahatsızlıkları olan, kompleksli ve kıskanç biri olduğu ortaya çıktı. Ayrılmaya kalktığım zamansa yaptığı şey bana çok pahalıya mal oldu. Cinsel ilişkilerimiz sırasında hep ben korunurdum. Ama bir gece şiddetli bir kavganın sonucunda, tutkuyla sevişmeye başladığımızda ilk kez “Prezervatif istemiyorum. Zaten günüm de yaklaştı” dedi. Kandım. Bana hamile olduğunu ve artık evlenmemiz gerektiğini söylediğinde beynimden vurulmuşa döndüm. Bunu neden yaptın diye sorduğumda ise “Seni kaybetmemek için” deyiverdi. Resmen bir kez daha aldatılmıştım. Çocuğu aldırmaya razı ettim elbette. Ama bu olayın yarattığı yıkıcılığı anlatmama gerek yok sanırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ondan ayrıldıktan sonra kısa süreli ilişkiler yaşadım. Ama vazgeçmiş değildim. Hayatımda sadece bir kişinin olmasını ve evlenmeyi düşünüyordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biri daha çıktı karşıma...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine mükemmel başladı, mükemmel gelişti. Tam sırasında yine aynı aptallıkla evlenme teklif ettim. Üstüne bir de araba hediye ettim. Ama arabayı alan hatun ortalarda görünmemeye başladı. Üstüne üstlük benden soğuduğunu falan da gevelemeye başlayınca olay koptu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve birden içimdeki canavarın harekete geçtiğini hissettim. Bu canavarın adı –her ne kadar kabullenemesem de- intikamdı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle acayip severken, beni piç gibi ortada bırakan bu kadına dersini vermeliydim. Hemen birini buldum. Bu onun çevresinden biriydi. Benim o kişiyle olduğum da çok geçmeden onun kulağına gitti. Ve telefonlar başladı. Hata yaptığını aslında beni hiç unutamadığını söylüyordu. Kozlar artık elimdeydi. Üstelik diğer kişiden ayrılmadan, onunla da birlikte olmaya başladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tanrım bu ne büyük bir zevkti. Yalan söylüyordum. Yalan söylerken de keyif alıyordum. Birinin kulağına fısıldadığım aşk sözcüklerini, aradan bir saat geçtikten sonra buluştuğum diğerine de fısıldıyordum ve bu beni hiç rahatsız etmiyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biri daha çıktı karşıma. Onu da ikiletmedim tabii ki. Aynı anda üç kişiyle beraberdim. Trafiği idare etmek zor oluyordu ama aldığım keyif bu zorluğa değiyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık Aldatan Adam’dım. Aldattıkça da değerleniyordum. Biri bana ‘İş çıkışı buluşalım’ dediğinde, “Gelemem, hem işim var, hem de yalnız kalmak istiyorum" diyor, bir başkasının kucağına koşuyordum. Böyle yaptıkça da “gizemli” biri oluyordum. Artık kadınların aradığı adamdım. Gizemli, kendinden emin, hükmeden, istediği zaman gelen, istediği zaman giden, bazen ortadan kaybolan, yatakta iyi bir aşık, sevgililerini iyi yerlere götüren, şık hediyeler alan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Abarttığım zamanlar da oldu elbette. Hele bir kere kalabalık bir grup içinde 4 sevgilimi de aynı masaya oturtmuştum. (Bunun öyküsünü bir başka yazıda anlatırım). İnsanlar cesaretime inanamamıştı. Ama ben zaten onları baştan yok sayıyordum. Olsa da olurlardı, olmasa da... Bu rahatlığı hissettiğim için de korkmuyordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aldatmaya devam ediyorum. Şu anda, yine 4 kişiyle beraberim. Hepsi mutlu. Tabii ki birbirlerinden haberleri yok. Ama benim bir tek şikayetim var. Bu trafiği yürütmek için iyi paraya ve zamana ihtiyaç var. Birincisiyle ilgili sorunum yok. Ama zamanım yetmiyor. Zaman sorununu da çözersem, sayıyı ikiye katlamayı düşünüyorum. Ne zamana kadar böyle devam eder falan diye de felsefik yaklaşımlar içine girmiyorum. Çünkü ben Aldatan Adam’ım ve aldattığım kadar yaşarım... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Unutmayın, size önemli bir ipucu, insanlar inanmak istedikleri şeye inanır. Gördüklerine değil...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-69942448306248197?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/69942448306248197/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=69942448306248197' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/69942448306248197'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/69942448306248197'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/aldatan-erkek.html' title='Aldatan Erkek'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-6968242922454675464</id><published>2007-02-24T11:29:00.000+02:00</published><updated>2007-02-24T11:30:46.178+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişkiler'/><title type='text'>Bakımlı Erkekler Mutlu Erkeklerdir</title><content type='html'>&lt;a href="http://bedavalar.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Bedava Siteleri&lt;/a&gt; - Bedavalarla ilgili bir başka index sitesi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://super-bedavalar.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Süper Bedava Siteleri&lt;/a&gt; - Bedavalarla ilgili yine bir başka index sitesi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://felsefe-sitesi.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Felsefe Sitesi&lt;/a&gt; - Felsefe terimleriyle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://super-oyunlar.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Super Oyunlar&lt;/a&gt; - Süper Oyun siteleri&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/duvar-yazilari/"&gt;Duvar Yazıları&lt;/a&gt; - Duvar Yazıları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bitki bilimci Jim Long'un hazirladigi Bakimli Erkegin El Kitabi'nda pratik ve dogal yöntemlerle metroseksüel olmanin yollari anlatiliyor. Bunun ilk adiminin mutlu olmakla basladigini ifade eden Long, erkeklerin sagligina özen göstermesi gerektigini de söyledi. Iste metroseksüel erkege rehber olabilecek birkaç öneri...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir yere yetisirken tiras kreminizin bitmis oldugunu fark ettiyseniz, yerine kullanabileceginiz en uygun seçenek saç kremidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Jilet kesikleri ve tahris olan cildinizin saglik ve pürüzsüzlügü için tiras losyonu kullanma aliskanliginizdan vazgeçmeyin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevdiginiz, biyiklarinizin sert oldugundan sikâyetçi mi? Yumusamalari için kuru saçlarda kullanilan kremden sürün. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saçlari çesitli nedenlerle ihmal ettiyseniz ilkyardim uygulamalisiniz. Saç kurutma makineleri saçiniza zarar vermenin yollarindan biridir. Olabildigince saçlarinizin kendi kendine kurumasini bekleyin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saçlarinizi ellerinizle havalandirarak kurutun. Sik sik aynada saçlarinizi kontrol etmekten çekinmeyin. Böylece bakimli ve gür saçlariniz olur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakimli eller için el losyonu kullanmak, ellerin temiz, bakimli ve yumusak olmasi tamamen erkeksidir, meraklanmayin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-6968242922454675464?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/6968242922454675464/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=6968242922454675464' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/6968242922454675464'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/6968242922454675464'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/bakml-erkekler-mutlu-erkeklerdir.html' title='Bakımlı Erkekler Mutlu Erkeklerdir'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-3955977321411285524</id><published>2007-02-24T11:28:00.000+02:00</published><updated>2007-02-24T11:29:07.773+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkek'/><title type='text'>Göbekli Erkekler Risk Altında</title><content type='html'>&lt;a href="http://ssk.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;SSK Siteleri&lt;/a&gt; - SSK siteleriyle ilgili siteler indexi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/ufo-sitesi/"&gt;Ufo Sitesi&lt;/a&gt; - Ufolarla ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://uydu.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Uydu Siteleri&lt;/a&gt; - Uydu siteleriyle ilgilig bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.yeni-oyun-siteleri.info/"&gt;Yeni Oyun siteleri&lt;/a&gt; - Oyun siteleri indexi portalı&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/ekonomi-sitesi/"&gt;Ekonomi Sitesi&lt;/a&gt; - Ekonomi siteleri indexi portalı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uludag Üniversitesi (UÜ) Veteriner Fakültesi Besin Hijyeni ve Teknolojisi Anabilim Dali ögretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Tayar, erkeklerin fazla kilolarinin karin bölgesinde biriktigini, bu yüzden “göbekli” erkeklerin kalp ve seker hastaligina yakalanma riskinin yüksek oldugunu bildirdi. Tayar, saglikli olmanin temel sartinin çesitli ve dengeli gidalarla beslenmek ve kilo almaktan kaçinmak oldugunu belirtti.&lt;br /&gt;       Diyet denildiginde akla hemen kadinlarin geldigini, oysa günümüzde sismanligin sadece kadinlar için degil erkekler için de “sorun” oldugunu anlatan Tayar, erkeklerin kilolarinin belirli bir bölgede toplanmasinin da saglik açisindan önemli risk oldugunu savundu. Tayar, sunlari kaydetti: &lt;br /&gt;       “Erkeklerin kilosu karin bölgesinde birikir. Bu merkezi sismanlik olarak bilinir. Bu kisiler çogunlukla ‘elma’ sekilli olarak adlandirilir. Karin bölgesinde fazla kilolu olmak, yani göbekli olmak da kalp ve seker hastaliklari riskini artirir. Ayrica kansere yakalanma tehlikesi de yaratir. Asiri kilo eklemleri de fazla zorlayarak saglik sorunlarinin artmasina neden olur. Bu yüzden erkeklerin de kadinlar kadar beslenmelerine dikkat etmeleri gerekir. “&lt;br /&gt;       Faza yagli gida tüketmenin kilo artisina neden olacaginin unutulmamasi gerektigini belirten, yemeklerin karbonhidrat, protein, yag ve lif açisindan dengeli olmasina dikkat edilmesi gerektigine dikkat çeken Tayar, dengeli beslenmenin saglikli yasam sürmek kadar kalp hastaligi ve kanser riskini azaltmak için de önemli oldugunu vurguladi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ERKEKLERE SAGLIKLI BESLENME ÖNERILERI&lt;br /&gt;       Erkeklerin saglikli ve dengeli beslenmesi için hergün en az bes porsiyon meyve ve sebze yemelerini öneren Tayar, su tavsiyelerde bulundu:&lt;br /&gt; Makarna, pirinç, patates, gibi nisastali yiyecekler ve fasulye, bezelye, mercimek gibi bakliyat ürünlerini daha fazla yiyin. Bunlar yediklerinizin yaklasik üçte birini olusturmalidir.&lt;br /&gt; Yagsiz et seçin, yagini ve varsa derisini ayirin.&lt;br /&gt; Haftada iki kez balik yemeye çalisin.&lt;br /&gt; Yiyeceklerinizi, yagda kizartmak yerine izgara yapmak, firinda pisirmek, haslamak, kaynatmak, bugulamak veya mikrodalga firinda pisirmek suretiyle hazirlayin.&lt;br /&gt; Yiyeceklerinizde seker miktarini azaltin.&lt;br /&gt; Tuzdaki sodyum yüksek tansiyona yol açabilir ve bu da felç geçirme riskini artirir. Bu yüzden, yemek yaparken veya yerken yiyeceklerinize kattiginiz tuz miktarini azaltmaniz gerekir.&lt;br /&gt; Potasyumun tansiyon üzerinde yararli etkisi vardir. Muz, domates,patates iyi potasyum kaynagi olan gidalari tüketin.&lt;br /&gt; Yediklerinizde bir miktar yag olmasi önemlidir. Ancak yagli gidalardan, özellikle de doymus yag açisindan zengin olan kirmizi et, sosis, tereyagi ve peynir ile margarinden yapilan pasta ve bisküvilerden kaçinin.&lt;br /&gt; Günde en az 7 bardak su için, eger egzersiz yapiyorsaniz daha fazla su içmeye çalisin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-3955977321411285524?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/3955977321411285524/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=3955977321411285524' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/3955977321411285524'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/3955977321411285524'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/gbekli-erkekler-risk-altnda.html' title='Göbekli Erkekler Risk Altında'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-2888488174592439197</id><published>2007-02-24T11:27:00.000+02:00</published><updated>2007-02-24T11:28:26.897+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='baba'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='babalar günü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkek'/><title type='text'>Babalar Günü</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/psikoloji-sitesi/"&gt;Psikoloji Sitesi&lt;/a&gt; - Psikolojiyle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/ruya-tabirleri/"&gt;Rüya Tabileri&lt;/a&gt; - Rüya tabirleriyle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://resim-2.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Resim Siteleri 2&lt;/a&gt; - Resim siteleriyle ilgili bir başka site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://resim-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Resimler Sitesi&lt;/a&gt; - Resim siteleri indexi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Seçilmiş Siteler&lt;/a&gt; - Özel seçilmiş siteler&lt;br /&gt;&lt;a href="http://site-ekle.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Site Ekle&lt;/a&gt; - Site kayıt&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BABANIN ROLU, YUZ OGRETMENINKINE BEDELDIR. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;INSAN BABASINA BORCLU OLDUGU SAYGIYI, ANCAK BABA OLUNCA DUYAR. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BABA SEVGISINI KORU. O SEVGIYI KESIP ATARSAN, TANRI DA SENIN MUTLULUK ISIGINI SONDURUR. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;COK SEVDIGIM CANIM BABACIGIMA KUCAK DOLUSU SEVGILERIMI SUNAR, BABALAR GUNUNU KUTLARIM. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SEN GULLERE OZENME GULLER SANA OZENSIN UZME TATLI CANINI SEN GULLERDEN GUZELSIN OZGURLUK KADAR OZEL GULLER KADAR GUZELSIN BENIM GUZEL BABACIGIM... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;UZERIME SABIR TOHUMU EKIP SEVGIYLE SULADIGIN GULUNUN BILMENI ISTEDIGI BIR SEY VAR SENI COK SEVIYORUM. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EVIMIZIN GUNESI BIR TANESI OLAN CANIM BABAMA KUCAK DOLUSU SEVGI VE SAYGILARIMLA BABACIGIM BIR GUNUMDE DEGIL HER GUNUMDESIN. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DUNYADAKI CICEKLERIN EN GUZELI GULDUR GULLERIN EN GUZELI ISE SEN GUNUN KUTLU OLSUN BABACIGIM. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ATESIN YAKTIGINDAN, GUNESIN HAREKET ETTIGINDEN, GERCEGIN BIR YALAN OLDUGUNDAN KUSKULAN FAKAT BENIM SENI SEVDIGIMDEN ASLA KUSKULANMA BABACIGIM, BABALAR GUNUN KUTLU OLSUN.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-2888488174592439197?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/2888488174592439197/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=2888488174592439197' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/2888488174592439197'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/2888488174592439197'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/babalar-gn.html' title='Babalar Günü'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-4146894430603195297</id><published>2007-02-24T11:25:00.000+02:00</published><updated>2007-02-24T11:26:23.335+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişkiler'/><title type='text'>Erkeklerin Şaşırtıcı Davranışları</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.evlilikpedi.info/"&gt;Evlilikpedi&lt;/a&gt; - Evlilikle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.freegamesambit.com/"&gt;Free Online Games&lt;/a&gt; - Free Online Games&lt;br /&gt;&lt;a href="http://gazete.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Gazete Siteleri&lt;/a&gt; - Gazete siteleryle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://kadinlar-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Kadınlarla İlgili&lt;/a&gt; - Kadın siteleri indexi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.karizmaresimler.info/"&gt;Karizma Resimler&lt;/a&gt; - Resimlerle ilgili siteler portalı&lt;br /&gt;&lt;a href="http://oyun-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Oyunlar&lt;/a&gt; - Oyun siteleri indexi portalı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ERKEKLER NEDEN.. &lt;br /&gt;Çilginca zap yaparlar?&lt;br /&gt;Kanallar arasında sürekli sörf yapmak beyin dejenerasyonuyla ilgil olabilir. Pensilvanya Üniversitesi Tip Merkezince yapılan bir arastırmaya göre; erkekler dikkat araligini kontrol eden beyin dokularini kadinlara göre üç kat daha hızlı kaybediyor. Artı, erkekler kadinlara oranla daha sabirsiz ve düsüncesiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sürekli bacakları açik otururlar?&lt;br /&gt;Bir erkegi bacaklari açik vaziyette otururken gördügünüzde bu sekilde oturma nedenini merak edebilirsiniz. "Bu sicaklikla ilgilidir" diyor uzmanlar. Bu oturus "scrotum"un, yani spermin bulundugu yerin - soguk tutulup havasiz kalmasini önler. Bir baska açiklama ise; "The First Sex: The Natural Talents of Women and How They Are Changing the World" (Ilk Seks: Kadinlarin Dogal Yetenekleri ve Dünyayi Degistirme Yöntemleri) adli kitabin yazari Helen Fisher'den "Kadinlar cinsellige davetkar olmama düsüncesiyle bacaklari kapali bir sekilde otururlar. Erkeklerse bunun tam tersini düsünerek hareket ederler" diyor Fisher,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yatakta iletisim kurmakta basarisizdirlar? &lt;br /&gt;Gemilerini sizin limaniniza sokmak için istekle girisimde bulunurlar; fakat bu heyecani doruga ulastiran iletisim bagini genelde kuramazlar. Bu süreçte sizden yardim almayi reddederler. Bu nedenle de girisimleri basarisizlikla sonuçlanir. Fisher "iletisimin östrojen hormonuyla baglantili oldugunu söylüyor ve östrojen erkeklerde kadinlara oranla önemli ölçüde daha az oldugundan, erkeklerin daha suskun ve hareketi yönlendirici oldugunu belirtiyor." Bu da iliski sirasinda hassas bölgelerinizi erkeginizin bulabilmesinin, sizin yardiminiza bagli oldugu anlamina geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;klozet kapagim kapatmazlar? &lt;br /&gt;Neden erkekler defalarca uyarmamiza ragmen klozetin kapagini israrla indirmezler? "Lean On Me: The Power of Positive Dependency in intimate Relationships" (Yakin iliskilerde Pozitif Bagliligin Gücü) adli kitabinda yazar Marion F. Solomon klozeti açik birakmanin bir güç oyunu oldugunu söylüyor. "Neden onun istekleri benim isteklerimden daha önemli" demenin bir çesit yolu bu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-4146894430603195297?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/4146894430603195297/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=4146894430603195297' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/4146894430603195297'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/4146894430603195297'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/erkeklerin-artc-davranlar.html' title='Erkeklerin Şaşırtıcı Davranışları'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-4624150418522636261</id><published>2007-02-24T11:24:00.002+02:00</published><updated>2007-02-24T11:25:25.268+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişkiler'/><title type='text'>Erkekleri Çıldırtmanın Yolu</title><content type='html'>&lt;a href="http://cinsel-bilgiler.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Cinsel Bilgiler&lt;/a&gt; - cinsel bilgiler indexi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.data-recovery-sites.info/"&gt;Data Recovery Sites&lt;/a&gt; - Data Recovery Index Portal&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.dedicated-server-links.info/"&gt;Dedicated Server Links&lt;/a&gt; - Dedicated Server Links&lt;br /&gt;&lt;a href="http://edebiyat-sitesi.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Edebiyat Sitesi&lt;/a&gt; - Edebiyat bilgileriyle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://evlilik-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Evlilik Sitesi&lt;/a&gt; - Evlilikle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orgazm sigarasını orgazm olduktan sonra değil, olurken için...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün kadınlar klitorislerinin uyarılmasından hoşlanırlar ve asıl olarak bu yolla orgazma ulaşırlar.&lt;br /&gt;Sevgilinizin klitorisini önce yumuşak, sonra hararetli bir biçimde uyarın. "Klitorisine dikkat et sevgilim", "Klitorisini zararlı dış etkenlerden koru", "Sevgilim klitorisine dikkat et yoksa olacaklara karışmam" gibi... bu klitoral uyarılar onu çıldırtacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Sevişmenin telefonla bölünmesi" klişesinde bir devrim yapın.&lt;br /&gt;Tam sevişmenin en heyecanlı yerinde "Ben bir telefon edeyim, öyle devam edelim" deyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yatakta kulağına açık saçık sözler söylemeniz onu çok tahrik edecek ve içindeki şehveti uyandıracaktır... Dudaklarınızı kulağına yapıştırın ve belden aşağı konuşun, yakınlarına küfür edin. Kesinlikle çıldıracaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun bir ön sevişme iyidir. Kulak memelerini birer saat öptükten sonra, yarımşar saat de göğüslerini öpün. Katlanmakta ısrar ediyorsa, tek tek her parmağını dudaklarınızın arasına alın ve en az onar dakikadan önce bırakmayın... Kesinlikle çıldıracaktır... Çıldırmadıysa, aynı işlemi ayak parmaklarına inip tekrarlayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vücuduna şarap döküp için, yanında kuru yemişi ihmal etmeyin... Sıcak şarap olursa daha da iyi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erken boşalma, karşılıklı tatminin baş düşmanıdır. Klasik yöntemi uygulayın. Biliyorsunuz, sevişirken zihninizden matematik hesapları yaparak, politika ya da futbolu düşünerek konsantrasyonunuzu başka bir yöne çekebilir, böylece boşalmanızı geciktirebilirsiniz... Eğer bunlar yeterli olmuyorsa yöntemi biraz geliştirin. Mesela düşünmekle kalmayın, ona da bu konularda sorular sorun, tartışmaya çalışın. "Pardon bölüyorum ama, yeni dünya düzeninde global bir sıcak savaş olasılığı sence de azaldı mı gerçekten"...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevişmeden önce soyunurken, takma dişlerinizi de çıkartın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birlikteliğinizin ikinci yılında, bilmem kaç yüzüncü sevişmenizde, ona "Aman tanrım, sen bakire değilsin" deyin. Olay çıkartır, ayrılmakla tehdit edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prezervatif sevişmede heyecanı azaltır. Bu yüzden en iyisi "dışarı boşalma" yöntemini uygulayın. Tam boşalacakken balkona ya da kapının önüne çıkın, orada boşalın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevişmeden önce erojen bölgelerini bir keçeli kalemle işaretleyin ve "Yanlış anlama, sana çok zevk vermek istiyorum da o bakımdan yani" deyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Size "Bu gece olmaz, başım ağrıyor" deyince, "Sakıncası yok, ben zaten ayak fetişistiyim" deyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Size sırtı dönük biçimde emekleme pozisyonunda sevişirken, ellerinizle gözlerini kapatın ve "Bil bakalım ben kimim?" diye sorun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onun kollarındayken kendinizi dünyanın en mutlu insanı gibi hissettiğinizi söyleyin. "Gerçekten, senin kollarında AIDS sorunumu bile unutuyorum" deyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karşısında yavaş yavaş dans ederek soyunmanız onu heyecanlandıracaktır. Burada düzeyi biraz hızlandırın, yenilikler getirin. Cd çalara "Singing In the Rain"i koyun, baştan sona bütün kareografilere sadık kalarak, hiçbir dansı atlamadan, dans edin ve ancak en sonda tümüyle soyunuk kalın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha ilk buluşmanıza, elinizde bir kutu vazelinle gidin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Temizlik ve bakım önemlidir... Sevişmeden önce ona tahrik edici bir sesle, "Hadi sen soyun, ben banyoya gidip hemen geliyorum" deyin. Sonra banyo yapın, manikür ve pedikür yapın, cilt maskesi uygulayın, eğer gerek var gibi görünüyorsa epilasyon yaptırın. Sevgilinizin kollarına tertemiz ve bakımlı dönün. Bu onu çıldırtmaya yetecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karşılıklı mastürbasyon yapmak çok heyecanlandırıcı bir deneyimdir. Hiç beklemediği anlarda, mesela o film seyrederken, kitap okurken, yemek yerken, telefonla konuşurken karşısında mastürbasyon yapmaya başlayın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Sevişirken yanlış kişinin ismini söyleme" faciasında çığır açın. Ona eski sevgilisinin ismiyle seslenin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birlikte eve dönerken kolunu okşayın ve "Böylece eve gittiğimizde ön sevişmeyle vakit kaybetmemize gerek kalmayacak" deyin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen aşırılıklar cinsel yaşama müthiş bir heyecan katabilir... Eşsinize, onu bir başkasıyla sevişirken görmenin hoşunuza gideceğini söyleyin. Gerekli organizasyonu yapın... Sonra ikisini de bacaklarından vurun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevişirken konuşmak, birbirine özel sözler söylemek çiftlerin daha fazla zevk almasını sağlar... Sevişmenin en heyecanlı yerinde gözlerinin içine derin derin bakın ve ona "Siz bizim çekoslavakyalılaştırabildiklerimizden misiniz, çekoslavakyalılaştıramadıklarımızdan mısınız?" demesini isteyin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seks oyuncakları ilişkinize renk katacaktır... Ona bir vibratör hediye edin ama ondan çok siz kullanın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O orgazm olurken kahkahalarla gülün. "Haa ha haa, şuna bak, çok komik. Ne biçim bağırıyorsun yaa... çok iyi yaa..."gibi bir şeyler söyleyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seviştikten sonra, eğer siz boşaldığınız halde o orgazm olamadıysa, "Bir sıfır, yine ben kazandım. Gel bir de tavlada boyunun ölçüsünü alayım" deyin. Kesinlikle çıldıracaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyelim ki onu aldattınız ve sonra da barıştınız... Bu konuda hassas davranın, gururunu okşayın. Mesela sevişirken, "Yok canım, ben bir aptalmışım gerekten. Ama iyi ki sana dönmüşüm, o hayatta böyle sevişemezdi" deyin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ona "Nasıldım?" diye sorun. Nezaketten "çok iyiydin, müthiştin" gibi bir yanıt verirse, "Evet haklısın, sen söyleyince benim de dikkatimi çekti" deyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onu egzotik deneyimlere sürükleyerek kendi içindeki gizleri keşfetmesini sağlayın... Mesela bir "Tao'cu Seks" kitabı alın ve "Eveeeeet, birinci sayfadan başlıyoruz. Şimdi sağ bacağını boynunun arkasına at, sol bacağını da kalçalarının arasına kıvır. Hadi ama acele et, daha seksen iki tane pozisyon var, bu gece hepsini denemeden vallahi seni bırakmam" deyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açık sözlü davranın. İlişkinizin aksayan yönlerini ancak böyle düzeltebilirsiniz. Sözgelişi ona, "çok kabasın, insan hiç değilse orgazm taklidi yapar" demekten çekinmeyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kural tanımayan bir erkek, kadınlar için çok tahrik edicidir. Sevişirken kulağına şunları fısıldayın: "Bu gün 3 kez kırmızı ışıkta geçtim, ha ha haa. Vergi beyannamesini hala yatırmadım. Buraya gelirken alkollü araç kullandım"...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ona en çok neden hoşlandığınızı açıkça söylemeniz çok tahrik edici olacaktır: "Sevgilim, benimle sevişmeye tenezzül etmen gerçekten çok hoşuma gidiyor"...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevişirken kendinizi izlemek şehveti iyice arttırır. Tam yatağınızın karşısına büyük bir ayna koyun. Sevişirken sık sık aynaya dönüp saçınızı düzeltin, makyaj tazeleyin, yüzünüzü inceleyin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Videoya bir porno film kaset takın ve seyrederken, "Adamlar ne biçim sevişiyor yaa! Biz daha nerdeeee..." deyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Risk duygusu cinsel heyecanı arttırır. Sevişmenin en heyecanlı yerinde telefonla hisse senedi alım-satım işlemi yapın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Komik erkekler her zaman seksidir. Sevişirken ona şunu söyleyin: "Altı laz rus ruleti oynamış altısı da ölmüş..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-4624150418522636261?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/4624150418522636261/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=4624150418522636261' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/4624150418522636261'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/4624150418522636261'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/erkekleri-ldrtmann-yolu.html' title='Erkekleri Çıldırtmanın Yolu'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-2937055485212103762</id><published>2007-02-24T11:24:00.001+02:00</published><updated>2007-02-24T11:24:32.303+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkek'/><title type='text'>Erkeklerin Zor Anları</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/beden-dili-sitesi/"&gt;Beden Dili&lt;/a&gt; - Beden dili ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/bilgi-sitesi/"&gt;Bilgi Sitesi&lt;/a&gt; - Bilgi kaynağı olan bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bilim-sitesi.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Bilim Sitesi&lt;/a&gt; - Bilimsel konularla ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://cep-telefonu-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Cep Telefonu&lt;/a&gt; - cep telefonu ile ilgili site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://cep-telefonu-2.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Cep Telefonu 2&lt;/a&gt; - Cep telefonu ilgili siteler indexi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Batılı hemcinslerimiz bizim gibi politik ve ekonomik krizlerle uğraşıp vakitlerini heba etmedikleri için hayatla ilgili daha derin konulara eğilme şansı buluyorlar. Aşağıda bu türden, hepimizin bilmesinin çok faydalı olacağına inandığım bir yazının çevirisi var. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan bu tür yazıları okuyunca ister Türkiye'de ister dışarda olsun ne kadınların nede erkeklerin farklı olmadığını kolayca görebiliyor. Onlar bizim tatlı belalarımız, bizde onların iflah olmaz ve düzeltmek için hayat boyu uğraşacakları erkekleriyiz :) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve "Erkekler için cevaplanması en zor 5 Soru": &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1) Ne düşünüyorsun?&lt;br /&gt;2) Beni seviyor musun?&lt;br /&gt;3) Şişman mı görünüyorum?&lt;br /&gt;4) Sence o benden daha mı sevimli?&lt;br /&gt;5) Ben ölsem ne yapardın?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu soruları zor kılan, yanlış cevaplanması (diğer bir deyişle doğruların söylenmesi) durumunda sorulardan herhangi birinin büyük bir kavganın patlamasına yol açması garantisidir. Bu yüzden, önemli bir toplum hizmeti olarak, her soru olası cevapları ile birlikte aşağıda analiz edilmektedir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru 1: Ne düşünüyorsun?&lt;br /&gt;Bu sorunun doğru cevabı tabii ki : "Sessizliğimi bağışla sevgilim, sadece ne kadar sıcak, inanılmaz, düşünceli, sevecen ve de akıllı bir kadın olduğunu ve sana rastlamakla ne kadar şanslı olduğumu düşünmekteydim." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabii ki bu cevap aşağıdaki olası gerçeklerle alakasızdır :&lt;br /&gt;a. Futbol.&lt;br /&gt;b. Atyarışı.&lt;br /&gt;c. Ne kadarda şişmansın...&lt;br /&gt;d. İşyerindeki yeni kız ne kadarda tatlı.&lt;br /&gt;e. Ölürsen sigorta parasını nasıl harcarım acaba?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Belki de bu soruya verilebilecek en doğru cevabı "Evli ve çocuklu dizisindeki Al Bundy Peg'e vermiştir: "Eğer ne düşündüğümü bilmeni isteseydim, seninle konuşuyor olurdum!" &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru 2: Beni seviyor musun? &lt;br /&gt;Doğru cevap tabii ki: "EVET!" ya da daha detaylı bir cevap vermeye hazırsanız : "Evet, hayatım!" Yanlış cevaplar arasında ise şunlar sayılabilir: &lt;br /&gt;a. Ohhh, anam avradım ölsün ki evet.&lt;br /&gt;b. Evet dersem kendini daha iyi hissetmeni mi sağlayacağım? &lt;br /&gt;c. Bu senin sevgiden ne kastettiğine bağlı.&lt;br /&gt;d. Ne fark eder ki?&lt;br /&gt;e. Kim, Ben mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru 3: Şişman mıyım? &lt;br /&gt;Doğru cevap hararetli bir: "Tabiiiii ki hayır!" olacak. Yanlış sayılacak cevaplar ise:&lt;br /&gt;a. Kime ya da neye kıyasla?&lt;br /&gt;b. Şişman diyemeyeceğim ama herhalde zayıfta sayılmazsın&lt;br /&gt;c. Biraz fazla kilo sana yakışıyor&lt;br /&gt;d. Daha şişmanlarınıda gördüm&lt;br /&gt;e. Soruyu tekrar edebilir misin, ölürsen sigorta parasını nasıl harcayacağımı düşünüyordum da...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru 4: O, benden daha mı güzel?&lt;br /&gt;Bir kere daha doğru cevap hararetli bir : "Tabiii ki hayırrrr!" olacak. Durumu kurtarmanıza kesinlikle yardımcı olmayacak cevaplar ise:&lt;br /&gt;a. Evet, ama sen daha iyi bir karaktere sahipsin.&lt;br /&gt;b. Daha güzel değil, ama kesinlikle daha ince.&lt;br /&gt;c. Onun yaşında iken sen daha güzeldin.&lt;br /&gt;d. Güzelden kastın nedir?&lt;br /&gt;e. Soruyu tekrar edebilir misin, ölürsen sigorta parasını nasılharcayacağımı düşünüyordum da...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru 5: Ben ölürsem ne yaparsın? &lt;br /&gt;İşte bu ne derseniz deyin, kesinlikle sıyıramayacağınız bir soru.(Doğru cevap ise tabii ki üstü açık bir BMW satın almak! :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-2937055485212103762?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/2937055485212103762/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=2937055485212103762' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/2937055485212103762'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/2937055485212103762'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/erkeklerin-zor-anlar.html' title='Erkeklerin Zor Anları'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-4230687969651470887</id><published>2007-02-24T11:22:00.000+02:00</published><updated>2007-02-24T11:23:45.854+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkek'/><title type='text'>İdeal ve Çağdaş erkek</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/ansiklopedi/"&gt;Ansiklopedi&lt;/a&gt; - Ansiklopedik bilgiler&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/astroloji/"&gt;Astroloji Sitesi&lt;/a&gt; - Astrolojiyle ilgili bilgiler&lt;br /&gt;&lt;a href="http://cicek-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Çiçek Sitesi&lt;/a&gt; - Çiçeklerle ilgili bilgiler sitesi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bedavadakiler.info/"&gt;Bedavadakiler&lt;/a&gt; - Bedava siteler indexi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bedava-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Bedavalar&lt;/a&gt; - Bir başka bedava siteler indexi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim.. Sadık eşlere,ideal babalara....Yine eğitim diyeceğim.Her olumsuzluğun başı eğitim eksikliği. Kültürlü, birbirine saygılı bir toplum, mutlu ve başarılı demektir. Buda yaşadığımız can sıkıcı olayları kökten tamamen ortadan kaldıracak,çözecek büyük etkenlerdir. Erkekler kadınlarına yol göstermeli,destek olmalı. Sadakatsizlik ve şiddet erkeklerin kadınlara yaşattığı en büyük acılar tabi. Çalışkan bir erkek, sevgi ve saygı dolu bir eş ve yol gösterici,güçlü bir baba olmalı. Ekmeğini taştan çıkaran çalışkan sevgi ,şefkat dolu duygusal ve kibar erkekler toplumda ve aile yaşantısında mutluluğun, başarılı olmanın en önemli unsurudur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğitim eksikliğinin en büyük göstergesi çok eşlilik.. erkeklerin birden fazla kadınla yaptıkları evlilikler. Toplum düzenine, dinimize ve edebe asla uymayan bu tür davranışlarda iyi bir Türk erkeğine yakışmayan yanlış şeylerdir. Erkeğe gösterilmesi gereken saygıyı kendisinin hak etmesi gerektiğini düşünüyorum. Nazik ve hoşgörülü, şiddetten uzak, kültürlü ve sadık bir erkek en güzel şeyleri yaşamayı hak eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle erkeklere kadınlar hizmette, hürmette,saygıda asla kusur etmezler.Sevgilerini ve fedakarlıklarını sonuna kadar sergilerler.Böyle erkeğin ayakları bile yıkanır.....!!!!! Toplumumuzun,ailemizin temeli olan Erkeklerimiz.... Babalarımız......&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÇAĞDAŞ ERKEK &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evde çubuklu pijamayla ya da kolsuz atletle dolaşmayan (Var mı böyle bir 2000 yılı Türk erkeği acaba!) &lt;br /&gt;Vücut sabunu ve şampuanını sık sık tüketen, (Tasarruf şartlarına uyalım!) &lt;br /&gt;Dişçisini fırçalamak yerine, dişlerini doğru fırçalayan, (Her gün her gün diş mi fırçalanırmış!) &lt;br /&gt;Gittiği lokantada eşiyle karşılaştığı zaman yadırgamayan, (Eyvah basıldık, dememek için yanınızdakinin kim olduğu önemli.. &lt;br /&gt;Bıyıksız da erkek olunabileceğine inanan, (bıyık Türk erkeğinin şanındandır!) &lt;br /&gt;Dönüşlerde sinyal vermeyi unutmayan, (Ah bir araba çarptı galiba) &lt;br /&gt;Her akşam bara gitmek yerine, evinde kendine zaman ayıran, (Çıtırlara kim zaman ayıracak!) &lt;br /&gt;Kebapla viski içmeyen, (Var mı böyle bir lezzet!) &lt;br /&gt;Giyiminde klasik renklerin dışına çıkabilen(kırmızı gömlek, sarı pantolon olabilir mi acaba?) &lt;br /&gt;Sergisine gitmediği için bir sanatçının resmini almayan, &lt;br /&gt;Kadınlara karşı seçici davranabilen (Var mı böyle bir erkek cinsi acaba!) &lt;br /&gt;Çocuğunun altını karısıyla birlikte aynı süre içinde değiştirebilen (Nerede o yetenekli kocalar!) &lt;br /&gt;Saunada puro içmeyen (Görgüsüzlük diz boyu!) &lt;br /&gt;Arabasını ulaşım amacıyla kullanan(Başka ne amaçla olabilir ki!) &lt;br /&gt;Emrinde çalışan bayanları yemeğe çıkmaya zorlamayan (Böyle patron ya da yöneticiyi bulursanız madalya takmak gerekiyor) &lt;br /&gt;Hediye ile rüşveti birbirine karıştırmayan (Selma verdim rüşvet deyüp almadılar!) &lt;br /&gt;Uçağın kapıları açılmadan ayağa kalkmayan (Bu herkes için geçerli!) &lt;br /&gt;Sporla gazete ve televizyonun dışında da ilgilenebilen (O zaman kim göbeklenecek!) &lt;br /&gt;Senede iki kez gittiği konserde de uyuklamayan, &lt;br /&gt;Teknolojiyi satın alırken batılı olup kullanırken doğulu olmayan, &lt;br /&gt;Her gittiği yere kırmızı gül götürmeyen (Başka çiçek türü var mıydı!) &lt;br /&gt;Tiyatroya davetiye dışında bilet alarak da gidebilen (nerede beleş oraya yerleş!) &lt;br /&gt;Gömleğini göbeğine kadar açıp, kıllarının arasından altın kolye göstermeyen (Yuh!) &lt;br /&gt;Bilgisayarından yalnızca oyun aracı olarak yararlanmayan (Ne faydalı internet siteleri var halbuki!) &lt;br /&gt;Konuşmalarını küfür ve argodan arındırabilen, &lt;br /&gt;Nereye nasıl park edileceğini bilen, &lt;br /&gt;Toplulukta yüksek sesle konuşup kahkaha atmayan, &lt;br /&gt;Tuvaletlerin pisliği konuşulurken, İstanbul'un fethini anlatmayan başlamayan, &lt;br /&gt;Apandisiti patlamadan da doktora gidebilen, (Sağlam kafa sağlam vücutta bululur!) &lt;br /&gt;Yemeğe giderken, geceyi restoran aramakla geçirmeyen (Kebapçıya mı gitsek, lahmacuncuya mı!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Hayat kısa bir Battaniye gibidir ! Yukarı Çekersin Ayak Parmakların İsyan eder..Aşağı çekersin omuzların titrer. Ama yinede; Neşeli insanlar dizlerini karınlarına çekerek rahat bir uyku uyumayı başarır"Erkekler park yeri gibidir iyilerin hepsi kapılmıştır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkekler kar fırtınası gibidir...ne zaman geleceğini ne kadar süreceğini ve kar kalınlığını önceden tahmin etmene imkan yoktur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkekler neden evlenmeyecekleri Kadının peşinde koşar, ....???? &lt;br /&gt;Erkekler bilgisayar gibidir. Sık sık kilitlenir ve hafızası asla yetmez... &lt;br /&gt;Erkekler yıldız falı gibidir...Sana ne yapman gerektiğini söyler, lakin her seferinde yanılır.. &lt;br /&gt;Erkekler park yeri gibidir... İyilerin hepsi kapılmıştır..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-4230687969651470887?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/4230687969651470887/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=4230687969651470887' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/4230687969651470887'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/4230687969651470887'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/ideal-ve-ada-erkek.html' title='İdeal ve Çağdaş erkek'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-3707743870339271706</id><published>2007-02-23T17:09:00.003+02:00</published><updated>2007-02-23T17:09:55.601+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişkiler'/><title type='text'>Erkekler Nelerden Hoşlanmaz</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.yeni-oyun-siteleri.info/"&gt;Yeni Oyun siteleri&lt;/a&gt; - Oyun siteleri indexi portalı&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/ekonomi-sitesi/"&gt;Ekonomi Sitesi&lt;/a&gt; - Ekonomi siteleri indexi portalı&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bedavalar.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Bedava Siteleri&lt;/a&gt; - Bedavalarla ilgili bir başka index sitesi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://super-bedavalar.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Süper Bedava Siteleri&lt;/a&gt; - Bedavalarla ilgili yine bir başka index sitesi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://felsefe-sitesi.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Felsefe Sitesi&lt;/a&gt; - Felsefe terimleriyle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://super-oyunlar.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Super Oyunlar&lt;/a&gt; - Süper Oyun siteleri&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/duvar-yazilari/"&gt;Duvar Yazıları&lt;/a&gt; - Duvar Yazıları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* TV'DE MAÇ SEYREDERKEN SÜREKLİ EKRANIN ÖNÜNDEN GEÇİP DURUYOR. &lt;br /&gt;* BENİ GEREKSİZ YERE UYANDIRIYOR. &lt;br /&gt;* BENİM KAZAKLARIMI,GÖMLEK VE TİŞÖRTLERİMİ GİYMEYE BAYILIYOR. &lt;br /&gt;* HER ŞEYİ PROGRAMLI OLARAK YAPIYOR. &lt;br /&gt;* TAM BİR TİTİZLİK HASTASI. &lt;br /&gt;* SÜREKLİ ALIŞVERİŞ YAPIYOR. &lt;br /&gt;* SAÇLARIYLA ÇOK UĞRAŞIYOR. &lt;br /&gt;* TAKMA KİRPİKTEN NEFRET EDİYORUM. &lt;br /&gt;* PEMBE DİZİLERİ KAÇIRMIYOR. &lt;br /&gt;* BENİ KÖTÜ BABALIK İLE SUÇLUYOR. &lt;br /&gt;* ADET DÖNEMİNDE ÇEKİLMEZ OLUYOR. &lt;br /&gt;* ARKADAŞLARI VE AİLESİYLE TELEFONDA ÇOK UZUN SÜRE KONUŞUYOR. &lt;br /&gt;* ANNESİNE HER ŞEYİ ANLATIYOR. &lt;br /&gt;* EVDEN ÇIKMASI 1 SAATİ BULUYOR.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-3707743870339271706?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/3707743870339271706/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=3707743870339271706' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/3707743870339271706'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/3707743870339271706'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/erkekler-nelerden-holanmaz_23.html' title='Erkekler Nelerden Hoşlanmaz'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-762633574654040461</id><published>2007-02-23T17:09:00.001+02:00</published><updated>2007-02-23T17:09:52.666+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişkiler'/><title type='text'>Erkekler Nelerden Hoşlanmaz</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.yeni-oyun-siteleri.info/"&gt;Yeni Oyun siteleri&lt;/a&gt; - Oyun siteleri indexi portalı&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/ekonomi-sitesi/"&gt;Ekonomi Sitesi&lt;/a&gt; - Ekonomi siteleri indexi portalı&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bedavalar.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Bedava Siteleri&lt;/a&gt; - Bedavalarla ilgili bir başka index sitesi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://super-bedavalar.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Süper Bedava Siteleri&lt;/a&gt; - Bedavalarla ilgili yine bir başka index sitesi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://felsefe-sitesi.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Felsefe Sitesi&lt;/a&gt; - Felsefe terimleriyle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://super-oyunlar.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Super Oyunlar&lt;/a&gt; - Süper Oyun siteleri&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/duvar-yazilari/"&gt;Duvar Yazıları&lt;/a&gt; - Duvar Yazıları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* TV'DE MAÇ SEYREDERKEN SÜREKLİ EKRANIN ÖNÜNDEN GEÇİP DURUYOR. &lt;br /&gt;* BENİ GEREKSİZ YERE UYANDIRIYOR. &lt;br /&gt;* BENİM KAZAKLARIMI,GÖMLEK VE TİŞÖRTLERİMİ GİYMEYE BAYILIYOR. &lt;br /&gt;* HER ŞEYİ PROGRAMLI OLARAK YAPIYOR. &lt;br /&gt;* TAM BİR TİTİZLİK HASTASI. &lt;br /&gt;* SÜREKLİ ALIŞVERİŞ YAPIYOR. &lt;br /&gt;* SAÇLARIYLA ÇOK UĞRAŞIYOR. &lt;br /&gt;* TAKMA KİRPİKTEN NEFRET EDİYORUM. &lt;br /&gt;* PEMBE DİZİLERİ KAÇIRMIYOR. &lt;br /&gt;* BENİ KÖTÜ BABALIK İLE SUÇLUYOR. &lt;br /&gt;* ADET DÖNEMİNDE ÇEKİLMEZ OLUYOR. &lt;br /&gt;* ARKADAŞLARI VE AİLESİYLE TELEFONDA ÇOK UZUN SÜRE KONUŞUYOR. &lt;br /&gt;* ANNESİNE HER ŞEYİ ANLATIYOR. &lt;br /&gt;* EVDEN ÇIKMASI 1 SAATİ BULUYOR.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-762633574654040461?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/762633574654040461/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=762633574654040461' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/762633574654040461'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/762633574654040461'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/erkekler-nelerden-holanmaz.html' title='Erkekler Nelerden Hoşlanmaz'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-6339655076693346755</id><published>2007-02-23T17:08:00.000+02:00</published><updated>2007-02-23T17:09:13.000+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişkiler'/><title type='text'>Biraz Şaka Biraz Ciddi</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Seçilmiş Siteler&lt;/a&gt; - Özel seçilmiş siteler&lt;br /&gt;&lt;a href="http://site-ekle.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Site Ekle&lt;/a&gt; - Site kayıt&lt;br /&gt;&lt;a href="http://ssk.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;SSK Siteleri&lt;/a&gt; - SSK siteleriyle ilgili siteler indexi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/ufo-sitesi/"&gt;Ufo Sitesi&lt;/a&gt; - Ufolarla ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://uydu.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Uydu Siteleri&lt;/a&gt; - Uydu siteleriyle ilgilig bir site&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkekler bilgisayar gibidir..... sık sık kilitlenir ve hafızası asla yetmez...&lt;br /&gt;Erkekler çikolata gibidir..... tatlıdır, keyif verir ama sonuçta gelir popona yapışır...&lt;br /&gt;Erkekler kahve gibidir.... İyisi seni bütün gece uyutmaz.....&lt;br /&gt;Erkekler yıldız falı gibidir....... sana ne yapman gerektiğini söyler, lakin her seferinde yanılır...&lt;br /&gt;Erkekler park yeri gibidir..... iyilerin hepsi kapılmıştır...&lt;br /&gt;Erkekler kar fırtınası gibidir.... ne zaman geleceğini, ne kadar süreceğini ve kar kalınlığını önceden tahmin etmene imkan yoktur..&lt;br /&gt;Erkekler tatil gibidir.... hep kısa gelir..&lt;br /&gt;Geleceğini planlayan erkeği nasıl anlarsın? iki şişe rakı alır....&lt;br /&gt;Erkekler neden evlenmeyecekleri kadınların peşinde koşar? köpekler de kullanmayacakları otomobillerin peşinde koştuğu için..&lt;br /&gt;Yeni bir koca ile evdeki köpek arasında ne fark vardır? köpek bir yıl sonra da sen eve geldiğinde kuyruğunu sallar....&lt;br /&gt;Tuvalet kağıdını değiştirmek için kaç erkek gerekir? dünya tarihinde böyle bir $ey ya$anmadığı için bilinmiyor..&lt;br /&gt;Erkek kredi kartının çalındığını neden polise haber vermez? hırsız karısından daha az harcar....&lt;br /&gt;Erkek neden karisinin elini tutar? bıraktığı anda alışverişe gideceğini bildiği için.....&lt;br /&gt;Evli çiftler su yatağına ne der? ölü deniz......&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-6339655076693346755?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/6339655076693346755/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=6339655076693346755' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/6339655076693346755'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/6339655076693346755'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/biraz-aka-biraz-ciddi.html' title='Biraz Şaka Biraz Ciddi'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-3760839661938269790</id><published>2007-02-23T17:07:00.000+02:00</published><updated>2007-02-23T17:08:23.506+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişkiler'/><title type='text'>Bir Erkek Neyi Bekler</title><content type='html'>&lt;a href="http://oyun-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Oyunlar&lt;/a&gt; - Oyun siteleri indexi portalı&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/psikoloji-sitesi/"&gt;Psikoloji Sitesi&lt;/a&gt; - Psikolojiyle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/ruya-tabirleri/"&gt;Rüya Tabileri&lt;/a&gt; - Rüya tabirleriyle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://resim-2.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Resim Siteleri 2&lt;/a&gt; - Resim siteleriyle ilgili bir başka site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://resim-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Resimler Sitesi&lt;/a&gt; - Resim siteleri indexi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Gerçek bir kadın" &lt;br /&gt;Annesinin beslediği gibi besleyen, Evini temiz, Ve sıcak tutan, Dırdır etmeyen bir kadın... &lt;br /&gt;Bir doların bile kıymetini bilen, &lt;br /&gt;Bütün gün çalışıp, Bütün gece de dans edebilen... Ve hayır demeyen... &lt;br /&gt;Başı ağrımayan :)) &lt;br /&gt;Her zaman tedbirli, Ve her zaman "hazır" olan, Yalnız kendisini sevecek, Ve şımartacak bir kadın... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BEKLER ...BEKLER ...BEKLER..HEP BEKLER..ÇOK BEKLER...HALA BEKLER!!! &lt;br /&gt;GERÇEKTEN BÖYLEMİ !!!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-3760839661938269790?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/3760839661938269790/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=3760839661938269790' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/3760839661938269790'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/3760839661938269790'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/bir-erkek-neyi-bekler.html' title='Bir Erkek Neyi Bekler'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-4938958484606427649</id><published>2007-02-23T17:06:00.000+02:00</published><updated>2007-02-23T17:07:28.280+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kızlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kız'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sevgi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sevgili'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişkiler'/><title type='text'>Kız Bırakma</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.evlilikpedi.info/"&gt;Evlilikpedi&lt;/a&gt; - Evlilikle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.freegamesambit.com/"&gt;Free Online Games&lt;/a&gt; - Free Online Games&lt;br /&gt;&lt;a href="http://gazete.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Gazete Siteleri&lt;/a&gt; - Gazete siteleryle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://kadinlar-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Kadınlarla İlgili&lt;/a&gt; - Kadın siteleri indexi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.karizmaresimler.info/"&gt;Karizma Resimler&lt;/a&gt; - Resimlerle ilgili siteler portalı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EĞER SİZE BÖYLE DERSE !!! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Ay bu aksam değişik bir şey yapalım (bırak) &lt;br /&gt;- Ay sekerim saçlarım böyle mi güzel şöyle mi güzel (bırak) &lt;br /&gt;- Bazı şeyler artık bana yetmiyor (bırak) &lt;br /&gt;- Annem seninle tanışmak istiyor (bırak) &lt;br /&gt;- Babam seninle tanışmak istiyor (bırak) &lt;br /&gt;- Kendimi asmak istiyorum (bırak)&lt;br /&gt;- Bugün kendimi yorgun hissediyorum (bırak)&lt;br /&gt;- Uçur beni (bırak)&lt;br /&gt;- Hadi yiğidim aslanım kalem kaşlım (Hemennnnnn)&lt;br /&gt;- Yaa bu ay ki Tel faturamı sen ödesen (Düşünme bile)&lt;br /&gt;- Pelin in erkek arkadaşının arabasını gördün mü (neee bırak tabi)&lt;br /&gt;- Bendemi o kıyafetten alsam (koşarak uzaklaş)&lt;br /&gt;- Sinemamı olmaz ya günümüzü sinema ile berbat etmeyelim ama sen bilirsin (bırak bırakmakla kalma tokat at)&lt;br /&gt;- Kendimi bu aksam ölecekmişim gibi hissediyorum ( Bırak) &lt;br /&gt;- Evlenirsek ben ütü ve çamaşır olayına girmem (Bırak, imkanın varsa da kafaat yere düşerse tekme ile devam et)&lt;br /&gt;- Ayyy bu kıyafet sana hiç yakismamissssss (Sus ve başka bir tarafa doğru &gt;islik çalarak yürümeye basla)&lt;br /&gt;- Sakalların batiyoooooooooooo (uçan tekme at)&lt;br /&gt;- Diş etlerimde iltihaplanma çıktı öpüşmeyelim bir sure olur mu hayatim (döner tekme at midesine)&lt;br /&gt;- Cep telefonunu çaldırır kapatırsa (Polis karakoluna yönlendir, bırak) &lt;br /&gt;- Hayatim ben makyajımı yapıp aşağıya incem diyip 2 saat gecikiyorsa (gözüne parmağını sok)&lt;br /&gt;- Burnumu biraz kaldırsam mi (kulağını ısır) &lt;br /&gt;- Siz erkekler futboldan ne anlıyorsunuz (koşarak omuz at) &lt;br /&gt;- Özür dilerim geciktim (sopa varsa etrafta sopa ile kovala yoksa tas bul gerisini bırak içindeki hayvan bitirsin)&lt;br /&gt;- Komik ayakkabılar giyiyorsa (Ben karışmıyorum bu kısıma isteyen istediğini yapsın) &lt;br /&gt;- Eski erkek arkadaşımla bir yemek yesem ne olurki hem bana önemli bir şey soliyecekmis çok merak ettim (son sozlerinmi mezar taşı için biraz uzun oldu de...) &lt;br /&gt;- Başkalarının hikayelerini dinleyişte siz erkekler çok hayvansınız derse (kafa göz dal ben sucu üzerime alırım)&lt;br /&gt;- Evlenince ben senin ayağına basacağım (öyle bir tokat atkı feleği şaşsın) &lt;br /&gt;- Ben eski hayatımda bir diktatörmüşüm biliyormuşsun (istiklal marşını söylet :)))))ama siz söyletme seklini tabi biliyorsunuz) &lt;br /&gt;- Su anda seninle konuşamam evde misafirler var (dürbünlü tüfekle vur 250 metreden) &lt;br /&gt;- Ay sıkıldım çıkalım bu filmden (patlamış mısırların hepsini zorla yedir) &lt;br /&gt;- Sevgililer gününde sana ayı alırsa (kafa derisi kemerini süslesin veya postu şömineni)&lt;br /&gt;- Hayır o arkadaşınla görüşmeni istemiyorum (!!!!!!)&lt;br /&gt;- Ağzı açık yemek yediği zaman (masayı fırlat sandalyeyi kir kafasında)&lt;br /&gt;- ALO KOCACIM NEHABER (!!!!evlenmeden hele aman amannnnnnnnn. bırak bırak hatta bırakma kaç.....)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-4938958484606427649?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/4938958484606427649/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=4938958484606427649' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/4938958484606427649'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/4938958484606427649'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/kz-brakma.html' title='Kız Bırakma'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-8955196627941912115</id><published>2007-02-23T17:05:00.000+02:00</published><updated>2007-02-23T17:06:29.346+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kellik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkek'/><title type='text'>Kellik Sorunu</title><content type='html'>&lt;a href="http://cinsel-bilgiler.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Cinsel Bilgiler&lt;/a&gt; - cinsel bilgiler indexi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.data-recovery-sites.info/"&gt;Data Recovery Sites&lt;/a&gt; - Data Recovery Index Portal&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.dedicated-server-links.info/"&gt;Dedicated Server Links&lt;/a&gt; - Dedicated Server Links&lt;br /&gt;&lt;a href="http://edebiyat-sitesi.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Edebiyat Sitesi&lt;/a&gt; - Edebiyat bilgileriyle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://evlilik-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Evlilik Sitesi&lt;/a&gt; - Evlilikle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kelliğe yol açan temel faktör&lt;br /&gt;İsrailli bilim adamları, kelliğe yol açan temel faktörü belirledi. Journal of Investigative Dermatology dergisine göre, İsrail Teknoloji Enstitüsü bilim adamları, gelecekte uygulanabilecek bir terapiyle, vücudun savunma sistemini harekete geçirerek saç dökülmesini önleyebileceklerini açıkladı. Kafa derisinde bir veya daha fazla küçük yuvarlak ve yumuşak kelliklerin meydana gelmesiyle başlayan hastalığa etkili bir tedavi uygulanamadığı ve hastalığın vücuttaki bütün kılların yok olmasına neden olduğu belirtiliyor. Hastalığın, vücuttaki beyaz hücrelerin, deride saç büyümesini sağlayan hücrelerin bulunduğu küçük keseciklere saldırmasıyla başladığı biliniyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmacılar, insandan aldıkları hastalıklı deri parçasını, bağışıklık sistemi yok edilmiş farelere aşıladı. Bu şekilde farelerin bağışıklık sisteminin dokuyu reddetmesi önlendi ve hastalıklı deride tekrar saç büyümesinin başladığı gözlendi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha sonra insan T hücrelerini, saça renk veren hücrelerden alınan protein parçalarıyla karıştırarak farelere enjekte eden uzmanlar, hastalıklı deride saç dökülmesinin tekrar başladığını saptadı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilim adamları, protein parçalarının antijen gibi davranarak bağışıklık sistemini saldırıya geçirdiğini düşünüyor. Şimdiye kadar sadece steroitle tedavi yoluna gidilen hastalığın tamamen iyileştirilemediğini belirten uzmanlar, steroitin yan etkisinin de bulunduğuna işaret ediyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saç dökülmesi herkesin sorunu &lt;br /&gt;Kadınların yüzde 40'ı, erkeklerin ise yaklaşık yüzde 50'si yaşamlarının bir bölümünde saç dökülmesi sorunu yaşıyorlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ankara Üniversitesi Dermatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Cengizhan Erdem, kadın ve erkeklerde saç dökülmelerinin en sık rastlanan nedeninin, androjen (erkeklik) hormonları, yaş ve genetik özellikler sonucu ortaya çıkan (Androgenetik) saç dökülmeleri olduğuna dikkati çekti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Kadınların yüzde 40'ı, erkeklerin ise yaklaşık yüzde 50'si, yaşamlarının bir bölümünde bu tür saç dökülmesi ile karşı karşıya kalırlar" diyen Prof. Dr. Cengizhan Erdem, 40-50 yaşları arasında her 10 erkekten 4'ünde belirgin bir saç kaybı bulunduğunu, androgenetik saç dökülmesinin 10'lu, 20'li ya da 30'lu yaşlarda da başlayabildiğini kaydetti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadınlarda ve erkeklerde saç kaybının farklı şekillerde ortaya çıkabileceğine dikkati çeken Prof. Dr. Erdem, erkeklerde alın köşeleri ve tepe bölgelerinde saç dökülmesi görülürken, kadınlarda tepe bölgesinde kısmi bir saç dökülmesi ile karşılaşıldığını belirtti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saç dökülmesinin tedavisi &lt;br /&gt;Prof. Dr. Erdem, erkeklerde saç dökülmesinin tedavisinde çeşitli losyonlar, ilaçlar kullanıldığını ifade ederek, şöyle konuştu: "Kullandığımız ilaçlar, saç dökülmesini yavaşlatarak hastaların önemli bölümünde saçların gürleşmesine yol açmaktadır. İlaçlar, kıl köklerinde aktif erkeklik hormonu oluşumunu engellemektedir. Kadınlardaki saç dökülmesinde de bir solüsyon kullanılmaktadır." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'de çok çeşitli saç tedavi şekilleri uygulandığını vurgulayan Prof. Dr. Erdem, tıbbi olmayan bu yöntemlerin büyük bölümünün para kaybına yol açtığını ve etkili olmadığını söyledi. Prof. Dr. Cengizhan Erdem, saç ekimine de değinerek, özellikle saçlı derinin ön bölümünde saç dökülmesi olan erkek ve kadınların bu yöntemden yararlanabildiğini, saçlı derinin arka bölümündeki sağlıklı kıl köklerinin alınarak saçların dökük olduğu bölgelere ekildiğini bildirdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğal yöntemlerle saçlarınızı canlandırın &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıcak Yağ Tedavisi &lt;br /&gt;Kurumuş ve yıpranmış saçları en iyi canlandırma yöntemi zeytinyağı tedavisidir. Saçlarınıza parlaklık vermek ve beslemek için 2 çorba kaşığı zeytinyağını ısıtın. Bunu yavaş yavaş tüm saç derinize yedirin. Sıcak suda ıslattığınız bir havluyu sıktıktan sonra bir türban gibi başınıza sarın. Havlu soğurken bu işlemi iki veya üç defa tekrarlayarak, başın yağı iyice emmesini sağlayın. Sonra saçlarınızı yıkayarak, iyice durulayın. Bu bakım türü, özellikle çabuk kırılan saçlar için çok yararlıdır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hintyağı Tedavisi &lt;br /&gt;Yarım çay fincanı hintyağını ısıttıktan sonra baş derinizi ovarak saçınızın yağı emmesini sağlayın. Yavaş yavaş tarayacağınız saçlarınızı kaynar suya batırırıp sıktığınız havluyla sarın. Bu işlemi yaptıktan sonra yarım saat kadar bekleyip şampuanla yıkayın. Bu tedavi, fazla ince, çabuk kırılan, kuru saçlara iyi gelir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeytinyağı ve Bal Tedavisi&lt;br /&gt;Yarım çay fincanı yeşil zeytinyağıyla bir çay fincanı süzme balı karıştırın. Bu sıvıyı iyice sallayıp çalkalayın ve bir kaç gün dinlenmeye bırakın. Daha sonra bu karışımı baş derisinize ovarak ve tarayarak yedirin. Ancak bu işlemi yaparken tarağın dişlerinin baş derinize batmamasına özen gösterin. Başınıza bir naylon torba geçirerek, başın sıcaklığını muhafaza etmeyi sağlayın. Karışımı başınızda yarım saat beklettikten sonra, saçlarınızı bol suyla durulayın. Bu işlem, koyu renk saçların ışıltılı bir hal alıp parlamasını sağlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Protein Tedavisi &lt;br /&gt;Yumurta ile yapılacak protein tedavisi hemen hemen her tür saç için uygundur. İki yumurtayı çırpın ve içine yavaş yavaş bir çorba kaşığı zeytinyağı, bir çorba kaşığı gliserin, bir çorba kaşığı sirke (mümkünse elma sirkesi) ilave edin. Saçınızı bir kez şampuanladıktan sonra saçlarınıza bu karışımı sürüp 15-20 dakika bekleyin. Saçlarınızı iyice duruladıktan sonra saçlarınızın çok kısa sürede canlandığını fark edeceksiniz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kakao Yağı Tedavisi &lt;br /&gt;Koyu renk saçlı kişilerin uygulayabileceği bir başka bakım yöntemi ise aşağıda anlatılan bu karışımdır. İçinde su kaynayan genişçe bir tencerenin içine daha küçük bir kabı oturtun. Yarım çay fincanı ayçiçeği yağını, 1 çorba kaşığı kakao yağını, 1 çorba kaşığı susuz lanolini bu ikinci kabın içinde eritin. Bütün bu yağlar eriyince, kabı kaynar suyun içinden alın ve karışımı iyice çırpın. Bu karışımdan 1 çorba kaşığı kadarını alarak buna 1 çorba kaşığı su katın, iyice karıştırın. Bu sıvıyı ovarak başınıza sürün ve bu durumda 15 dakika ile yarım saat arasında bekleyin. Ardından saçınızı yıkayıp durulayın. Bu tedavi koyu renk saçlara yeni bir canlılık ve parlaklık verir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mayonez Tedavisi&lt;br /&gt;Kuru saçların en büyük ihtiyacı saç derisinin tıkanmış olmasından dolayı kaynaklanan yağ eksikliğidir. Bu açığı gidermek için mayonez tedavisi uzmanlar tarafından önerilen bir bakım türüdür. Bir yumurtayı, 1 çorba kaşığı sirkeyi, 2 çorba kaşığı bitkisel yağı, işe koyulmadan hemen önce karıştırarak çırpın. Bu karışımı baş derinize ovarak iyice içirin. Ardından saçlarınızı tarayarak bütün karışımın saçlarınıza eşit yayılmasını sağlayın. 15 dakika böyle bekledikten sonra saçlarınızı yıkayarak durulayın. Bu tedavi baş derisine nem kazandırılmasına yardım eder, kuru saçın yağla beslenmesini sağlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kellik icin en eski recete&lt;br /&gt;Bilinen en eski tıp belgesi olan 1862 yılında gün ışığına çıkarılan ve M.Ö 1500`lü yıllarda yazıldığı belirtilen Ebers Papirüsü`nde, saç dökülmesini önlemek için reçete bulunuyor. Saç dökülmesini önlemek için demir, kırmızı kurşun, soğan, kaymak taşı ve bal karışımında hazırlanan ilacın yutulması ve Güneş Tanrısı`na yakarmak gerektiği yer alıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-8955196627941912115?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/8955196627941912115/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=8955196627941912115' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/8955196627941912115'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/8955196627941912115'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/kellik-sorunu.html' title='Kellik Sorunu'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-7119869190107227762</id><published>2007-02-23T17:04:00.000+02:00</published><updated>2007-02-23T17:05:21.407+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ihanet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişkiler'/><title type='text'>İhanet ve Gönül Genişliği</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/beden-dili-sitesi/"&gt;Beden Dili&lt;/a&gt; - Beden dili ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/bilgi-sitesi/"&gt;Bilgi Sitesi&lt;/a&gt; - Bilgi kaynağı olan bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bilim-sitesi.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Bilim Sitesi&lt;/a&gt; - Bilimsel konularla ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://cep-telefonu-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Cep Telefonu&lt;/a&gt; - cep telefonu ile ilgili site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://cep-telefonu-2.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Cep Telefonu 2&lt;/a&gt; - Cep telefonu ilgili siteler indexi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Merhaba her erkeğin okuması gereken bir ihanet tanımı mevcut ve de bir hayat tecrübesi ile kazanılan bin meleke. Kızlara verilen değerin harcanışı vs. hepsi bu filmde. Yayınlanırsa hemcinslermizin başucu satırları olmasını umuyoruz, saygılarımla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgili erkek adamlar söze öncelikle erkek ihanet eder mi şeklinde bir soruyla başlamak istiyorum. El cevap -evet edebilir diyeceksiniz belkim ama bu iş esasen kadın milletine has bir meziyettir, nitekim dilimize kazandırılması da bu hatun kişilerce sağlanmış bir olgudur. Biraz sonra okuduklarınızdan sonra bu fikrinizin erkeğin düşünmesi gerekene doğru uygun bir evrim geçirmesini ümid ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nice ölene dek yemin edilen hayatın sonrasına bile o cesaret ve tutkuyla rezervasyon kesilen aşklar birer kavgayla sonuçlanır da erkek adamların eli cebinde kalır, ya da işte durumu tatlı sözlerle kurtarma umudu kalmadıktan sonra, soranlara "ceketimi aldım ve de gittim abi" şeklinde acınacak bir durumla gururu onarmaya çalışırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu durum beni bu metni yazmaya mecbur kıldı Hayatımda gördüğüm en karizmatik arkadaşlarımdan birisinin bir kızın önünde köpek olduğunu gördüğüm an bu yazının beynimdeki dizgilerini birer birer oluşturmaya başlamıştım bile. Çok trajik bir olaydı doğrusu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yer 10 Ağustos 2001 Ulus parkı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Bak Selvin! yaptığın şeye pişman olmayacaksan seni sadece kendinle başbaşa bırakıyorum.. (..karizma hala var)&lt;br /&gt;-İyi sağol Cüneyt anlayışına sevindim dilerim hayırlısı olur.&lt;br /&gt;-Ancak hata ediyorsun selvin. Yine de bir düşün! (..hm taviz)&lt;br /&gt;-Yeterince düşündüm tamam mı! Fikrimi etkilemeye kalkışma! Lütfen Cüneyt. Bak bari dost kalalım.&lt;br /&gt;-Allah Allah ya ben ne dedimki sana? (..Savunma)&lt;br /&gt;-Lütfen uzatmayalım olur mu? (Ruhsuzluk)&lt;br /&gt;-Selvin herşey bu kadar basit mi sence? (Ağlama başlangıcı)&lt;br /&gt;-Sana uzatmayalım dedim! lütfen! (kızın burda yüzü sertti)&lt;br /&gt;-Eğer senden özür dilersem, takrar tekrar sana hiç demediğim birşeyi söylersem , seni canımdan çok sevdiğimi yüzüne haykırırsam ne dersin? Selvin lütfen bari bunu bir düşün ve duygusuz olma. (Hev hev hev hev)&lt;br /&gt;-Evden bekliyorlar Cüneyt. Lafın bitti mi? (Dikkat bu sözde Daha havlayacakmısın diyor)&lt;br /&gt;-Bitti nasıl istersen. Ama bilki seni seven bir insanı ardında bırakıyorsun.(İşte buna hiç gerek yoktu be cüneyt.)&lt;br /&gt;-Bu kadar uzamasını istemezdim, ama mutluluklar son kez.(Tokalaştı gidiyor)&lt;br /&gt;-Dost kalıyor muyuz? (dost kalalımki ilerde boş kalısan yeniden yiyişiriz)&lt;br /&gt;-Bilmiyorum Cüneyt. Yani artık bitti biliyorsun. Mutlu kal ok.? (malum)&lt;br /&gt;-Dur Selvin.. yani ayda yılda bir de olsa arama mı diyorsun? (hev hev)&lt;br /&gt;-Evet öyle hadi bye. (Dakika 90 gol 5 ve TEKME!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bu duygusuzluk kelimeleri biz erkeklere ait değil kız milletine ait sözler topluluğudur. Konuşmanın sonunda 1.90 lık bir erkeklik abidesi A. Taş mertebesine indirgenmiş dahası bununla kalmayarak kız bu konuşmanın hemen ardından alınan istihbarata göre yeni erkek arkadaşıyla buluşmaya gitmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç: Cüneyt Satılmış, Terkedilmiş, Dahası ağzına edilmiştir. Peki kız nasıl bir başka erkeği kolayca buldu? Bir defa kızlarda sadakat mefhumu fazla gelişmiş değildir ve bu oynak bir kriterdir. Şaşırmayalım öyledir. Analarımızı ablalarımızı oluşturan 1950 ve 1980 arası dişi sürümleri müstesna.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kızın bağlanabilitesi erkekteki Karizma, Parlak gelecek (para demeye gönlüm elvermedi), Çene kapasitesi ve ispatlanamaz yalanlar doğrusallığıyla doğru oranılıdır. Kısacası erkekteki bu niteliklerin yüksekliği kızın sadakatini etkiler. Bunlardan birisinden bile fire verdiğimiz ölçüde ne kadar farklı bildiğimiz farkına inandığımız ilgi duyduğumuz kızlardan yada sevgililerden bile bir tekme yemek boynumuzun borcudur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kızlarda bir KALKAN kuralı esastır. Bir er kişi ile birlikte olan bir kıza eğer bir erkeğin asılması durumunda asılan yeni erkek eğer kızın evelden beridir çıkmakta olduğu oğlandan daha fazla bazı artılara sahipse kız erkeğe hiç bir çıktığı çocuk yokmuş gibi davranacaktır kıza sorsanız bile "şimdiye dek kaç kişi oldu hayatında?" cevabı her zaman için ya bir ya da ikidir . Asla üç olmaz. ve Asla üçüncü olmazsınız. Bu esnada diğer oğlanı aramamaya ve hiç umursamamaya başlayacaktır gaddar kız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve bu kızla bir ilişkiye girer, yaşayacağınız aşkı yaşarsınız, sizi samimi bulduğu zamansa sizin ileride o diğer aldatılan oğlanla karşılaşabilme olanağınıza karşın yeni ayrıldığını söylediği(yalan oysa herif pörtföyde bekletilmekte) erkek arkadaşından bahsedecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz de keko gibi inanırsanız vay halinize. Bir yığın nedenin birleşimiyle sizi tercih etmiş olan kıza eğer bir noktada fire verirseniz imkanı yoktur kızın samimi davranmasının. Hatun, o andan itibaren sürekli halde sizin diğer açıklarınızı arayacağı sürecin gongunu çalmıştır bir kere. Bir iki üç en son özür dilerim ancak benim sana bahsettiğim birisi vardı ya hani? İşte biz onunla yeniden barıştık ve sanırım ciddi düşünüyoruz sana hayatta mutluluklar diliyorum diyecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizeyse g. gibi kalmanın dayanılmaz hafifliğinin tadını çıkarmak düşüyor. Bir de kızlara asılan kişinin kalitesiz ve de harcanabilir kimseler olduğu zamanlar vardır ki kızlar bu tür zamanlarda eğer o kişide bir çekicilik varsa çıktıkları oğlanın lafını bir yere kadar etmezler, ancak ne zamanki o çekici görüntünün devamını getiren parlak gelecek, dil, kültür, karizma gibi şeyler gelmiyor işte o zaman kız lafın arasına bir "erkek arkadaşım" fonu yapacak ve size de kısacası "kurbana" , aleti tutmaktan başka çare kalmayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burada kızın çıktığı erkek arkadaşsa sadece kalkan olarak kullanılan bir zavallıdan başka birşey değildir tek kazancı sadakatisiz ve ilişkiye açık kız arkadaşından aldığı bir kaç üç puan öpücüktür ancak devamında yine de harcanacaktır. Kısacası kız böyle derse o sap'a zerre kadar özenmeyin diye yazıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de bu kadar bile uzamadan bir kıza karizma yaparken kızın birden erkek arkadaş lafını söylediğini görürüsünüz. ya da hiç yoktan bir cep telefonu konuşması yapar ve sevgilim, tatlım, aşkım katışıklı sözlerle bir konuşmada size kısacası siktir git demenin yollarını arar. Bu ise kurbanın tipsiz olduğu andan itibaren başlayacak bir konuşmadır kısacası kız bu noktada herifin tipine kılığına endamına bakıp ilk anda harcanabilite notunu vermiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısacası kızlar aldatma olayı konusunda dünyaya örnek canlı formasyonlarıdırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki erkek aldatırmı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında yapılan eyelmin benzerliği bize aynı kelimeyi kullandırtma hatasını yaptırtmıştır ve bu 20 bin kelimelik dilimizin bize bir cilvesidir sadece. Ancak esasen erkeklerdeki durum kısmen değil bütünüyle farklıdır. Bir erkek bir kızla çıkmaktayken, sevdiği kızı günde 5- 10 defa arar hatırını sorar(gerçi bu da yanaşılmaması gereken karizmayı düşüren bir hadisedir uzak duralım) kısacası erkek , sevdiği kızla brlikteyken zaruri sebepler olmazsa asla kızdan ayrılma yanlısı olamaz. Ancak diyelim daha güzel alımlı ve de hoş kültürlü bir kızla tanıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte o an tavlama zamanıdır ki erkek adam eğer işini biliyorsa hiç acımaz ve iş veren kızı bir anda anlar ve bunu kullanarak kızla çıkmayı başarır. Ancak erkek de bir kızla olmadığını söyler. Fakat o anda eski kız hala aklındadır ve zerre kadar ayrılma duygusu yoktur onda. Aksine eskisine karşı vefalıdır ve de ciddi düşündüğü yine eskisidir ama yeni kızdan da beklentileri sevişmek ya da en fazla yatmaktır ancak yine de en çok güvendiği kız en çok tanıdığı kızdır ve o onun ciddi aşkıdır. Kızlardaysa bu tam tersidir kısacası yeni gelene umutlanır eskisini unutmak için hazırdırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse devam edelim erkek adam kızla tanışır çıkar ve sevgili olur bir yeni aşk bulmuştur ama eski kıza asla ayrılık mesajları çekmez çünki abazan geçen günlerin sıkıntısında nimetin hor kullanılmaması ve harcanmaması gerektiğini öğrenmiştir o. Ve her ikisiyle de çıkmaya devam eder. Bilhassa eski kızı terkemek şöyle dursun yenisinden yediği her darbede ona daha da yakşaşabilecektir de ama erkekse ikisini hatta üçünü birden idare edebilir bu adam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ise asla aldatmak olamaz bu. Gönlü genişliktir değerli yoldaşlar. Kızlarınkini tekrar okuyunuz eski erkeğin durumu harcanma olasılığı bir mendil gibi atılabilirliği vs. bunlardan hiç biri bu temiz eylemde bulunamazlar bile. Tamam belki sadakatisizlik olabiliyor ancak asla yüz çevirme ya da aldatmak sözkonusu bile değildir. Sonuçta eskisi elden gitmiyor ve eskisine duuylan bir sevgiden bir eksilme sözkonusu bile değil hatta hala ciddi düşünülebiliyor. Ancak kız yenisi uğruna eskisini umursamayan bir varlık olarak aldatma kelimesinin her nevi zati ve subuti sıfatlarını üzerinde barındıran bir canlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sebepten bir erkeğin asla aldatmayacağını en vurucu örneklerle açıklamış bulunuyoruz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm bu satırları "Yüksel dostum, Bu gerçekten çok farklı bir kız , abi bana dua et hayırlısı olsun, bu kızın nasıl karşıma çıktığını bile anlayamadım, Allah'a şaşkın bi şekilde şükrediyorum abi, olmaz böyle bir şey ya biliyormusun hem güzel hem olgun ve mantıklı. Sanırım Allah gönülme göre verdi" sözlerini bir zamanlar söyleyerek beni gülümseten değerli arkadaşım Cüneyt'in anısına yazdım, dilerim ibret alır ve bu tür tuzaklara gelmezsiniz ve adına kız dediğimiz varlıkları iyi tanır ve ona göre hareket edersiniz, değerli erkek adamlar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-7119869190107227762?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/7119869190107227762/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=7119869190107227762' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/7119869190107227762'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/7119869190107227762'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/ihanet-ve-gnl-genilii.html' title='İhanet ve Gönül Genişliği'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-641635243383383062</id><published>2007-02-23T17:03:00.000+02:00</published><updated>2007-02-23T17:04:19.753+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın'/><title type='text'>Hiç Bir Deneym Kadına Sökmez</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/ansiklopedi/"&gt;Ansiklopedi&lt;/a&gt; - Ansiklopedik bilgiler&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/astroloji/"&gt;Astroloji Sitesi&lt;/a&gt; - Astrolojiyle ilgili bilgiler&lt;br /&gt;&lt;a href="http://cicek-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Çiçek Sitesi&lt;/a&gt; - Çiçeklerle ilgili bilgiler sitesi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bedavadakiler.info/"&gt;Bedavadakiler&lt;/a&gt; - Bedava siteler indexi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bedava-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Bedavalar&lt;/a&gt; - Bir başka bedava siteler indexi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yazıyı yazmaya karar verdiğimde, bu kadar zor olacağını tahmin etmiyordum. Ne kadar zor şeymiş meğer, aklımın kıyısında oluşturduğum temayı kağıda dökmek. Giriş, gelişme ve sonuç bölümlerine ayırıp, okuyucunun rahatça okuyabileceği bir forma sokmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında bütün amacım, 34 yıllık yaşamımda kadınlar üzerine edindiğim naçizane deneyimlerimi (geçmişin hatalarıdır aslında bunlar) daha genç arkadaşlarıma aktarmak, eğer mümkünse -ki çoğu zaman bu olanaklı değildir- aynı hataları tekrarlamamalarını sağlamak. Bu deneyimlerin ne kadar işe yaradığını yazının sonunda hep birlikte anlayacağız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deneyim Bir:Görünmez duvarı aştığınızda çekip gidin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her ilişki de görünmez bir duvar vardır. Kadınla erkeğin tensel ya da ruhsal çekimlerinin başladığı anda örülür bu duvar. Biri diğerini incitmemeye, onun kişiliğine ve görünüşüne eleştiri getirmemeye çalıştığı süreçte oluşumunu bitirir. Sonra bir gün hiç hesapta yokken, herhangi bir şey için tartışılır. İlk ağlama, ilk hüzündür bu. Bilin ki artık sizin ilişkinizde diğerlerininki gibi bir ilişki olmuştur. Bir daha geri dönemezsiniz.... İlk ağlamaları, ikincisi takip eder... Sonra üçüncüsü... Sonra... sonrası yoktur artık. Ya bu yeni durumu olduğu gibi kabul edip, her gecen gün, her gözyaşı için bir sürü bedel ödeyip devam edeceksiniz. Ya da çekip gideceksiniz. Tavsiyem yol yakınken dönmeniz, çekip gitmenizdir. Deneyimlerim, kadınların asla durmak bilmediğini göstermiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deneyim iki: Kadın yemin ediyorsa, yalan söylüyordur!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnanın bana bir kadın, sizi gerçekten istiyorsa ve siz onun için biçilmiş bir eşseniz sizi kaybetmemek için ne gerekiyorsa yapar. "Valla öyle değil! En sevdiğimin ölüsü üzerine yemin ederim ki yapmadım". Sık sık karşılaşmışsınızdır bu tür sözlerle. Bilin ki tam gözbebeğinizin içine bakarak yalan söyleniyordur. Zavallı siz, yüreğiniz oysa ne de parçalanmıştır. Hatta ona sarılıp "Tamam bebeğim, üzme kendini" bile demişsinizdir. Ben dedim çünkü (Zavallı ben!). Yalan söylediğini bile bile. Sonra ne mi oldu? Yeni yalanlar ve yeni yeminler. Küçücük şeyler için bile yalan söylendi bana. Bilin ki size de söyleniyordur. Hem de size sonsuza kadar dürüst kalacağının sözlerini verirken. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deneyim üç:Sık sık "seni seviyorum" demeyin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Seni seviyorum, hem de kocaman çok!" Bir insanın bir insana söyleyebileceği en güzel cümle değil mi? Dilerseniz her saat (ben hesapladım) tam 720 kez söyleyebilirsiniz bunu sevdiğinize. Ama bilin ki her söyleyişinizdeki değeri bir öncesiyle aynı değildir. Değer, hep düşer. İfadesi de. En değerlisi ilk kez söylediğinizdir. Onun değerine bir daha asla ulaşamazsınız. Onun için eğer mümkünse, bir kadına "seni seviyorum" demeyi düşüyorsanız mümkün olduğu kadar geç söyleyin. Sonra da unutun bu iki kelimeyi. Merak etmeyin kadınlar sevildiklerini en çabuk kavrayan canlılardır. Siz söylemeseniz de onlar sizin onu sevdiğinizi bilirler. Eğer işine gelmiyorsa sadece bilmiyormuş gibi yaparlar. Benim tavsiyem "seni seviyorum" cümlesini hep en kritik noktalarda kullanın. Böylece kullandığınız sözcükler, dolar karşısındaki Türk lirasının konumuna düşmemiş olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deneyim dört: Tuzak sorulara dikkat!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Bak tatlım, sana söz veriyorum sorun etmeyeceğim. O kadın sana asıldı mı? Sakın ola ki "evet, asıldı" demeyin. Emin olun bunu hayatının sorunu haline getirecektir. Siz de saflığınıza doyamayacaksınız. Kadınlar, erkeklerin bir ilişkide ne kadar yalın düşündüklerini çok iyi bilirler. Biz bodoslama dalarız bir ilişkiye ve öyle de yaşarız. Ama onlar öyle değildir.- Bu sitedeki bir yazısında Mehmet Emin Arı da aynı tespiti yapmıştı- Çok fazla detaylandırırlar her şeyi. Bir mühendis titizliğiyle hesaplarını önceden yaparlar. Onun için size sorulan bazı sorular tuzak sorulardır. Siz de bir tatlı su sazanı edasıyla hemen atlarsınız sorunun üzerine ve hiç de aklınızdan geçirmediğiniz bir süreç başlar ilişkinizde. Onun için lütfen temkinli olun. Bir kadın "hayır, kesinlikle sorun etmeyeceğim" diyorsa bilin ki sorunun en ağdalısı karşınızda duruyordur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sözün özü: Hiç bir deneyim kadına sökmez!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşınız kaç olursa olsun, kadınlar üzerine ne kadar çok deneyiminiz olursa olsun, bir kadın karşısında bunlar hiç bir işe yaramaz. Onlar genetik olarak, erkeğini elinde tutma ve onu başka dişilerden koruma üzerine kodlanmışlardır. Her türlü duruma karşı hazırlıklıdırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boşuna çırpınmayın, çünkü hiç bir işe yaramayacaktır. Gelin kendinizi ,gönül rızasıyla bir kadının şefkatli ellerine bırakın. Mutlu olun!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-641635243383383062?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/641635243383383062/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=641635243383383062' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/641635243383383062'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/641635243383383062'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/hi-bir-deneym-kadna-skmez.html' title='Hiç Bir Deneym Kadına Sökmez'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-838620769432731954</id><published>2007-02-22T11:14:00.000+02:00</published><updated>2007-02-22T11:15:16.560+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kızlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kız'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='evlilik'/><title type='text'>Görücü Usulü</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/ansiklopedi/"&gt;Ansiklopedi&lt;/a&gt; - Ansiklopedik bilgiler&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/astroloji/"&gt;Astroloji Sitesi&lt;/a&gt; - Astrolojiyle ilgili bilgiler&lt;br /&gt;&lt;a href="http://cicek-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Çiçek Sitesi&lt;/a&gt; - Çiçeklerle ilgili bilgiler sitesi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bedavadakiler.info/"&gt;Bedavadakiler&lt;/a&gt; - Bedava siteler indexi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bedava-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Bedavalar&lt;/a&gt; - Bir başka bedava siteler indexi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/beden-dili-sitesi/"&gt;Beden Dili&lt;/a&gt; - Beden dili ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıllar önce, genc bir budala iken, kendime çok güvenen biri idim. Benim için evlilik, hiçbirşey ifade etmeyen bir olgu idi. "Ne olacak ki?" diyordum. "Evlenirsin, olmaz ise boşanırsın! Bu kadar basit!" ve valide evlen diye baskı yapmaya başlayınca, "Peki!" dedim, "Bulun bir hanım evleneyim!" &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aptallık para pulla değil ya, işte bu da benim aptallığımdı. Hiç önemsemedigim halde, görücü usulü ile evlendim. Benim dışımda gelişen bir olguya, sırf meraktan şahitlik eden bir sinema izleyicisi gibi, kendi yaşamımı izlemeye başladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Valide ve kızkardeşim, bir eve gitmemiz, orda müstakbel eşim olacak hanımın kahve yapıp getirmesi... Küçük bir kız çocuğu görmüştüm elleri titreyen, bakmaya korkan... Sigara içmek istedim. Orada ki çok bilmiş kocakarılar... ona işaret ettiler. Sigaramı yakmaya geldi. Elleri titriyordu, elini tuttum, burnumu yakmaması için. Sigaraya denk getiremiyordu çünkü ateşi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söz kesildi. Ben, merakla bakıyordum. Bir şeyler oluyor ama "Olsun bakalım, sonu ne olacak!". "Nisan!" dediler. Umurumda değil. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve bu süre zarfında görmeye bile gitmiyordum. Kendi yaşamımı yaşıyordum. Arkadaşlarla geziyor, keyif yapıyordum. "Nisan!" dediler, o nasıl oldu, hatırlamıyorum. Sanki ihtiyaç molası verdim de, filmdeki o sahneleri kaçırmışım gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Düğün!" dendi, aklım başıma geldi. Uyandım, ama heyhat geç kalmıştım. "Evlenmek istemiyorum yahu saçmalamayın, buraya kadar gelmem bile hataydı!" dedim. Eh, dedimde, kimseyi inandıramadım. Valide "Sen bırakırsan kimse almaz!". "Neyi almazlar, kim almıyor, yahu pazardan malmı alınıyor. Bu nasıl mantık!" derken kendimi düğünde dans ederken buldum... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evli bir adamdım artık. Kendine güvenen bir budala olarak, bundan sonra bari dürüst olayım, elimden geleni yapayım dedim. Tüm hata benimdi. Meraklı çocuklar gibi başımı belaya sokmuştum. Onun bir suçu yoktu. Madem girdim bu işe, dürüstçe bu işi götürelim deyip, eşimle mutlu bir yaşam için elele verme çabası içine girdim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama olmuyordu. Paylaşım olması için ortak bir dil konuşmak gerekiyordu. Bunun için de ortak bir kültür gerekiyordu. Ben odamda kitap okurken, o dantel örüyordu. Halbuki ben neler hayal etmiştim gençlik hayallerimde, birlikte kitap okuyacaktık, eşimle birlikte sinemaya gidecek, filmin kiritiğini yapacaktık. Konuşacak, tartışacak, bir yaşam boyu aynı paydada buluşacaktık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne kadar toymuşum. Kurulan hayaller ile gerçekler ne kadar fakli imiş. Eşim çok iyi, çok mükemmel bir hanımdı ama ben bana hizmet eden bir hanım istemiyordum. İşte, burada anlaşamıyorduk. Ben romantik, serseri bir tiptim. O ise tüm yaşamı, evi olan bir ev hanımı, yıllarca süren bir evlilik yaşadım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşamak isteyip, yaşayamadıklarımdı sorun. Yoksa herşeyim vardı. Gözüme bakan bir eşim. Bir dediğimi iki etmeyen, toplumun ona öğrettigi gibi daima eşine hizmet eden, eşi için yaşayan. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama olmuyor. Kısaca gençlere tek tavsiyem var. ''Kendilerini tanımadan evlenme kararı vermesinler.'' Benim kendimi tanımam yıllarımı aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eşimle konuşup, boşandık. Hala görüşüyorum. Kendi yaşamımızı kurduk ve ileri bakıyoruz artık. Şu an ikinci evliliğimi yapma hazırlığı içindeyim. Ne mutlu bana ki kendimi tanıdım ve eşimi buldum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Eşim" sözünün içini doldurabiliyorum artık...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kaynak:gelinliksec.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-838620769432731954?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/838620769432731954/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=838620769432731954' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/838620769432731954'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/838620769432731954'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/grc-usul.html' title='Görücü Usulü'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-3878183293125331479</id><published>2007-02-22T11:13:00.000+02:00</published><updated>2007-02-22T11:14:21.610+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişkiler'/><title type='text'>Genelleme</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/bilgi-sitesi/"&gt;Bilgi Sitesi&lt;/a&gt; - Bilgi kaynağı olan bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bilim-sitesi.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Bilim Sitesi&lt;/a&gt; - Bilimsel konularla ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://cep-telefonu-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Cep Telefonu&lt;/a&gt; - cep telefonu ile ilgili site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://cep-telefonu-2.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Cep Telefonu 2&lt;/a&gt; - Cep telefonu ilgili siteler indexi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://cinsel-bilgiler.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Cinsel Bilgiler&lt;/a&gt; - cinsel bilgiler indexi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genellemeler olmazsa, detayları biriktirip, tüme varan yazarlar ne yazar? Edebiyat, size, sürekli olarak, herkesin hayatının kalitesi için, şiir değilse eğer, vasiyetiniz kadar özel sırlarınızı giriş, gelişme, sonuç, ve daha da acıklısı anafikri olan bir düzyazıya dönüştürme mecburiyetini dikte ederken, ne yazarsınız?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ortalamalara, ortalamaları anlatma başarınız, uçları, bir çan eğrisiyle özetleme bilgeliğiyle birleşirse eğer, geneli özelle özetleyebilirseniz beğenilirsiniz. Ama, dikkat, bu kadar uzun cümleler, okuyucuyu sıkabilir. Genel hikayeler, o meşhur "evrensel" temalar, hep genellemeleri gerektirir. Ama artık genellemeler, başlı başına popüler bir yazı konusu olacak galiba. Genleri ellemeye başladı insan oğlu, ve kendini artık hep ulaşmaya çalıştığı yaratıcıya daha yakın görüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genlerin tanımlanması, sağlık için ne büyük bir devrimse, hukuk için daha da büyük bir devrim. Bilimin bugün ulaştığı noktayı, güncel olma riskine girmek istemediğim için atlıyorum. Bir yazı konusu olarak gen-elleme hukuku, ve daha sonrası adeta tahrik edici. Ama ben gen müdahalelerini, cinsiyetler perspektifinde incelemek istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seçim şansı olsa anne-babalar, doğacak çocukları için hangi cinsiyeti seçerlerdi? Bu seçimin erkekadamlar ve hanımkadınlar arasındaki ilişki üzerindeki etkisi ne olurdu? Tek cinsiyet toplumu ütopyaları, Amazonlar, eşcinsellik ideolojisi, ilerleme, rekabetçilik psikolojisi, toplumsal mobilite, hatta evrim ne kadar izlerdi bugünkü kulvarlarını?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadın erkek zıtlığı androjenide, bir karma cinsiyette eriyebilir mi? Anneler kendi "tip"lerine uygun seçmiş oldukları , "ideal" oğulları, Oedipus kompleksinden bağımsız erkekadamlar olarak yetiştirebilecekler mi? Babalar, bütün yeni jenerasyonlar en ince belli, en uzun bacaklı olarak seçilmiş genç kızlardan oluşurken, "American Beauty" sendromunu çok mu yaygın yaşayacaklar? Aile, ne olacak? Pekiyi aileden sonra, kim veya kimler seçecek doğacak çocukların genlerini?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendinize sordunuz mu, eğer imkanınız olsaydı, bütün yetenek parametrelerini yükler miydiniz bir bebeğe? Küçücük bir bebeğin hatasız bir robota dönüştüğünde ne kadar sevimli olabileceğini umabilirsiniz? Deha ölçütünde seçileceği muhakkak IQ seviyelerindeki bebekler için nasıl bir eğitim modeli kurulacak? Ya da, sanat, bilim ve spor gibi, mesaiyi ödüllendiren, ama çalışkanı yetenekliye ezdiren meslekler hangi ufka uzanacak? Yine cinsiyetler çerçevesine girersek, erkek ve kadın meslekleri ayırımı kalacak mı örneğin?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genleri doğum sonrası ellemek imkanı doğarsa, bütün erkeklerin, malum uzantılarının boyunu belirleyen gene müdahale ettirmek için, cinayet dahil, neleri göze alabileceğini merak etmiyor musunuz? Ya da hanımların yapacağı sonu belirsiz "düzeltilecek genler" listelerini?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mükemmel erkek ve mükemmel kadınlardan oluşan bir toplum, mükemmel bir toplum düzeni kurarsa, Kamil ve Kamile’nin aşkı nasıl olur? Kusursuzlar, kusursuz bir aşk mı yaşarlar, ve kusursuz olursa bu aşk olur mu? Bilim-kurgu filmlerindeki, ya da uzaylı fıkralarındaki türden yakınlaşmalar dünyevi aşkın yerini alabilir mi? Yoksa, aşkın yerini, yazarın da malulü olduğu, karşı cinsin kusurlu-kusursuz bütün bireylerine duyulan marazi hayranlık mı alır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genlerimiz tanrının teknolojiye sağladığı en büyük üstünlüklerden biriydi. Yaratılışın "nasıl"ı bilim için en büyük soruydu. "Genleri ellememize de o izin verdi" düşüncesi de elbette saygı değer. Ama şimdi en büyük soru şu: yaratıcıyı taklit ederek, değiştirdiğimizi düşündüğümüz kaderler, vektörel bir birleşmede, insanlığın, ve dolayısıyla evrenin doğrultusunu ne kadar etkileyebilecek? Bunu bilmiyoruz. İçimizden bir çoğu bunu bilmek de istemiyor. Bilmek isteyenler, eğer birileri ortaya çıkıp da bir an önce onlara anlatmazsa, muhakkak deneyerek öğrenecekler. Ama risk büyük: gen-ellemeler "özel"liklerini kaybettirecek insanlara.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kaynak:gelinliksec.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-3878183293125331479?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/3878183293125331479/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=3878183293125331479' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/3878183293125331479'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/3878183293125331479'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/genelleme.html' title='Genelleme'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-4855394156087513459</id><published>2007-02-22T11:12:00.000+02:00</published><updated>2007-02-22T11:13:42.554+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kızlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kız'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişkiler'/><title type='text'>Genç Kız Kalbi</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.data-recovery-sites.info/"&gt;Data Recovery Sites&lt;/a&gt; - Data Recovery Index Portal&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.dedicated-server-links.info/"&gt;Dedicated Server Links&lt;/a&gt; - Dedicated Server Links&lt;br /&gt;&lt;a href="http://edebiyat-sitesi.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Edebiyat Sitesi&lt;/a&gt; - Edebiyat bilgileriyle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://evlilik-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Evlilik Sitesi&lt;/a&gt; - Evlilikle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.evlilikpedi.info/"&gt;Evlilikpedi&lt;/a&gt; - Evlilikle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söze öncelikle dünyadaki en yakın dostum da olsa, lise ve üniversite arkadaşım da olsa, beni rezil etmiş de olsa, değer verdiğim Bahadır Yüksel Hansoylu'nun İhanet ve Gönlü genişlik adlı yazısında hakkımda dediği her şeyi kabul edip, bir de bu tür olayların kurban açısından yorumunu yapıp tüm erkekliğe armağan etmek için bunları kaleme aldığımı biliniz diyerek başlıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Bu yazıyı keleme alan Cüneyt Bursel (19 Aralık 1976 İstanbul Levent doğumlu) İstanbul Üniversitesinde kadın kız gibi hiç bir takıntısı olmayan ve günü birlik çapkınlıklarla adını yeterince duyurmuş gözünü yeterince doyurmuş ama gönlünü umutsuzca bir tarafa koymuş bir yüksek lisans Biyoloji öğrencisidir. Şüphesiz ki iyi bir insandır da. Ne mutlu onu sevenlere, ne mutlu ona güvenen değerli dostlarına Alp ,Yüksel ve Ferruh'a"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşık olmak sevmek sevilmek artık gerilerde kalmış bir masal ve bendeniz de bu masalın eski bir oyuncusu olarak çapkınlıklara ara vermiş bir master öğrencisiydim. Ve İlke olarak Biyoloji ilminde yeni bulutlara doğru akademik olarak kendini geliştirmeye adamış bir genç olacaktı aklımdaki yeni imajım. Kararım kesindi artık ne kadın ne kız. İnsanı pasifize eden hiçbir şey olmadan kendimi geliştirip üstün bir insan olacaktım. Tıpkı dostumun bana bir zamanlar tavsiye ettiği gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnanır mısınız şimdiye dek birlikte olduğum kızları artık sayamıyordum bile. Ve hala da gerçek aşkı bulduğumu sanmıyordum zaten kadına aşık olunmaz sadece evlenilir demeye başlamıştım... Arkadaş toplantılarında ve çeşitli gezmelerimizde tanıştığım her kızın davetkar bakışlarına karşı son derece mesafeli ve de seçici bir tavır ortaya koymuştum çünkü bu gönül meselelerinin sonu yoktur dostlarım. Ama bir olay ile hayatımın akışı bir anda değişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadınlar hakkındaki fikirlerimi altüst edecek bir kızla tanıştım. Haziran ayının yakıcı olmaya başlayan bir sıcak gününde dostum Alp'le birlikte hızlı zamanlarımızdan beridir kutsal bir türbemiz haline gelen Dalyan sahillerindeydik. Bir yeryüzü cennetidir gidenler bilir orasını uzatmıyorum. Dalyan haziran ayında caretta carettalardan da daha önemli bir olay yaşıyordu. Dalyan'a çıkmıştım. Yumurtadan çıkar çıkmaz suya koşuşturan çıtır karettalar gibi binlerce taze de orada kendilerine hayat verecek engin denizin kollarına koşmayı beklercesine serilmiş güneşleniyorlar. Mavili bir kız vardı sahilde çok dikkat çekiyordu. İlk evvel fark etmemiş gibi yaptım ne de olsa kız milletidir fazla beğeni belli etmeye gelmez kendilerini Diana moduna sokarlar. Ama gel gelelim hatun kişi az ötede annesi olmasına rağmen anasından tam 20 metre uzağa benim tam dibime oturdu. Aslında bulunduğum yer güzel güneş görüyordu bunun da etkisi vardı ama zaten bunun da pek bir önemi yoktu saat akşama doğru son güneşli dakikalarını veriyordu bize. Sanırım saat 6 gibi en sevmediğim şey oldu ve tam dibimizden bir muz geçti insanlar bağıra bağıra saçma sapan bir şeyin üzerinde çıkmış bağırıyorlar. Kız benle en sonunda beklediğim şeyi yaptı ve konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"- Ne garip eğlence tarzları var"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hemen sağımdaki kıza kulak kabarttım. Hayret ulan dedim bunu bir kız mı söylüyor? Vallahi özenmiyor ve gerçekten bu tür saçma uçuk lükslere (muza binme vb.)benim kadar sinir oluyorsa helal olsun buna, erkek karıymış dedim. Konuşacaktım. Aslında kız bu sitemini direkt bana dile getirmemişti. Ortaya söyledi hoşnutsuzluğunu lakin 20 metrelik ben merkezli çember yayımda bizden başkası yoktu Öyle ya kız kendi kendine asılmış olmamalıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haklısınız dedim ve konuşmaya başladık. Hangi okuldansınız falan derken kızla aynı okuldan farklı bölümlerden çıktık. Her sorumda o da bana cevap veriyor ve de soru soruyor adeta ağzımın içine giriyordu. ağzımdan çıkacak lafı böylesine güzel izlemesi mest ediyor daha da konuşturuyordu beni. İletişimde okuyormuş, bir gazetede fotoğrafçı bile olsa ona yetecekmiş, iş arıyormuş bir yerden mesleğe girmek istiyor kız, ama hiç de şansı yok. Bir ecza deposunda telefonlara bakıyormuş ve buna ayda 120 milyon maaş veriyorlarmış. Yüreğim sızladı bir anda. Babamın proje müdürü olduğu bir inşaat şirketinin(ismi lazım değil) aylık bülteninde kıza bir iş bulmalıyım dedim kendi kendime. Neyse buna tekrardan döneceğiz... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baştan aşağı alımlı ve maviler içerisinde bir kız. Hayatımda bir daha bir benzerini sanırım göremeyeceğim bir kızdı ve de Macar göçmeniymiş..? Bulgaristan'da bir kaç köyde sırf Macaristan'dan göç eden Osmanlı Türkleri yaşıyormuş. Vidin diye bir yere bağlıymış haritada buldum köyün internette nerde olduğunu bile bulmuştum, İstanbul a geldiğimde. O da göç zamanı Bulgaristan'dan trenlerle gelenler arasındaymış. Ben de Boşnak olduğum için inanılmaz zevkle dinliyordum. Civciv sarısı uzun saçları kahve gözleri toparlak yüz hatları ile değişik bir göçmen güzeliydi. Üzerinde mayosundan başka bir de pelerin gibi bir tül şal karışımı bir şey vardı. O da maviydi. "blue daba dee" oldum ama etkilenmemeliydim. Öyle ya kızdı o.Kızla konuşmaya devam ediyordum. Baştan aşağı maviler giymiş bir kız bana maviler içerisinde bir hayali müjdeliyordu sanki. Umutsuzluğum aşksızlığım ve seçiciliğimin verdiği açlıkla kıza tutulmamak için bin bir dümen çeviriyordum nefsime karşı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce babanın yeri denen bir kafeye gittik kız bana annesini babasını anlattı. Sakat bir erkek kardeş babanın emekli maaşı, son derece salak derecesinde de saf bir annesi vardı. Ve doğal olarak da monoton bir yaşam. Ama nedense kız bir hayli gösterişliydi. Bu gösterişin sahip olduğu tek şey olan güzelliğini iyi bir şekilde sunup kendisini bu hayattan çekip çıkaracak imkanları ve belki de zengin kocayı kazandıracak bir vitrin olarak kullandığını ise göz ardı ederekten kızın güzel yüzü ve endamından başka sözlerini de etkilenerek süzüyordum. Anlattığı kadarıyla bundan evvelki ilişkisi 1 sene sürmüş ve oğlan buna ve hislerine değer vermediği için ayrılmışlar. Yani kısacası ben de sözde ikinci kişi oluyorum. Yemedim ama aklıma değerli dostum Yüksel'i getirdim ve gülümsedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derken kafeden ayrıldık ve gelen kol gibi faturayı bile gözüm görmedi ödedim çıktım oradan. Sanıyorum ki 6 gün kadar bir tatil yaptı ve gidiyordu. 6 dolu dolu günde bana sırlarını sevgisini ve daha nesini vermişse bu kısımlar anlatmakla bitmez ve hepsi kutsaldı bende artık. Onu yolcu edecektim. Ama bir sabah aniden kaldığım otele gelip odamın kapısında belirdi. Ben çalan kapıyı Alp sanmıştım ama oydu. Sanki Selin beni uğurlayacak sanmıştım. Ne güzel bir vedaydı o... sanırım 15 dakika kadar aralıksız öpüştük sarıldık ağlaştık. İstanbul'da görüşecektik ve aşkımızın devamı için kıtaların birleştiği yerde birleşecektik. Cep telefonum yok demişti bana ev tel. de vermedi benden de almadı. Sadece buluşma noktasını ve yerini tespit ettik. Sultanahmet'teki Ayasofya çay bahçesinde buluşacaktık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarihler 4 temmuzu gösterdiğinde Amerika'da ve bende Kurtuluş günü anıydı. Gün gelmişti. Buluşma yerine saat 11 de gelmiştim oysa saat 1 de buluşacaktık. Derken buluşma yerine geldi oldukça güzeldi. Güneş yanıkları geçmiş ve bembeyaz bakıyordu bana. Bana sarılırken beni sevdiğini söylerken çok içliydi. Selvin'i babamın çalıştığı firmanın aylık bülten dergisine sokmuştum. İyi sayılır bir maaşı da olmuştu. Artık her şey çok iyiydi. Dolu dolu günler geçirdik ve Selvin'i tüm anormal hareketlerine benle birlikteyken bir anda duraklamalarına dalıp gitmelerine karşın sevmeye devam ediyordum. Kötü kaptırmıştım.Hayatta yemin olsun ki Allah'tan başka kimsenin önünde eğilmedim ama bu kıza karşı inanılmaz bir teslimiyet içerisindeydim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derken bir gün bana lafı değişik cümlelerle kullanarak arabamın nerede olduğunu sordu. Doğru ya ona anlattığım bazı anılarımda altımdaki arabayla ettiğim kazalar ve arkadaş gezmeleri de vardı. Ve lanet olsun ki araba o gün erkek kardeşimdeydi. Levent Tuzla'da okur ve okula giderken bazan habersizce arabayı alır. Durumu anlattım hmm. dedi önemi yok falan, ama bozulmuştu sanki. O gün öylece geçti gitti. Bir de akşam haberlerinde borsada pis bi piliç firmasının hisselerine aldığım kağıtların ani çıkışı ve düşüşüyle en pis maddi çöküntümü yaşamıştım. Kağıtları elden de çıkarmam hiç kolay değildi oysa çok umudum vardı. Neyse nede olsa çalışıyordum. Bir ilaç firmasının laboratuar sorumlusuydum. Borsa olayını anlattım kıza dinledi üzüldüm gerçekten dedi. Ama fark etmediğim bir şey vardı ki kızın bana ilgisi azalıyordu. Elimdeki maddi olanakların sarsılmazlığı ölçüsünde kızda bana bir ilgi varmış ki bunlar azaldıkça o ilgi de azalıyordu. Derken temmuz sonlarına doğru olan ilişki artık günde beş telefon konuşmasından haftada 2-3 telefona dek düştü. Beşiktaş'ta buluştuğumuzda daha evvel yapmadığı bir şeyi yaptı ve sadece 2 saatinin olduğunu söyledi. Arabam vardı ama o gün moralim bozuktu Şirkette ise yönetim tarafından bana uygulanan çekememezlik son haddine varmış ve yaşadığım aşkın tesiriyle azalan performansım o gün işten atıldığım günün ta kendisi olmuştu. Bendeki moralsizliği sordu, bana güven dedi, omuz çıktı ama salak gibi de inandım ve anlattım. Bana dediği tek şey yine aynıydı. Gerçekten üzüldüm ne diyeceğimi bilmiyorum hakkında dilerim en iyisi olur. Selvin'le o gün ayrıldık eve bıraktım yanaklarımdan ve ufacık da olsa dudaktan bir buse verdi ve o evine ben evime gittim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu noktadan sonra hayatım yazılmaya başlamıştı işte. Eve geldim yatağıma yattım ve bir mesaj. "Cüneyt kusura bakma hayatım ama zor ama çok zor bir dönemdeyim. Derslerim çok kritik ve de hayatımda bazı kararlar almak durumundayım. Eğer anlayışlı olurda bana zaman verirsen sevinirim çünkü ruhen bir baskı altında olmak istemiyorum". Ben tam karşılık mesajı yazacaktım ne bu? diye ama daha yollamadan ikini bir mesaj geldi ve daha da sarsıldım. "Cüneyt üzgünüm kimsenin yaşamında kimseye ayak bağı olmamalıyım, benim için yaptığın her şey için teşekkür. Hakkını helal et hep aklımda ve gönlümde kalacaksın. Lütfen beni sorgulama ve de bir süre arama bye..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuçta kızı aradım. Salaklık işte. Ama arkadaş kalalım dost kalalım türü şeyler... Fakat telefondan bir müzik sesi geliyordu. Konuşalım yüz yüze Selin diyordum ama ses yok. "Lütfen Cüneyt bitsin artık. Ruhen hazır değilim." Öyle ya dostlar, ruhen iyi olmadığımızda genelde ayrılır mıyız yoksa sevdiğimizin omzunda teselli mi ararız? Ama ben tam tersi bir durumdaydım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buna inandım ve kızı aklımdan silme yoluna gittim. Tarihler 10 Ağustos'u gösterdiğinde Yüksel'le birlikte ulus parkına gittik ve kelimeler ağzımdan yine sevgi sözcükleri şeklinde çıkıyordu. Manyak aşıktım, manyak sevmiştim kızı. Ve oda gerçekten oldukça basit bir şekilde vakur davranarak bitirdi olayını ve gitti. Gerçekten de karizma falan kalmadı ama bunu düşünen kim ki? Zaten şu anda kendime yeni gelmiş ve yeni bir sevgili bulmuş halde normale dönmüş vaziyetteyim ama bu tam bir ay aldı değerli erkek adamlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarihler 1 ekimi gösterdiğinde babamın çalıştığı İnşaat firmasının plazasına gittiğim bir gün inanılmaz bir şeyle karşılaştım. Derginin editörü Mahir ve Selvin kol kola. O an sildim bunları aklımdan ama Yüksel ve Alp ben istemememe rağmen araştırıp herifle samimi olmuşlar ve bilhassa Alp adeta kanki olmuş adamla. Herif kızı seviyormuş, kız da adamı, ama Mahir kıza bir yığın yalan söylediğini ve bir yığın da maddi yalan söylediğini amcasının lüks cipini sırf kıza yaptığı karizma çerçevesinde 3 haftadır alıkoyduğunu ve kıza Florya'da oturduğunu söylemiş bunların altından nasıl kalkacağını söyleyip Alp'e dert yanmış Alp dostum kıza maaşım 1 milyar dedim ama ben sadece 300 milyon alıyorum ne yapacağım şimdi ben abi? demiş hatta.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve de işte flaş.. Kız işe başladığı günden beri konuşuyorlarmış ve de kızın işe başlamasından 1 hafta sonraysa çıkmaya başlamışlar. Kız ona ayrıldığı erkek akadaşının kendisine değer vermediğini cs. falan anlatmış... Pes dostlar pes.. İşte aşk . İsteyen alsın yaşasın. İsteyense bir tarafına soksun ama ben artık istemiyorum dostlar. Lütfen bunu herhangi bir sansür uygulamadan yayınlayın ve safça seven ve her şeyini her yönünü aynen sevdikleri kıza aktaran zavallıların uyarılmasına vesile olun. Siz ise değerli erkek adamalar görün işte sevgiyi tanıyın. İşte kızın size sizi sevdiğini söylerken sizin omzuna başınızı koyduğunuzda kızdan aldığınız o elektrikle verdiğiniz cümle sırlar zincirinin, kızın size yakınlaşmasını ve size destek olmasına yarayacağına değil de sadece ve sadece kızın sizi tartmasına yarayacağını bilin yeter. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada Mahir ve Selvinin durumlarını da bilmiyorum artık hiç birimiz de ilgilenmiyoruz zaten. Peki ben? Gerçi ben de Ailesel açıdan Paralı sayılacak biriyim ama babamın parasını yemeyi kendime yakıştıramıyorum. çalışıyor ve babama bağımlı kalmıyorum arabamın parasını bile pazarda mont satarak kazanmıştım üniversite zamanında. Ve buna rağmen helal kazanç değil bol kazanç tercih ediliyorsa bol da bir aile kazancım olmasına rağmen ben yine de beni böyle ölü soyucusu aç insanlara bırakmadığı için Allah'a şükrediyorum. Kızlar her zaman Paralı bir erkek bulabilir, bizse her zaman kız buluruz.. Bunu öğrenelim ve dünyalarımızı bizim peşimizden koşanlara karşın gizleyelim dostlarım. Zenginsen fakir görün fakirsen de hiç takma seni bulan sen olduğun için bulsun bağlansın. Ve dünyalarımızı aklında bizim gibi insanların hayalini kuran temiz kızlar karşımıza çıkıncaya dek, Güzellikten başka hiç bir servete sahip olmayan zavallılardan yüksek bir duvarla ayıralım. Dediğim gibi unutmayın. Her zaman buluruz yeter ki biz adam olalım. Bir azizeye dek gönlünüzü mühürleyin ve her güzele bakmayın dostlarım. Güzele bakmamak bence en güzel sevaptır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasıldı atasözü? "Arı bende oldu mu Balı Bağdat'tan bile getirtirim" Sevgiyle ve Selametle kalın değerli dostlar sevgiyle kalın ve ders alın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teşekkürler Yüksel ,Teşekkürler Alp , Ferruh , Teşekkürler Anne , Beni yetiştiren ve olgunlaştıran herkese dair..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teşekkürler Selvin... bir gün senin gibi zafer sarhoşları da bu sulu gözlerle söylenen yalanlarınızın getirisinin mutsuz bir hayattan başka bir şey olmadığını anlayacaklar ama o zaman geldiğinde Zaman beni haklı çıkarıp aynalar sizi yalancı çıkaracaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dostlarımın tatlı saldırısı olmasa yazamazdım... Sağolun.&lt;br /&gt;kaynak:gelinliksec.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-4855394156087513459?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/4855394156087513459/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=4855394156087513459' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/4855394156087513459'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/4855394156087513459'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/gen-kz-kalbi.html' title='Genç Kız Kalbi'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-3456925873728264805</id><published>2007-02-22T11:11:00.000+02:00</published><updated>2007-02-22T11:12:28.928+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişkiler'/><title type='text'>Ezbere Onbir</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.freegamesambit.com/"&gt;Free Online Games&lt;/a&gt; - Free Online Games&lt;br /&gt;&lt;a href="http://gazete.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Gazete Siteleri&lt;/a&gt; - Gazete siteleryle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://kadinlar-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Kadınlarla İlgili&lt;/a&gt; - Kadın siteleri indexi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.karizmaresimler.info/"&gt;Karizma Resimler&lt;/a&gt; - Resimlerle ilgili siteler portalı&lt;br /&gt;&lt;a href="http://oyun-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Oyunlar&lt;/a&gt; - Oyun siteleri indexi portalı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ezbere onbir sayabilen erkeklerden ol(a)madım hiç. Bütün soyut ve somut konularda, fotoğrafik özellikleriyle gurur duyduğum belleğim, başta futbolcu isimlerini art arda sıralama olmak üzere futbol konularında beni hep mahcup etti. İstediğim, "bundan dört sene önceki falanca maçta feşmekanın yerine oyuna giren filanca da aynı pozisyondan doksana takmıştı" gibi uzman bilgilerine sahip olmak bile değildi. Tuttuğum takımın kadrosunu, elbette yedekleriyle, isim ve sırt numaralarıyla bir nefeste sıralayabilmekti. Olmadı hiç. Ergenlik çağında başka takımları tutan arkadaşlarım, bana kendi takımımın kalecisinin yedeğinin antrenman performanslarını belletmeye çalıştıklarında, gerçekleri mi, yoksa daha sonra dalgalarını geçmek için uydurma bilgileri mi anlattıklarını anlayamıyordum. Gazeteleri her Türk aydın aday adayı gibi en dar açılı köşe yazılarına kadar okuyan ben, spor sayfalarına da samimi olarak ilgi duyuyordum, okuyordum, ofsayt kuralını biliyor olmanın haklı gururuyla pozisyon analizlerini, maç kritiklerini anlar gibi irdeliyordum, ama gazeteyi kapattığımda isimler aklımdan çıkıyordu. Hani yeteneksiz olsam, kötü bir oyuncu olsam ve mahalle maçlarında en son ben seçilsem, diyecektim ki, "oğlum Korkut, Tanrı resim yapmanı ve şarkı söylemeni istemediği gibi, futbol konusunda da bir nasip vermemiş sana." Çok (u)mutsuzdum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ortaokul çağlarımda Pazartesi sabahları benim için, Cumartesi öğleden sonraları "doğru" giyinme-saç şekillendirme işkencesinden bile daha tahammül edilmez oluyordu. Herkes, o zamanlar tek kanallı televizyondaki programları tam konsantrasyonla seyrettiğinden, bütün takımların bütün oyuncularının bütün performanslarını bilirken, ben kısıtlı kapasiteme sığdırdığım, büyük takımların yıldız futbolcularının golleri dışındaki bölümlerde, duyma problemimden de gelen bir antrenmanla, anlar gibi yapıyor, kafamı sallıyor, ve hep yorum yapan arkadaşımın takımını haklı çıkaran onay sesleri çıkarıyordum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lise yıllarında durum biraz daha farklılaşmıştı. Kızların futbolu sevmeyen erkekleri daha çok sevme ihtimali aklıma düşünce, erkek arkadaşlarımın yanında bile, "ben çok sevmiyorum abi futbolu" deme cesaretini gösterdim. Erkekler futbol konuşurken ben kızlarla başka konular konuşmaya başladım. Erkek arkadaşlarım benim garip olduğumu düşünürken, hin oğlu hin bazıları, benim aslında futbolu sevmeme rağmen kızlara ilginç gelebilmek için böyle numaralara başvurduğumu iddia ettiler. Kızlar ise beni hayal kırıklığına uğrattılar. Evet, futbol sevmeyen erkekler çok iyi arkadaş oluyorlardı. Ama sadece arkadaş. Sonra erkekler futbol konuşurken, kızların "kız konularını" kız-kıza konuşmaları normalken, bu kısıtlı sürelerde bir erkek arkadaş-sırdaş istemiyorlardı. Olsundu, ben kızların arkadaşlığı için bu fedakarlığa da katlanırdım. Hem arada farklı düşünen kızlar da çıkıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lise yıllarındaki bir diğer farklılık maçlara gitme izniydi. Özellikle ortaokul yıllarında pek gelişmemiş olan fiziğim -ben kendimin büyüklüğünü de bilirim- ve ezilme tehlikesi nedeniyle maça gönderilmezken artık maçlara gidebiliyordum. Dünya rekoru kıran 2.Lig maçına ve bir milli maça gerçekten gittim. Bunun dışındaki maç izinlerini başka meşgalelerle değerlendirdim. Okulumuz voleybol ve basketbol dışındaki branşlarda Allah’tan faaliyet göstermezdi de, her yıl, okul takımına kim girdi-kim giremedi listelerini ezberlemekten kurtuldum. Bunun iki faydası daha vardı: Okul maçlarına bu sayede kızlı erkekli gidebildiğimiz gibi, sadece 5 ya da 6 kişiden oluşan bir takımı ezbere sayabilmek de daha kolaydı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Futbol sadece futbol değildir" ve "yirmi iki adamın bir buçuk saat bir topun peşinden koşması" algılamalarının uzlaşmaz çelişkisi içinde geçen üniversite yıllarımda hayat yine zorlaşmıştı Bir erkek yurdunda kalmayanların asla anlayamayacağı -aslında erkekleri anlamanın bir erkek yatakhanesinde bir süre yaşamaktan başka yolu da yoktur- ciddiyet ve yoğunlukla dolu tartışmaların dışında kalmak, siz istemeseniz bile mümkün değildi. Kulüpçülük kızdırmalarını savuşturmayı öğrenmiştim, ama şimdi karşıma "tandem", "libero", "antrenman dozajı" gibi yabancı dilde, ve belki de sadece bu nedenle anlaşılmaz görünen kavramları, anlamak ve kullanmak zorunda kalıyordum. Sıkılıyordum. Dört yılda bir yapılan Dünya Kupası okullar kapanmadan başlamasın diye dua ediyordum. Çünkü etrafımdaki herkes, haritada yerini kesinlikle gösteremeyecekleri ülkelerin futbolcularını ve antrenörlerini, kuzenlerinden bile(gerçek bir hikaye) iyi tanıyorlardı. Tam finallerin sıkıştığı zamanlarda, olası çeyrek finalistler beni hiç ilgilendirmiyordu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık arkadaşlarım bana daha hoşgörülü davranıyorlardı. Özgür düşünce ortamında, futbolu sevmemek -elbette gizli eşcinsellik şüphesini not etmek kaydıyla- daha normal karşılanıyordu. Benim gibi insanların var olduğunu öğrenmek, "artık yalnız değilim" hissi benim de futbol konusuna daha objektif yaklaşmamı sağlamıştı. Berberde, kahvede, birahanede karşılaştığım diğer erkeklerin futbolu neden bu kadar oburca sevdiğini düşündüm. İnanmazsınız, bu konuda kitap bile okudum. İkna olabildiğim bir sonuca ulaşamadım. Anlayamadım. Futbol seyrederken doktorasını yapmış arkadaşlarım, genç profesyoneller, hatta köşe yazarları, dünyayla ve diğer bütün zamanlarda kafalarını meşgul eden bir numaralı süje olan kadınlarla bile bağlarını kopartıyorlardı. Yolda arabayı durdurup, sıradan çocukların oynadığı bir mahalle maçını seyretmek için, ümitvar bir akşam yemeğine geç kalmayı göze almak, veya normalde sırtüstü yatıp dinlenmek -leşlik yapmak- isteyeceği bir hafta sonu sabahının köründe, deplasmanlara koşmak, anlayamadığım için saygı duyduğum tercihlerdi. Ama terslik bendeydi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şunu fark ettim: Ben aslında futbol gurmesiydim. Çok seçici olmak kaydıyla, güzel golleri, çalımları, estetik mücadeleleri seviyordum. Sevmediğim daha maç başlamadan "hala mı gol yok" diyen mantık seviyesiydi. Benim yakınlık duyduğum takımın derbi karşılaşmaları, A milli takımın önemli maçları filan gibi heyecan duyabileceğim maçları izlemeyi seviyordum. Ama naklen. Banttan bir maçı izlemeye dayanamıyordum. Goller, güzel hareketler, ilginç pozisyonlar iyiydi de, yorumlar ve analizler gereksizdi. Berabere, hele hele golsüz berabere biten bir maçın özetine bile dayanamıyordum. Kumarı, balık tutmayı ya da avcılığı sevmediğim gibi, futbolun da "hadi bakalım rasgele, belki güzel bir hareket olur" beklentisini sevmediğimi, hayatımı zamanı belirsiz olumlu sürprizleri bekleyerek geçirmek yerine, keyiflerin daha garantili olduğu konulara yönelik yaşamayı seçtiğimi anladım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık bir aile babasıyım ve çok daha kabul edilir bir tercih bu. Bekarken ve bekar arkadaşlarlayken açıklama gerektiren eksikliklerim, (benchmarking talepleri de dahil) büyük kalite ödüllerine aday olmaya başladı. Pazar ve Pazartesi akşamları, diğer geceler gibi, seyretmeye değer özel bir şey yoksa kapalı duruyor televizyon. Kitap okuyor, bu tür yazılar yazıyorum. Baskı bitince ben de kendimi aştım. Arada bir ve özellikle bu yıl "golleri" izlemek için haberlerin sonunu izlediğim oluyor. Yabancı takımlara giden Türk futbol adamlarının transfer dedikodularını takip ediyorum. Hatta iki derbiyi naklen seyrettim, teknik aksaklıklar nedeniyle üçünün de dakika ve gollerini takip ettim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hala ezbere onbir sayamıyorum. Ama daha fazla gayret gösteriyorum. Çünkü sorumluluklarım var. Kendi tercihlerimi empoze etmekten korktuğum ve özgürlüğümü ödünç verdiğim çocuklarım, bakalım neyi tercih edecekler ve tercihlerini cesur ve dürüstçe yaşayabilecekler mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak:gelinliksec.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-3456925873728264805?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/3456925873728264805/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=3456925873728264805' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/3456925873728264805'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/3456925873728264805'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/ezbere-onbir.html' title='Ezbere Onbir'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-8035851663229633818</id><published>2007-02-22T11:10:00.002+02:00</published><updated>2007-02-22T11:11:48.265+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sevgi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='evlilik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişkiler'/><title type='text'>Eşitlik mi, Eşitsizlik mi?</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/psikoloji-sitesi/"&gt;Psikoloji Sitesi&lt;/a&gt; - Psikolojiyle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/ruya-tabirleri/"&gt;Rüya Tabileri&lt;/a&gt; - Rüya tabirleriyle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://resim-2.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Resim Siteleri 2&lt;/a&gt; - Resim siteleriyle ilgili bir başka site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://resim-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Resimler Sitesi&lt;/a&gt; - Resim siteleri indexi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Seçilmiş Siteler&lt;/a&gt; - Özel seçilmiş siteler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eskiden her şey daha bir eşitmiş. Herkes omuz omuza mücadele etmiş kurtuluş savaşında mükemmel bir dayanışma. Nasıl ki yiğitler çıkıyorsa, onları doğuran,cepheye mermi taşıyan, gerektiğinde düşmanı püskürtecek kadar cesur kadınlarımız, analarımız nene hatunlarımız da vardı. Tarihi inceleyecek olursanız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi ise bir eşitsizliktir gidiyor. Tüm ciddi ve geyik ortamlarında aynı anda. Neden anlaşamazlar ki yüzyıllar boyu anlaşmış olan kadın ve erkeklerimiz? Belki iktidar hep erkeklerdeydi, belki de yüzyıllar boyunca kadın alışmıştı erkeğini yönetmeye, yönlendirmeye ama kesinlikle öne çıkmadan. Örneğin Osmanlı imp. Hürrem sultanlar, safiye sultanlar gibi geri planda kalmışlar, ama devleti onlar idare etmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi ne oldu kuzum acaba erkekler mi bilinçlendi yoksa kadınlar mı? Atatürk kadınlara ilk haklarını tüm dünyadan önce verdi. İktidar kimin elinde diye bir konu açmak istemiyorum çünkü tüm problemlerin anası iktidar mücadelesi, kim güçlü? İnsanların tek derdi güçlü olmak. Tamam da bu güç neden bu kadar önemli, evlilik cüzdanının kadına verilmesi neden bu kadar önemli, ya da erkeğin aile reisliği yerine ortak reislik olması, mal paylaşımı falan neden bu kadar tepki aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün savaşlarda bir kazanan ve bir de kaybeden olur ama aslında yalnızca kaybeden vardır. Belki o an için kazanmış olabilir ama inanın kaybedilen gözden yitirilen bir sürü değer yargıları vardır. Saygınız, sevginiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki bu savaş daha ne kadar sürmeli. Daha ne kadar bu eşitlik konusu ya da eşitsizlik konusu sırf kavga olsun diye, sırf birileri birilerini yesin bağırsın, kavga çıksın diye; sırf medyanın reytingi uğruna, tirajı uğruna devam mı etmeli. Belki size de sorabilirler bir gün ana haber bülteninde:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Efendim karınız sizi bıçaklamış, acı var mı efendim? Acı hissettiniz mi? diye. Zaten oldum olası şu realite şovlara ısınamadım. Nedense bana itici gelir hep, çevremizde görmemiz gereken onca güzellikler varken.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çözüm ise bence basit yada bileşenleri basit. Karşılıklı sevgi saygı ve güven. Hava su ve ekmek gibi o kadar gerekli ki bunlar. Bazen yaşlı çiftler görürüm el ele dolaşırlar en son baharlarında ama içleri hayat dolu umut dolu sevgi dolu. Ne kadar çok imrenirim onlara yıllarca yaşadığın hayat arkadaşınla yıllar boyu bitmek tükenmek bilmeyen sevgi mükemmel aşk, hayat aşkı. En büyük Aşk. İlk günkü sevgimle ölene dek el ele. Hayatı yaşamak görülebilecek tüm güzelliklerden tat almak için, hayatı paylaşmak için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgi saygı ve güven üçgeninde uzun ve mutlu yıllara.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak:gelinliksec.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-8035851663229633818?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/8035851663229633818/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=8035851663229633818' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/8035851663229633818'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/8035851663229633818'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/eitlik-mi-eitsizlik-mi.html' title='Eşitlik mi, Eşitsizlik mi?'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-2442196792769748471</id><published>2007-02-22T11:10:00.001+02:00</published><updated>2007-02-22T11:10:42.379+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gelinlik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkek'/><title type='text'>Bir Erkek İçin Başarı</title><content type='html'>&lt;a href="http://site-ekle.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Site Ekle&lt;/a&gt; - Site kayıt&lt;br /&gt;&lt;a href="http://ssk.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;SSK Siteleri&lt;/a&gt; - SSK siteleriyle ilgili siteler indexi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/ufo-sitesi/"&gt;Ufo Sitesi&lt;/a&gt; - Ufolarla ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://uydu.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Uydu Siteleri&lt;/a&gt; - Uydu siteleriyle ilgilig bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.yeni-oyun-siteleri.info/"&gt;Yeni Oyun siteleri&lt;/a&gt; - Oyun siteleri indexi portalı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4 yaşında başarı... ... pantolonuna işememektir.&lt;br /&gt;12 yaşında başarı... ... arkadaş bulabilmektir&lt;br /&gt;16 yaşında başarı... ... sürücü ehliyeti alabilmektir&lt;br /&gt;20 yaşında başarı... ... seks yapabilmektir&lt;br /&gt;35 yaşında başarı... ... para kazanmaktır&lt;br /&gt;50 yaşında başarı... ... para kazanmaktır&lt;br /&gt;60 yaşında başarı... ... seks yapabilmektir&lt;br /&gt;70 yaşında başarı... ... sürücü ehliyeti alabilmektir&lt;br /&gt;75 yaşında başarı... ... arkadaş bulabilmektir&lt;br /&gt;80 yaşında başarı... ... pantolonuna işememektir ..."Can eğrisi" deniyor buna..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HER BASARILI ERKEGIN ARKASINDA BASARILI BIR KADIN VARDIR &lt;br /&gt;Massachusetts Yasam Sigortasi Sirketinin genel müdürü olan Thomas Wheeler ve karisi, otobanda arabalari ile yol alirken, Wheeler benzinlerinin bitmek üzere oldugunu farkeder. Oto bandan çikar ve servis alanina girer.Servis alaninda sadece bir benzin pompalayici vardir. Pompaci benzin koyarken o da ayaklari açilsin diye yürümeye baslar. Arabaya geri döndügünde karisi ile pompacinin koyu bir sohbete daldiklarini görür. O gelince konusmayi birakirlar. Arabaya binince pompaci onlara el sallar ve karisina. " Seni görmek güzeldi " , der. Servis alanindan ayrilirlarken Wheeler adami taniyip tanimadigini sorar. &lt;br /&gt;Karisi tanidigini söyler. Ayni lisede okumuslar hatta bir yil da çikmislardir.Wheeler, " Sansliymissin ki karsina ben çikmisim " der . " Onunla evlenseydin, genel müdür degil de pompaci karisi olacaktin." " Sevgilim " diye yanitlar karisi, " Onunla evlenseydim, o genel müdür, sen pompaci olurdun."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kaynak:gelinliksec.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-2442196792769748471?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/2442196792769748471/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=2442196792769748471' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/2442196792769748471'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/2442196792769748471'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/bir-erkek-iin-baar.html' title='Bir Erkek İçin Başarı'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-7551029687795408573</id><published>2007-02-22T11:08:00.000+02:00</published><updated>2007-02-22T11:09:45.070+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gelinlik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sevgi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='evlilik'/><title type='text'>Bekar Erkeğin Avantajları</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/ekonomi-sitesi/"&gt;Ekonomi Sitesi&lt;/a&gt; - Ekonomi siteleri indexi portalı&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bedavalar.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Bedava Siteleri&lt;/a&gt; - Bedavalarla ilgili bir başka index sitesi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://super-bedavalar.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Süper Bedava Siteleri&lt;/a&gt; - Bedavalarla ilgili yine bir başka index sitesi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://felsefe-sitesi.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Felsefe Sitesi&lt;/a&gt; - Felsefe terimleriyle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://super-oyunlar.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Super Oyunlar&lt;/a&gt; - Süper Oyun siteleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vücudundaki kılları mütemadiyen aldırmak zorunda değilsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bıyıkların utanç degil çogu zaman övünç kaynağıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beş günlük tatil için ufak bir çanta yeter. Her kavanozu tek basina açma kabiliyetine sahipsindir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tazelemek zorunda olduğun bir makyajin olmadigi için zırt pırt tuvalete gitmezsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kilo aldığında dostların sana acıyarak bakmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayakkabılarının topugu ve tırnağın asla kırılmaz, çorabin kaçmaz. Göbegin bile bir çekicilik unsuru olarak sunulabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Bu göbek değil sevgilim, aşk halkasi" İş görüşmelerinde kalça ve göğüslerinin güzelliği hiç önemli değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pisirecegin hayvani kendin avlayabilecek güçtesindir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Duş yapman ve giyinmen en fazla on dakika sürer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gereksiz esyalarin bulundugu bir çantayi tasima aliskanligin yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ceketini alip çikarsin.Besli paket halindeki donlarin fiyati, tek bir sütyenin kikadardir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;40 yaşına da gelsen kimse evde kaldigini iddia edemez. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çişinle Italyanca " Seni Seviyorum " yazabilecek kadar kabiliyetlisindir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzündeki tüm renkler orijinaldir ve ne silince, ne yağmurda, ne de aglayinca çikmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sokakta muz yemen hiç ayıp sayılmaz, Magnum yerken etiketi saklamak zorunda kalmazsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bira sisesinin açacak kullanmadan açmanin en az bes yolunu bilirsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sohbet ettigin insanlar bakışlarını göğüslerine doğru kaydırmaz. &lt;br /&gt;Evlenince soyadini degistirmek zorunda kalmazsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her zaman tek parça mayo giyersin Karsi cinsle esit olduğunu kanitlamak için yaratılmış hemcinslerin yoktur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kahvehaneler, stadyumlar, genelevler, sirf senin daha keyifli bir hayat sürmen için vardir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Topuklu ayakkabi gibi bir seyin üstünde hokkabazlik yapmak zorunda degilsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen hiç "Erkek Hastalıkları Uzmanı" diye bir kavram duydun mu?&lt;br /&gt;kaynak:gelinliksec.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-7551029687795408573?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/7551029687795408573/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=7551029687795408573' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/7551029687795408573'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/7551029687795408573'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/bekar-erkein-avantajlar.html' title='Bekar Erkeğin Avantajları'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-7160581795939829441</id><published>2007-02-20T20:08:00.001+02:00</published><updated>2007-02-20T20:08:31.333+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişkiler'/><title type='text'>İyiki Erkeğim</title><content type='html'>1. Pamela Anderson. &lt;br /&gt;2.Filmlerdeki çiplaklik sahnelerinin yildizlari genelde disidir. &lt;br /&gt;3.Bes günlük bir tatil için minik bir çanta yeterlidir. &lt;br /&gt;4.Spor karsilasmalari. &lt;br /&gt;5.Telefon konusmalariniz maksimum 30 saniyedir. &lt;br /&gt;6.Arkadaslarinizin seks hayatini gözlemlemeniz gerekmez. &lt;br /&gt;7.Tüm konservelerinizi siz açarsiniz. &lt;br /&gt;8.Tuvalet ihtiyacinizi kadinlardan %80 daha hizli ve pratik giderirsiniz. &lt;br /&gt;9.Eski arkadaslariniz kilo almis yada vermis olusunuzla ilgilenmezler. &lt;br /&gt;10.Kuaförde saatler harcamazsiniz. &lt;br /&gt;11.Disilerden %98 daha hizli zap yaparsiniz. &lt;br /&gt;12.Pembe dizilerle zaman kaybetmezsiniz. &lt;br /&gt;13.Poponuz ise alinmanizda asla bir kriter degildir. &lt;br /&gt;14.Tüm orgazmlariniz gerçektir. &lt;br /&gt;15.Tecavüzcüler sizle ilgilenmez. &lt;br /&gt;16.Her yere yaninizda gereksiz seylerle dolu bir çanta götürmek zorunda kalmazsiniz. &lt;br /&gt;17.Yaslanirsaniz Viagra kullanirsiniz. &lt;br /&gt;18.Tuvalete yardimci bir grup arkadasiniz olmadan gidebilirsiniz. &lt;br /&gt;19.Soyadiniz oldugu gibi kalir. &lt;br /&gt;20.Bir otel yatagini toplanmamis bir sekilde birakabilirsiniz. &lt;br /&gt;21.Kendi yemeginizi öldürebilirsiniz &lt;br /&gt;22.Düsüncesizlikleriniz için ekstra kredi sahibisinizdir. &lt;br /&gt;23.Hiç kimse sizi (onu) yutarken hayal etmez. &lt;br /&gt;24.Tuvaleti silmek zorunda degilsinizdir. &lt;br /&gt;25.10 dakikada tras olup, dus alip hazirlanabilirsiniz. &lt;br /&gt;26.Kendinizi tatmin &lt;br /&gt;etmek için yardimci bir titresimli faktöre ihtiyaç duymazsiniz. &lt;br /&gt;27.Bayan patronlara karsi avantajlisinizdir. &lt;br /&gt;28.Ne kadar çirkin olursaniz olun sizden hoslanan bir karsi cins bulunur. &lt;br /&gt;(bkz. Quassimodo) &lt;br /&gt;29.Dügün planlariyla ilgilenmezsiniz. &lt;br /&gt;30.Biri sizi bir yere davet etmeyi unutursa hala arkadasiniz olabilir. &lt;br /&gt;31.Bir partide sizin kiyafetinizin aynini giyen biriyle tanisirsaniz onunla &lt;br /&gt;hayat boyu arkadas olabilirsiniz. &lt;br /&gt;32.Iç çamasirlariniz pazarda 500.000TLdir. &lt;br /&gt;33.Bilimum güzellik yarismalari. &lt;br /&gt;34.Sizin emrinizde çalisan insanlardan hiçbiri sizi aglatma gücüne sahip &lt;br /&gt;degildir. &lt;br /&gt;35.Boynunuzun altinda kalan hiçbir vücut bölgesini tiras etmezsiniz. &lt;br /&gt;36.Her aksam killi poponun birine arkanizi dönmek zorunda degilsinizdir. &lt;br /&gt;37.Otuz dört yasinda ve hala bekarsaniz kimsenin umurunda olmaz. &lt;br /&gt;38.Adinizi kara sidikle yazabilirsiniz. &lt;br /&gt;39."Uzaga iseme" yarismalarinda tartismasiz bir üstünlük saglarsiniz. &lt;br /&gt;40.Çukulata sadece bir çesit tatlidir, kaçilmasi gereken bir güzel sey degil. &lt;br /&gt;41.Cumhurbaskani olabilirsiniz. &lt;br /&gt;42.Yolcu koltugunda da yolculuklardan zevk alabilirsiziniz. &lt;br /&gt;43.Çiçekler her seyin anahtari, her sorunun çözümüdür. &lt;br /&gt;44.Diger insanlarin duygularina çok önem vermeniz sizden beklenmez. &lt;br /&gt;45.Çalisma saatlerinizin %90'ini seksi düsünerek geçirebilir ve tam verim alabilirsiniz. &lt;br /&gt;46.Islanacaginiz bir ortama beyaz bir t-shirt ile gidebilirsiniz. &lt;br /&gt;47.Üzerinde "Hâ$$îktir ordan!" yazan bir t-shirt giyebilirsiniz. &lt;br /&gt;48.Üç çift ayakkabi yeter de artar bile. &lt;br /&gt;49.Araba tamircisine kolayca gidebilir ve hatta orada muz bile &lt;br /&gt;yiyebilirsiniz. Basiniza bir sey gelmez. &lt;br /&gt;50.Istedginizi söylersiniz ve insanlarin sizin hakkinizdaki düsüncelerini takmazsiniz. &lt;br /&gt;51.Leonardo DiCaprio'nun hoslanilacak biri bile olmadigini daha kolay anlarsiniz. &lt;br /&gt;52.Arkanizdan fazla kisi konusmaz; konussa bile aldirmazsiniz. &lt;br /&gt;53.Sicak bir günde gömleginizi çikartabilirsiniz. &lt;br /&gt;54.Yanliz yasiyorsaniz annenizin sizi ziyaret etmesi arifesi hariç evinizi &lt;br /&gt;asla toplamayabilirsiniz. &lt;br /&gt;55.Tüm tamirciler size gerçegi söyler, doru fiyati teklif eder ve pazarliga &lt;br /&gt;daha açiktirlar. &lt;br /&gt;56.En yakin arkadasinizla saatlerce oturup "Benden hoslaniyor olmali" &lt;br /&gt;seklinde düsünmeden maç seyredebilirsiniz. &lt;br /&gt;57.Sevgilinizin sizden ayrilmaya çalistigini ima ettigi cümleleri asla &lt;br /&gt;yanlis anlamazsiniz. &lt;br /&gt;59.Ruhsal durumunuz çok zor degisir. &lt;br /&gt;60.Dünyaniz isediginiz yerdir. &lt;br /&gt;61.Mekanik aletleri diger cinsten daha kolay kullanir, onlari yönetirsiniz. &lt;br /&gt;62.Arkadasinizin yeni saç biçiminizi fark etmesi sizi pek ilgilendirmez. &lt;br /&gt;63.Clint Eastwood'a hayran oldugunuzda için ona benzemek istemezsiniz ya da &lt;br /&gt;benzemek için kilo verme geregi duymazsiniz. &lt;br /&gt;64.Asla bir önceki benzin istasyonunun çalisanlarini begenmediginiz için &lt;br /&gt;digerine 20 km yol almazsiniz. &lt;br /&gt;65.Bir içecek sisesini açmanin en az 20 farkli yolunu bilirsiniz. &lt;br /&gt;66.Ne giyerseniz giyin, bacaklarinizi farkli yönlere sonuna kadar açarak &lt;br /&gt;oturabilirsiniz. &lt;br /&gt;67.Ayni is . . . Fazla maas. &lt;br /&gt;68.Gri saç ve kirisikliklar karizma katar. &lt;br /&gt;69.Gelinlik - 200$, frak kirasi - 100$ &lt;br /&gt;70.Bir atista 400 milyon sperm ile 15 denemede dünya nüfusunu ikiye &lt;br /&gt;katlayabilirsiniz - en azindan teorik olarak. &lt;br /&gt;71.Diger insanlarin yemeklerine ve tatlilarina ilgi duymazsiniz. &lt;br /&gt;72.Uzaktan kumanda sadece ve sadece sizindir. &lt;br /&gt;73.Siz insanlarla konusurken asla gögüslerinize bakmazlar. &lt;br /&gt;74.Eurosport'da ki birbirinden ilginç motor sporlari. &lt;br /&gt;75.Formula 1. &lt;br /&gt;76.Bir arkadasiniza hediye götürme geregi duymadan da ugrayabilirsiniz. &lt;br /&gt;77.Bekarliga veda partileri kina eglencelerinden kat kat iyidir. &lt;br /&gt;78.Annenizle normal ve saglikli bir iliskiniz vardir. &lt;br /&gt;79.Erkek çocuklar aileler tarafindan -genelde- daha çok sevilirler. &lt;br /&gt;79.Kolayca prezervatif alabilirsiniz. (Eczaci sizi çiplak olarak hayal etmez) &lt;br /&gt;80.Banyoya gidip makyaj tazelemenize gerek yoktur. &lt;br /&gt;81.Makyaj yapmaniza gerek yoktur! &lt;br /&gt;82.Eger bir arkadasinizi arayacagim deyip aramazsaniz o arkadaslariniza sizin degistiginizi söylemez. &lt;br /&gt;83.Bir gün uyandiginizda pis, yasli bir adam oldugunuzu fark edeceksiniz. &lt;br /&gt;84.Muayyen gunleriniz olmadigi icin istediginiz zaman rahatlikla denize girebilirsiniz. &lt;br /&gt;85.Ev hayvaniniz varsa onun yemek ve tuvaletiyle ilgilenmeyebilir, ama onunla oynayabilirsiniz. &lt;br /&gt;86.Her durumu "$îKtir et" diyerek rasyonalize edebilirsiniz. &lt;br /&gt;87.Prenses Di'nin ölümü sizin için sadece baska bir ölüm ilanidir. &lt;br /&gt;88.Gegirmek normal bir seydir. Bunun zevkine varabilir ve hatta iyi &lt;br /&gt;gegiriyorsaniz bu olay arkadaslariniz tarafindan saygi ile karsilanabilir. &lt;br /&gt;89.Ruhsal durumunuz yüzünden seksüel bir sansi kaçirmazsiniz. &lt;br /&gt;90.Steven Seagal gibi büyük bir sahsi yakindan anlayabilir, ona hayranlik duyabilirsiniz. &lt;br /&gt;91.Normal disi bir durum hariç estetik ameliyata ihtiyaç duymazsiniz. &lt;br /&gt;92.Mekanik bir dalgamatik çalismadiginda onu yumruklayip firlatabilir, bundan zevk alabilirsiniz. &lt;br /&gt;93.Yeni ayakkabilar yüzünden büyük acilar çekmezsiniz. &lt;br /&gt;94.Porno filmler tam sizin istediginiz gibi tasarlanmistir. &lt;br /&gt;95.Herkesin dogum günü yada yilbaslarini hatirlamak zorunda degilsinizdir. &lt;br /&gt;96.Birinden nefret etmek onunla seksüel bir yakinliginizin olmasini engellemez. &lt;br /&gt;97.Arkadaslariniz asla size "Ee, degisik bir sey fark ettin mi" teklinde tuzaklar kurmazlar. &lt;br /&gt;98.Internet ve olanaklari. &lt;br /&gt;99.Cinsel organinizla gurur duyabilir, ona isimler takabilirsiniz. Yaratici degilseniz "Osman" yada "küçük miço" diyebilirsiniz&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-7160581795939829441?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/7160581795939829441/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=7160581795939829441' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/7160581795939829441'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/7160581795939829441'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/iyiki-erkeim.html' title='İyiki Erkeğim'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-3446490488772026857</id><published>2007-02-20T20:07:00.001+02:00</published><updated>2007-02-20T20:07:54.369+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gelinlik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkek'/><title type='text'>Taciz Olayları</title><content type='html'>Stefan Bechtel, Men's Health'in yazı işleri müdürü, böyle bir araştırmayı niçin gerekli gördüklerini şöyle açıklıyor: "Amacımız cinsel tacizin iki taraflı giden bir olay olduğunu göstermekti. Erkekler zaman zaman kadınların cinsel çekiciliğiyle harekete geçiriliyorlar. Ve işte okuyucuların söyledikleri. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzde 49'u, kadınların işyerlerinde "kışkırtıcı ve ilgi çekici" giyinmesinden şikayetçi... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzde 24'ü, kadınların cinsel çekiciliklerini "işlerinde ilerlemek için" kullandıklarını belirtiyor... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzde 33'ü, böyle kadınların cinsel tacizde bulunduklarının kabul edilmesi gerektiği görüşünde... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzde 57'si, işte cinsel tekliflerle karşılaştığını belirtiyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzde 33'ü, çevresinde bir yığın seksi giysiler içinde kadının 20 dakikalarını cinsel fantezilerle geçirmelerine neden olduğunu belirtiyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzde 58'i, iş zamanlarında meslektaşları hakkında fanteziler kurduğunu kabul etti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzde 26'sı işyerinde seks yaptığını belirtti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzde 18'i iş saatleri içinde çalışma arkadaşlarıyla seks yapmaya eğilimli olduğunu belirtiyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzde 43'ü, sabahları görüntüsünü kontrol etmek için zaman geçirdiğini belirtiyor. Tabii ki kadınlara çekici görüneceğinden emin olmak için. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzde 58'i, çekici bir kadın sekreter olduğunda patronunun olduğundan daha gergin olduğunu söylüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak:gelinliksec.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-3446490488772026857?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/3446490488772026857/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=3446490488772026857' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/3446490488772026857'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/3446490488772026857'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/taciz-olaylar.html' title='Taciz Olayları'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-349889503161539758</id><published>2007-02-20T20:05:00.000+02:00</published><updated>2007-02-20T20:12:19.310+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aşk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gelinlik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='evlilik'/><title type='text'>Kadın Nasıl Tavlanır ?</title><content type='html'>Aşk bu, boru değil. Dikkatli olmalı, dikkatli davranmalı, taraflardan birisinin kadın olduğunu asla unutmamalı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazının Devamını Mutlaka Okuyun..! Şaşıracaksınız..! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadın Nasıl Tavlanır.?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Bir kadın seni ilginç buldu, sen de bu durumu ilginç buldun. Durum ilginç olmadığı gibi ilişkiyi ilk onun başlatması olasılığı da çok zayıftır. Toplum, her durumda kadının kitabıdır ve toplum der ki; ilişkiyi başlatan bir kadınsa o kadının kötü şöhreti vardır. Kadın için toplum, ilginç bir adamdan daha önemlidir. Kadınlar hakkındaki bu bilgiyi atlamamak gerekir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Kesinlikle ilişkiyi başlatan sen olmalısın. Çünkü onların hisleri ve düşünceleri bütünüyle safsatadır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Eğer başka bir erkekle çıkıyorsa ona adamın işe yaramaz olduğunu, onun tipi olmadığını, mutlaka yanlış bir tercih yapmış olduğunu söyle. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Kadınların hisleri ve düşünceleri önemsizmiş gibi, hatta yokmuş gibi davranmak en iyisidir. Onlar bu tutumunu "Bana kadın gibi davranıyor" diye yorumlayacaklardır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. Derin düşün. Bir kadına, kendi tarzınla onun ne kadar harika gözüktüğünü söyle, ama öyle ki, gözlerinle onun düşüncesini ve vücudunu yiyip bitirmek istediğini söyle. Bu onu etkileyecek ve ne kadar derin biri olduğunu düşünecektir. Kadınlar her türlü yalanın derin bir düşünce olduğunu sanırlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6. Zerre kadar gururun yokmuş gibi davran. Spor yap, iyi giyin, popüler ol. Bütün bunlar bir kadın için senin ne kadar ahlaksız, kadın meraklısı, yenir yutulur bir lokma olmadığının göstergesi olacaktır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7. Başlangıçta seksten başka bir şey düşünme ve müşkülpesent olma. İyisine ulaşmak için yığınla kadını elden geçirmen lazım. Gururundan başka kaybedecek birşeyin yok. Gurur ise sadece kaybedenlerindir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8. Kendini kaliteli, düzgün biri olarak gösterirsen bu kadınları soğutur. Çünkü, diğer bütün kadınların da bundan feci şekilde soğuyacağını kalplerinin ta derinlerinde bilirler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9. Birsürü kadını seviyor olsan bile, kadınların herbiri, sadece kendilerini sevdiğini sanırlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10. Bütün kadınları çekici buluyormuşsun gibi davranırsan bütün kadınlar da seni çekici bulur. Çünkü, kadınlar kendi başlarına düşünemezler (toplum kadının kitabıdır, hatırlarsanız). Eğer diğer kadınlar sizi önemsemiyorsa, ancak o zaman o da sizi önemsemez. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;11. Kadınlarla birlikte olduğun o değerli zamanlarda onları aşağıla, küçük düşür ve ne yaptığını biliyormuşsun gibi davran. Elbisesinin basit ama saçlarının şahane olduğunu söyle ona. Ona zamanla doğru dürüst giyinmeyi ve öpüşmeyi öğreteceğini söyle. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12. Şüphede misin, hemen davran; onu biryere götür, öp onu, dokun ona, nazikçe elinden tutup yatak odana götür onu. Kadınlar, senin onları harekete geçirmeni bekleyip dururlar. Eğer ne yapacağına kararsız kalırsan, öyle bir değişirler ki, neden hala birşey yapmıyor diye şaşırıp kalırlar. Bu, bir kadının bir erkeği ciddiye alması için neredeyse her kadının başvurduğu, erkeklerden istediği, bir kendine güven testidir. Kadınların da kendilerine ait bir zekası vardır diye düşünürsen, senin aptal olduğunu düşüneceklerdir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;13. Artık farkına var ki reddedilmek öyle çok da mühim bir şey değildir. Bir kadın sana hayır dediğinde, bunun, tam da o anda esen rüzgarın doğru yöne değil de ters yöne esmesinden hiç te farkı yoktur. Bütün kadınların birbirine benzemesi gibi okyanusta daha bir sürü balık vardır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;14. Reddedilmekten korkarsan, kadınların gerçekten bir karar verecekmiş gibi hissetmelerine neden olursun! Bundan ötürü seni küçümserler. Olası seçenekleri değerlendirip gerçekten bir sonuca ulaşabilecek duruma sokulmayı hiç bir kadın istemez elbette. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;15. Kadınları sıraya diz. Üç kadına sevişme teklif et, biri kabul edecektir. Onlara böyle basit metodlarla yaklaşırsan gururları okşanacaktır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;16. Kadınların bildiği kadarıyla kelimeler, aşk ve ihanet içindir. Bundan dolayı ASLA ve ASLA bir kadına öpebilir miyim diye sorma. Onu dikkatle dinle ama sakın söylediği herhangi birşeye inanayım deme. Daha ziyade onu tanıdığın kadarıyla, onun sözlerini yorumla. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;17. Kadınlar beyinli değil fizikli yaratıklardır. Yani onlara aşık olduğunu söylemektense elini doğruca kasıklarına götür. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;18. Feminizmin bütün hedefleriyle - özellikle (her ne ise) ana fikriyle - bütünüyle hemfikir ol. Aslında herhangi bir kadının herhangi bir konuda söylediği herhangi bir şeyle aynı fikirde olmalısın. Lakin ne yaparsan yap hiç bir zaman bir kadına gerçekte nasıl davranman gerektiğini unutma, yoksa aziz olma tehlikesiyle her an karşılaşabilirsin ve kadınların bildiği kadarıyla bir aziz kötü bir şakadan başka birşey değildir. Bütün bunlardan yola çıkarak kadına, ne kadar akıllı ve cesur olduğunu ve fakat tıpkı diğer bütün kadınlar gibi kendi başının çaresine bakamayan, düşüncelerinin ve inançlarını önemsiz olduğunu hissettir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kaynak:geliniksec.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-349889503161539758?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/349889503161539758/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=349889503161539758' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/349889503161539758'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/349889503161539758'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/kadn-nasl-tavklanr.html' title='Kadın Nasıl Tavlanır ?'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-536961661360295806</id><published>2007-02-19T11:57:00.000+02:00</published><updated>2007-02-19T11:58:16.506+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aşk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sevgi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sevgili'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişkiler'/><title type='text'>Aceleci Erkekler</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/ansiklopedi/"&gt;Ansiklopedi&lt;/a&gt; - Ansiklopedik bilgiler&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/astroloji/"&gt;Astroloji Sitesi&lt;/a&gt; - Astrolojiyle ilgili bilgiler&lt;br /&gt;&lt;a href="http://cicek-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Çiçek Sitesi&lt;/a&gt; - Çiçeklerle ilgili bilgiler sitesi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bedavadakiler.info/"&gt;Bedavadakiler&lt;/a&gt; - Bedava siteler indexi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bedava-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Bedavalar&lt;/a&gt; - Bir başka bedava siteler indexi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/beden-dili-sitesi/"&gt;Beden Dili&lt;/a&gt; - Beden dili ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşkın ilk günleri keyiflidir, heyecanlıdır. Randevular, buluşmalar, kaçamak bakışmalar, ürkek dokunuşlar... Her kadın en çok aşkın ilk günlerini sever. Ama kadınların tersine erkekler acelecidir, hemen yatak odasına geçmek isterler. Oysa her şeyin bir zamanı olduğu gibi sevişmenin de zamanı vardır. &lt;br /&gt;Her erkek bir ilişkinin başlangıç günlerinde telaşlı ve aceleci olur. Özellikle de cinsel anlamda erkeklerin çoğu son derece aceleci davranırlar. "Bir an önce tenlerimizi buluşturalım, ruhların buluşması zaten beraberinde olur..." Bu cümle sürekli dillerde dolaşır durur. Kadınlar ise bu bakımdan erkeklerden farklıdır. Onlar romantik günlerin uzatılmasını, yaşanan tatlı heyecanları daha çok severler. Ayrıca kadınlar erkeklere oranla seksüel anlamda daha sabırlıdırlar. Hatta bundan büyük keyif alırlar. Evet, bir ilişkinin ilk günleri her erkek için çok önemlidir. Ama zannettiğiniz gibi o günlerde yaşananlar, iki kişinin birbirini tanıma çabaları, ilk günlerin heyecanları değildir onlar için önemli olan. Ne zaman sevişeceğiz? Bu sorunun cevabını aramakla, o anın gelip gelmediğini anlamak için yanar tutuşurlar. Karşısındaki kadınla yaptıkları tüm sohbetler, onlara yönelttikleri tüm soruların altında, cinselliğe yönelik bir sinyal, beklenen o müthiş anla ilgili ufak da olsa bir ipucu ararlar. Zaten bu ilk günler de aylarca sürmez. Gerçekten de birkaç gün, bilemediniz, bir iki hafta...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk günlerin sırrı &lt;br /&gt;Bir kadının isterse yapamayacağı hiçbir şey yoktur. Böyle düşünür erkekler. Aslında yanıldıklarını söylemek de yanlış olur. Bir kadın ilişkinin ilk günlerinde kendini olduğu gibi ortaya koymayı başarırsa, yani sıcak, sevimli ve dürüst olursa, ondan etkilenmeyecek hiçbir erkek yoktur. Çünkü erkeklerin en önem verdikleri şey; samimiyet, sıcaklık ve sahiciliktir. Onlar sahtelikten ve yapmacık davranışlardan nefret ederler. Karşılarındaki kadın, kendini beğendirmek için birtakım numaralar yapıyorsa, şansını kaybeder. İlk günlerde zaten kafası karışık olan, bir an önce yatak odasına geçmeye çalışan erkek, duygusal anlamda kadından uzaklaşır ve tek bir hedefe yönelir. Tek gecelik tensel ilişki... Kadın bu birkaç günü iyi değerlendirirse, sıcaklığı ve samimiyeti ile erkeğin güvenini kazanırsa, onun sevgisini de ele geçirmeye başlamış demektir. Onu istiyorsanız, sizi tanımasına ve böylece sizi sevmesine şans tanıyın. Yani dürüst ve açık olun. Ona yalnızca ne kadar seksi, başarılı bir kadın olduğunuzu değil, ayrıca onun için neşeli bir dost, yürekten bir arkadaş, muzip bir sevgili olabileceğinizi de göstermelisiniz ki, sizi gerçekten sevmeye başlasın. Böylece karşınızdaki o eski aceleci erkeğin nasıl romantikleştiğini ve yatak odasına gitmeden önce sizin gönlünüzü kazanmak için nasıl deli divane olduğunu göreceksiniz. &lt;br /&gt;Erkeklerin üzerindeki çocukluktan beri yüklenen cinsel baskıyı da unutmamak gerek. Çünkü onlar "başarılı" olmak, her an "erkekliğini" ispatlamak duygularıyla büyütülmüşlerdir. Bu yüzden de kendilerini bu anlamda ispatlama dürtüsüyle hareket ederler ve bir an önce seksüel ilişkiye geçmek isterler... Eğer onların bu duygusunu, kişiliğiniz, sevecenliğiniz ve samimiyetinizle ikinci plana atmayı başarırsanız, onların üstünden bir yükü alır ve size güven duyarak rahatlamalarını sağlarsınız. O zaman da o aceleci erkek gider, yerine sevgi dolu bir aşık gelir. Bu da demektir ki, aşk ve tutku dolu günler sizinle beraber...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak:gelinliksec.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-536961661360295806?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/536961661360295806/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=536961661360295806' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/536961661360295806'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/536961661360295806'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/aceleci-erkekler.html' title='Aceleci Erkekler'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-6107375923961062724</id><published>2007-02-19T11:56:00.000+02:00</published><updated>2007-02-19T11:57:16.985+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişkiler'/><title type='text'>Erkekçe Sözlük</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/bilgi-sitesi/"&gt;Bilgi Sitesi&lt;/a&gt; - Bilgi kaynağı olan bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bilim-sitesi.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Bilim Sitesi&lt;/a&gt; - Bilimsel konularla ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://cep-telefonu-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Cep Telefonu&lt;/a&gt; - cep telefonu ile ilgili site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://cep-telefonu-2.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Cep Telefonu 2&lt;/a&gt; - Cep telefonu ilgili siteler indexi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://cinsel-bilgiler.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Cinsel Bilgiler&lt;/a&gt; - cinsel bilgiler indexi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkeklerin söyledikleriyle söylemek istedikleri ne yazık ki birbirinden çok farklı. Onlar bazı kelimelere farklı anlamlar yüklüyorlar ve kendi aralarında oluşturdukları erkek sözlüğünü kullanıyorlar. Siz de erkekçe sözlüğe bir göz atarsanız onları çok daha kolay anlarsınız... &lt;br /&gt;Birbirimizi görüyoruz: Erkeklerin sözlüğünde, birbirimizi görmeye başladık demek birkaç geceyi birlikte geçirdik ve bunlardan en az biri zevkli dakikalarla son buldu anlamına gelir Bu kelimeyi kullanmaları onların başka kızları da görmelerini engellemez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Flört ediyoruz: Bu cümle, birbirimizi görüyoruz durumundan biraz daha ileri boyutta olduklarını anlatır. Diğer kızlarla görüşmesini engellemeseniz bile, onlara oranla ilerisi için daha şanslı olduğunuz belli olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çıkıyoruz: "Sizi kız arkadaşımla tanıştırayım" diyen bir erkek aslında çok şeyi ortaya koyar. Sadece görüşmenin dışında duygusal bir şeyler paylaştığınızı ve sizinle mutlu olduğunu anlatmaya çalışır. Diğer kızlarla aranızda fark vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birkaç tane: "Birkaç tane bira içtim ya da birkaç kaçamağım oldu" diyen bir erkeğin göründüğü kadar masum olmadığını bilmelisiniz. Birkaç tane demek elbette birden çok ama, kesinlikle 50'den az demek de olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sessiz bir gece istiyorum: Demek ki geceyi evde geçirmek istiyor. Ama bu sessizlik kavramı görecelidir. Kimilerine göre evde romantik dakikalar geçirmek anlamına gelirken, kimilerine göre de televizyon seyretmek anlamına gelebilir. Ama her iki durumda da seks kaçınılmazdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şirin: "Bu kadın çok şirin." Bu masum iltifat aslında gizli anlamlar saklar. "Bu kadın çok az makyaj yapıyor, yine de çok güzel, göğüsleri çok çekici ve ne kadar güzel ki, hep gülüyor. Hemen muhabbet kurabilirim..." Pek de şirin değil...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müthiş: "Aman allahım şu kadın ne kadar müthiş. "Erkeklerin en sık kullandığı cümle. Asıl anlamı çok bakımlı, kendine çok iyi bakıyor ve gerçekten çok güzel". Onlara göre kendine bakan her kadın güzeldir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çekici: Bir kadını çekici bulan bir erkek aslında kendisi için de bazı şeyleri itiraf eder. Karşısındaki kadının çok güzel olmadığını itiraf ederken, belirsiz bir cazibenin kendisini etkilemesini engelleyemediğini de açıklar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğal: "Dün geceki parti çok doğaldı" diye karşınıza çıkan erkek arkadaşınızdan şüphelenmenize hiç gerek yok. T-shirt'ü ve jean'ini giyerek gittiği doğal bir arkadaş toplantısı olduğunu anlarsınız. Yani hiçbir kaçamak yapılmamıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Temizlik: "Evimi çok güzel temizledim, görmek ister misin?" Teklif çok ilginç ama karşınıza süper temiz bir ev çıkacağını beklemeyin. Erkeklerin temizlik anlayışına göre bütün dağınıklık dolaba sıkıştırılmış, tozlar halının altına doğru atılmış anlamına gelir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orgazm: "Daha fazla orgazm olmak istiyorum!" Yani; "Daha fazla oral seks istiyorum!" Seçim size kalmış artık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşığım... Erkeklerin sıkça kullanmadığı ama kadınların duymak istediği en önemli kelime. Bunun birçok anlamı olabilir. Birincisi, "Yataktaki olağandışı tutumu beni gerçekten çok etkiliyor." İkincisi ve en güzel olanı da; "Beni gerçekten çok mutlu ediyor. Onunla zaman geçirmeyi çok seviyorum."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak:gelinliksec.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-6107375923961062724?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/6107375923961062724/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=6107375923961062724' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/6107375923961062724'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/6107375923961062724'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/erkeke-szlk.html' title='Erkekçe Sözlük'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-2666890795094546548</id><published>2007-02-19T11:55:00.000+02:00</published><updated>2007-02-19T11:56:20.925+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkek'/><title type='text'>Farklılıklarımız</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.data-recovery-sites.info/"&gt;Data Recovery Sites&lt;/a&gt; - Data Recovery Index Portal&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.dedicated-server-links.info/"&gt;Dedicated Server Links&lt;/a&gt; - Dedicated Server Links&lt;br /&gt;&lt;a href="http://edebiyat-sitesi.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Edebiyat Sitesi&lt;/a&gt; - Edebiyat bilgileriyle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://evlilik-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Evlilik Sitesi&lt;/a&gt; - Evlilikle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.evlilikpedi.info/"&gt;Evlilikpedi&lt;/a&gt; - Evlilikle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden erkeklerin %10'nu cennete gider ? &lt;br /&gt;%100 gitseydi orası cehennem olurdu... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkekler neden zeki kadınlardan hoşlanır? &lt;br /&gt;Zıtlıklar birbirini çeker...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkekler plajda nasıl egzersiz yaparlar? &lt;br /&gt;Her bikinili kadın gördüklerinde midelerini içeri çekerek... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir erkek geleceği düşündüğünü nasıl gösterir? &lt;br /&gt;Bir yerine iki kasa bira alarak... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tanrı erkeği yarattığında ne dedi? &lt;br /&gt;Daha iyisini yapabilirim... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarım akıllı bir erkeğe ne denir? &lt;br /&gt;Şanslı... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendini Tanrı'nın bir hediyesi olarak gören erkeğe ne yapılır?&lt;br /&gt;Değiştirilir &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her şeyi olan bir erkeğe ne vermelisiniz? &lt;br /&gt;Bunları kullanmasını öğretecek bir kadın... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tanrı neden önce erkeği yarattı? &lt;br /&gt;Her mükemmel şeyin önce taslağı yapılır... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak:gelinliksec.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-2666890795094546548?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/2666890795094546548/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=2666890795094546548' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/2666890795094546548'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/2666890795094546548'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/farkllklarmz_19.html' title='Farklılıklarımız'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-3428419300528619668</id><published>2007-02-19T11:54:00.000+02:00</published><updated>2007-02-19T11:55:27.233+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aşk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='evlilik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişkiler'/><title type='text'>Mutlu evli Çiftler Vardır</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.freegamesambit.com/"&gt;Free Online Games&lt;/a&gt; - Free Online Games&lt;br /&gt;&lt;a href="http://gazete.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Gazete Siteleri&lt;/a&gt; - Gazete siteleryle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://kadinlar-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Kadınlarla İlgili&lt;/a&gt; - Kadın siteleri indexi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.karizmaresimler.info/"&gt;Karizma Resimler&lt;/a&gt; - Resimlerle ilgili siteler portalı&lt;br /&gt;&lt;a href="http://oyun-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Oyunlar&lt;/a&gt; - Oyun siteleri indexi portalı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mutlu evli çift vardır. Biz mutluyuz. Beş yıla geliyoruz, ve evli ve çocuklu olanlar bilirler, birinci ve sonra ikinci çocuk bunalımlarını da aştık ve gün geçtikçe birbirimizi daha çok seviyoruz. Kritik olan ve burada tartışmak istediğim şu: Sadece birbirimizi daha çok seviyor olmamız bizi mutlu tutmaya yetmez ve ikimiz de bunu biliyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle şunu kabul etmek lazım. İnsanlar yanlış insanlarla evleniyorlar. Çünkü evliliğin gerçekte ne olup olmadığı konusunda, kendilerinin ve müstakbel eşlerinin gerçek bir evlilikte nasıl roller benimseyecekleri konusunda bir fikirleri yok. İkincisi, çoğu yalnız başlarına bir süre yaşamadıkları için, ailelerinin empoze ettiği değerler bütünüyle, kendi değerler sistemlerini oluşturmadan evleniyorlar. Yani henüz birey olmadan, bireylik hak ve kimliklerinin sınırlarını keşfetmeden, “aslında” kim olduklarını öğrenmeden, neyin onlar için vazgeçilmez, neyin uzlaşılabilir olduğunu bilmeden. Üçüncüsü, karşı cinsi yeterince tanımadan evleniyorlar. Bahsettiğim tanımak karşı cinste hangi özellikleri istediğini bilmek değil, hangi özellikleri istemediğini bilmek. Yani en azından bir kaç ciddi ilişki sonrası, partnerlerini neden “artık” beğenmediklerini, neden “o insan” olmadıklarını fark etmek, ve sonraki ilişkilerde bu dersleri unutmamak. Dördüncüsü, insanlarla değil, imajlarla evleniyorlar. Gece uyandıklarında, uyurken bir bebeğe benzeyen ve bu yüzden yanağını okşayıp üstünü örtmek isteyecekleri biriyle değil, ulaşılmaz bir ciddiyetle “cool” ve mesafeli duranlarla. Sevdikleri değil, toplumun saydığı insanlarla. Konuşacakları değil, sevişecekleri insanla. Daha da ilginci, son yıllarda, fiziği güzel olanla değil, imajı parlak olanla. Nedensiz, nasılsız, sadece kim, ne zaman ve nerede sorularıyla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında bu kimsenin suçu değil. Maalesef, gördüğümüz evlilikler genelde mutsuz oldukları için, bu konuda “bir şeylerin yapılabileceğini”, evliliklerin çabayla daha iyi, terim size garip gelebilir ama, daha başarılı bir hale getirilebileceğini bilmiyoruz. Zannediyoruz ki, evlenmeyi düşündüğümüz insan bir piyango bileti, büyük ikramiye de çıkabilir, “gelecek sefere” umut da bağlanabilir. Kişisel tasarruf yok, herşey külli iradenin kapsamında. Ama öyle değil. Seçim tabii çok önemli, ama aslolan sizin vereceğiniz emek. Bence her şey geçtiğimiz yıllarda, Gülriz Sururi’nin programına çıkan Güneri Civaoğlu’nun söylediği bir cümlede saklı: “Karım bana kendisini sevmem için her gün yeni nedenler veriyor.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün ilişkiler bir süre sonra, insanın doğasındaki bencillik yüzünden yıpranıyor. Bütün sevgiler eskiyor. Kısır döngüler ilişkiyi yeniden üretme yeteneklerini iğdiş ediyor. Elindeki asgariler insanın aç doğasına hiç yetmiyor. Bunun nedeni şartlandığımız ve bilmeden belki de dini ve ahlaki değerlerden bile daha sofu ve kayıtsız ve şartsız benimsediğimiz “terazi” kavramı. Yani aldığımızla verdiğimizin dengesi. “Almadan vermek Allah’a mahsus” gibi şartlanmalar. Terazide gözünüz hep karşı tarafın kefesinin sizin kefenize göre ne kadar dolu olduğunda. Burada da kalmıyor bu tıkanma. Bir süre sonra aldığınız ve verdiğinizin dengesi de önemini yitiriyor ve “önce almak, sonra vermek” şartlanması ve bitiş başlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evlilik, belki unutanlar vardır, kuruluşu ve tasfiyesi açısından, hatta günlük işleyişin ve üye ya da ortakların arasındaki ilişkilerin kanunlarla düzenlenmesi nedeniyle, şirketler, dernekler, teşkilatlara çok benzeyen gibi bir kurum. Ortak çıkar ve amaçların olduğu, bunlara ulaşmanın ortak metotlarla denendiği bir işbirliği. Saint-Exupery’nin tarif ettiği aşk kavramına paralel, “aşkın göz göze bakmak değil, birlikte aynı yöne bakmak olduğu” bir ilişki. Ortak amaç, Dali ve Gala’da olduğu gibi bir dahinin desteklenmesi de olabilir, ikisi de memur çocuğu olan genç profesyonel bir çiftin ya da bunlardan birinin sınıf atlaması da. Ortak çıkar, evliliklerinin başarısız olduğunu kimsenin kolay kolay iddia edemeyeceği hanım politikacımız ve iş adamı eşi gibi şahsi servetlerini arttırmak da olabilir, pazar magazinlerinde ve sosyete dergilerinde gördüğümüz çiftlerin, “cemiyet hayatında” görünerek yarattıkları ekonomik ya da cinsel potansiyel de. Bu ortak amaç ve çıkarları, ve bunlara ulaşılacak yol planını eğer tarafların ikisi de benimsiyorsa, o evlilik başarılı bir evliliktir. Başarılı evliliklerin mutlu olması şart değildir. Ve genelde, eşler, bazen mutlu olmasalar da, istediklerine kavuştukları için başarılı evliliklerden şikayet etmezler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mutluluk ise üzerinde bir çok filozofun fikir yürüttükleri bir kavram. Bence evliliğe en uygunu, bir önceki paragrafla uyum da sağlaması nedeniyle, “başarı istediğini elde etmektir, mutluluk elde ettiğini istemeye devam etmek” tanımı. Elde ettiğinizi istemeye devam ediyor musunuz? O zaman mutlusunuz. Artık istemiyor musunuz, pekiyi o zaman istemeye devam etmek için ne yaptınız? Kritik nokta Civaoğlu’nun noktası. Siz ilişkiyi beslediniz mi? Çiçeği suladınız mı? Benim kişisel katkım da şu: Bütün ilişkiler bir süre sonra kısır bir döngüye dönüşüyor. Eğer, egonuza yenilir ve “ben onu mutlu etmek için bu kadar fedakarlık yaptım, sıra onda” ve “neden ben, o yapsın” tuzaklarına düşerseniz, negatif kısır döngü girdabına girer ve kesinlikle mutsuz olursunuz. Kısır döngüyü siz yaratın, ama pozitif olarak. Aslında bu da bir alışveriş, ve burada da bir terazi var. Ama, herkes kendi kefesini dolduracağına, siz onun kefesini doldurun o sizinkini. Dengeyi böyle kurmaya çalışın. Yani “onun beni mutlu etmesini istiyorum, beni mutlu etmek için kendisini borçlu hissetmesini istiyorum, o halde onu nasıl mutlu edebilirim” kısır döngüsüne girin. Bu karşılıklı olsun. Olmazsa, karşınızdaki buna karşılık vermezse, zaten yazının başındaki yanlışlardan birini yapmış ve yanlış biriyle evlenmişsiniz demektir. Ama olursa, harika olur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilinen hikayedir. Çeşitli versiyonları var. Adam ölmüş, günahları-sevapları eşit. Seçimi ona bırakıyor ve önce cehennemi , sonra da cenneti gösteriyorlar. Cehennemde iki ucu da sonsuza giden bir masanın üstünde bütün güzel yemekler, cennet taamı, kuş sütü bile var. Ama masada oturanların ellerindeki kaşıklar, kollarından daha uzun. Kaşıklara doldurdukları lezzetleri bir türlü ağızlarına götüremiyorlar. İşkencenin en ölümcülü. Cennete gidiliyor. Masa aynı masa, yiyecekler, hatta kaşıklar bile aynı. Ama cennettekiler, uzun kaşıkları birbirlerinin ağzına götürerek, hem karşılarındakileri besliyorlar, hem de kendileri yiyorlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeryüzü cenneti zor değil. Terazide onun kefesini doldurmaya başlayın. Pazar sabahları gazete ve onun sevdiği pastanenin poğaçalarını almaya gittiğinizde, sapları kısa da olsa, küçük bir gül demeti alın, onu uyandığında görmesi için yastığınızın üstüne koyun. Ona gereksiz ve küçük e-mail’ler gönderir, gün içinde duyduğunuz bütün komik fıkraları telefonla hemen ona anlatın. Beraber gittiğiniz alışverişte, kararsız kaldığında ona iki bluzu da alın. Bütçeniz o sırada kısıtlı olsa da, size son derece komik gelse de, onun istediği komik mutfak ve banyo malzemelerini, onu teşvik ederek hatta zorlayarak alın. Siz onu öyle görseniz de, onun da ikna olması için dünyadaki en güzel hamile olduğunu ona defalarca anlatın, size doğuracağı -çünkü gerçekten onları size doğurmaktadır- çocukları ne kadar heyecanla beklediğinizi, üstelik çocukların ona ve onun komik yanlarına benzemesini istediğinizi söyleyin. Küçük bir çocuk gibi hissedip, büyük bir insan olduğu için ağlayamadığında, ona sarılın ve sadece saf şefkat gösterin. Emin olun o da karşılığını verir, hem de belki de aslında sizin hak etmemiş olduğunuz kadarını da verir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mutlu evli çift vardır, ama bunun için çaba ve özen gösterdikleri için mutludurlar. Bu dünya üzerinde çaba gösterilmeden elde edilen hiç bir şey yok. “Allah öyle yarattığı” için sonsuza dek süren mutluluklar da. Ama her şeyin size ve tercihlerinize bağlı olduğu gibi bu da size ve tercihlerinize bağlı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak:gelinliksec.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-3428419300528619668?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/3428419300528619668/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=3428419300528619668' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/3428419300528619668'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/3428419300528619668'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/mutlu-evli-iftler-vardr.html' title='Mutlu evli Çiftler Vardır'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-1793478312721422465</id><published>2007-02-19T11:53:00.002+02:00</published><updated>2007-02-19T11:54:32.409+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkek'/><title type='text'>Laf Atma Üzerine</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/psikoloji-sitesi/"&gt;Psikoloji Sitesi&lt;/a&gt; - Psikolojiyle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/ruya-tabirleri/"&gt;Rüya Tabileri&lt;/a&gt; - Rüya tabirleriyle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://resim-2.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Resim Siteleri 2&lt;/a&gt; - Resim siteleriyle ilgili bir başka site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://resim-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Resimler Sitesi&lt;/a&gt; - Resim siteleri indexi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Seçilmiş Siteler&lt;/a&gt; - Özel seçilmiş siteler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özel arabam olmadığından ulaşım için sık sık taksileri kullanırım. Taksicilerin hiç sevmediği müşteri tiplerinden biriyim. Bütün muhabbetim gideceğim yeri söylemek ve inerken teşekkür etmekten ibarettir, o kadar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine bir gün iş çıkışı Taksim’e gitmek için Teşvikiye’den taksiye bindim. Olanağanüstü bir durum yoktu aslında. Trafik her zamanki kadar yoğundu ve ben yine taksiciyle iki laf etmemek için gazetemi okuyordum. Birbenbire taksicimin canhıraş haykırışıyla irkildim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Anneni yiyim tavuk, bu ne biçim yumurta!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Oooha!” dedim içimden. Bu ne menem bir laftır böyle ve neye söylenmiştir. Bunca yıldır konuşmak ve yazışmak için Türkçeyi kullanırım, ilk kez böyle bir cümleye tanıklık ediyordu kulaklarım. Dumurum dumur üstündeydi. Hemen etrafa baktım. Ortada ne bir tavuk vardı, ne de yumurta. Taksicinin baktığı yöne bakınca, bu olağandışı cümlenin, salına salına karşıya geçmekte olan iki Hellen sütunu bacağa atfedildiğini gördüm. Dumurumun katsayısı daha da artmıştı. Anladım ki olay mahallinde yumurta, sadece bir imgeydi. İki olağanüstü güzel bacağı (hakkını teslim edelim) tasvir etmekte kullanılmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şaşkınlığım ve hayranlığım yol boyunca nutkumun tutulmasına yol açmıştı. Taksim’e geldiğimizde “müsait bir yerde indirir misiniz, lütfen” dedim. “Okeydir abi!” dedi. “Ne okeyi? Dur geri alayım” şeklinde bir dumur espirisi yapayım dedim; ama göze alamadım. Açıkçası arkasından söyleyeceği herhangi bir lafı (muhtemelen ilk kez duyacağım) kaldıramazdım. Parayı uzatıp, teşekkür ettim ve taksiden indim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yürümeye başladığımda hala aklımın her karışını o cümle işgal ediyordu. Hangi sürrealist yaklaşım yumurtanın formuyla, bir kadın bacağı formunu aynı potada eritebilirdi? Yanıtı bulmak çok zor olmadı: Güzel yurdumun ‘delikanlılık kurumu’, kendi jargonunu ve yaratıcı gücünü öylesine geliştirmişti ki bir kadına “ne güzel bacakların var” demenin akla gelebilecek 1001 yolu varken, “Anneni yiyim tavuk, bu ne biçim yumurta!” yolunu bulabiliyordu. Sen büyüksün Allahım! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biraz daha yürüdüğümde aslında ‘Laf atma sanatı” diye bir kavram olduğu gerçeğine doğru yol alıyordum. Bu sanatı icra eden delikanlılarımız (pardon sanatçılarımız) olağanüstü kreatif çalışmalar sergiliyorlardı. Bu da onlardan sadece biriydi aslında. Bir erkek ve grafik sanatçısı olarak kendimden utanç duydum. Bu sanata şimdiye kadar hiç bir katkım olmamıştı. Bir kıza atabildiğim tek laf (sanırım lisedeydim) ‘gözlerin ne kadar da güzel’di olmuştu. Tanrım, ne kadar da sıradan! İki güzel göz gören her erkeğin aklına gelebilecek ilk cümleydi bu. Yerin dibine girmiştim, bununla da kalmayıp taksicinin yaratıcılığını müthiş kıskanmıştım. Acaba bizim ajansta metin yazarlığı yapar mıydı? Eminim aynı yaratıcı ekipte yer alırsak ondan çok şey öğrenebilirdim. Öğrenemesem bile bulaşabilirdi değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şaka bir yana, acı bir gerçeğin bir kez daha farkına varmak beni fazlasıyla üzmüştü. Bu gerçek, kimi erkeklerin –sosyal konumu, kültürü, eğitimi ne olursa olsun- kadınları; yolda, işyerinde, alışverişte ya da belediye otobüslerinde doymak bilmeyen cinsel arzularına ortak etme çabası içinde olduğu gerçeğiydi. Taciz etmek eylemi hayatımızın bir parçası artık. İki güzel bacak, iki güzel göz ya da gögüs yaratıcılığın sınırlarını zorlayan fanteziler üretmemize yetiyor da artıyor bile. Bazılarımız bu dürtüyü çeşitli barikatlar koyarak engelleyebiliyor; ama taksici örneğinde olduğu gibi biraz özgür bir ruh, içimizdeki doymak bilmeyen hayvanın, avazı çıktığı kadar bağırarak istemini dile getirmesine engel olmuyordu. Üstelik bunu yaparken de en kutsal değerlerimizden biri olan annelerimizi de işin içine katıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında o taksici sadece bir simge. Ahlakdışı, dejenere ve saygısız bir toplumun, dizginlenemeyen, dişavurmuş erkeksi arzuların bir simgesi. Biliyorum ki, benim kulaklarımın tanıklık ettigi o cümleden çok daha ilginç ve yaratıcı(!) sözleri kadınlarımız hergün duyuyor. Her gün evinden çıkıp işine ya da alışverişe giden kadınlar, sokaklarda serseri mayın gibi dolaşan bu ‘delikanlılar’ın tacizlerine uğruyor. Bizlerse bazılarına sadece tanık olabiliyoruz. Yazık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baki Kara&lt;br /&gt;Kaynak:gelinliksec.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-1793478312721422465?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/1793478312721422465/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=1793478312721422465' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/1793478312721422465'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/1793478312721422465'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/laf-atma-zerine.html' title='Laf Atma Üzerine'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-2622879550764060209</id><published>2007-02-19T11:53:00.001+02:00</published><updated>2007-02-19T11:53:45.169+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='libido'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişkiler'/><title type='text'>Kriz ve Libido</title><content type='html'>Ana fikir fıkrada gizli;Trakyalı çiftlik sahibi Hüsmen Aga, orta yaşlı ve evli bir adamdır. Çifti çubuğu yerindedir, keyfi de yerindedir, ama karısı yerinde duramayan bir hanımdır. Adamcağız yorgun argın geldiği evde, sürekli olarak borçlu olduğu bir veresiye defteri burnuna uzatılmakta, borçları hatırlatılmaktadır. Hüsmen Aga, büyük bir hata eder, ve gencecik bir delikanlı olan İbrahim’i çiftliğine kahya olarak alır. İbrahim bütün gün, sürüleri toparlamakta, tarlaları sürmekte, sütleri sağıp, yoğurdu ve peyniri mayalamakta, diğer işçileri kontrolde eksik bırakmamakta, buna rağmen akşam evine koşarak gitmektedir. Hüsmen Aga’nın karısı, ona İbrahim’in evinde geç saatlere kadar yanan ışıklardan, her sabah yıkanan çarşaflardan, İbrahim’in karısının gün içinde attığı kahkahalardan bahsetmeye, hatta sadece bunları konuşmaya başlamıştır. Hüsmen Aga düşünür, düşünür, bir çare bulmalıdır. Çağırır İbrahim’i. “Bak oğlum”, der,” Ben seni çok sevdim. Şu koyunların yüz tanesini ortak sahiplenelim. Sen hem işini yap, hem de bu koyunlardan para kazan.” İbrahim teklifi ikiletmez, ağasının ellerine sarılır, filan. Aradan bir süre geçer. İbrahim işlerini yine yapmaktadır. Ama o sürü yok mu, o sürü? Koyunun birinin memesi iltihaplanır, arpa pahalanır, koç isteksiz davranır, ikiz kuzu doğmaz, peynir maya tutmaz, baytar zamanında gelmez, koyun sayısı azalır. İbrahim’in evinde ışık yanan akşam sayısı seyrelir, karısının suratı asılır. İbrahim’in varlığı artmış, ama yokluğu da artmıştır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu hikaye çok evrensel. Belki bunu uzun bir öykü olarak yazmalıyım. Fıkranın bu yazıdaki görevine dönersek, arkadaşlar, erkekadamlar ve hanımkadınlar: Dünyevi sorunlar, libidomuzu düşürüyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarihi incelersek, doğum kontrol yöntemleri henüz bu kadar gelişmemişken bile, ekonomik kriz ve savaş dönemlerinde nüfus artışı durmuş, hatta bazı Batı ülkelerinde azaldığı yıllar olmuştur. Gelecekten umudunu kesen insanlar, olası çocuklarının getireceği külfetler ve yaşayacağı imkansızlıklar nedeniyle kıtlık dönemlerinde, üremeyi reddetmişlerdir. Bu dönemlerde, aslında diğer bütün eğlenceler, pahalı ve ulaşılmaz hale geldiği için, ucuzluğu nedeniyle daha sık yapılması beklenen cinsel eğlenceler, motivasyon eksikliği nedeniyle adeta durmuştur. Ama asıl ilginç olan, krizlerin daha çok erkek libidosunu vurmalarıdır. Özel iç çamaşırı ve cinsel eşya satışlarının kriz dönemlerinde artması, kesilen iştah probleminin seksist davranarak, ağırlıklı olarak erkekleri vurduğunun bir göstergesidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşama ve hayatta -bugünlerde ayakta- kalma içgüdüsünün üreme, ve haz alma güdülerinin bu kadar önüne geçmesi, kriz nedeniyle İbrahimlerin Hüsmen Agalara dönüşmesi, bilimsel olarak da açıklanabiliyor. Vücudunuz bazı hormonları üretmeyi durduruyor. Siz istemeseniz bile. Mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alternatif Tıp’ta, libidonun merkezi kök çakra olarak tamamlanır ve tam olarak iki bacağın birleşme noktasındadır. Bu merkez cinsel ve yaşam enerjilerinizi ve iştahınızı kontrol eder. Dünyayla ve gerçekleriyle bağınız bu çakradan geçer. Psikolojideki süper egonuz, tasavvuftaki beşer yönünüz, ve kanunun size yasakladığı bir çok tavır bu noktanın tetiklemesiyle harekete geçer. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kainatın dengesi gibi, insan vücudunun da bir dengesi olduğunu savunan Alternatif Tıp, bu çakrayı dengelemek için başka bir çakrayı kullanır. O da tam iki kaşınızın arasındaki üçüncü göz çakrasıdır. Bu nokta, insanların düşünce aktivitesinin merkezidir (Yeri olmasa da size bir sır: etkilemek istediğiniz insanların iki kaşının arasına bakarak konuşun, çok daha ikna edici olacaksınız). Dünyevi ve ruhsal bütün düşünceler bu merkezden geçer. Problemleri çözen, kararları alan, seçimleri yapan nokta burasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kök çakra ve üçüncü göz çakrası birbirinin dengesini doğrudan etkiler. Tabii ki dengesizliğini de. Sürekli olarak problem çözmeye, engel aşmaya, karar vermeye, seçim yapmaya konsantre bir vücudun, iştah ve libido üretememesi bu dengesizlikten kaynaklanır. Nitekim, “cinsel kapasitesi yüksek erkek” fantezilerinde, konu mankeninin genellikle, entelektüel kapasitesi düşük erkeklerden seçilmesi tesadüf değildir, ya da tatillerde artan yaramazlık güdüleri güneş ve sıcaktan değil, boşalmış ve rahatlamış zihinler yüzündendir. Bu çerçevede, son zamanlarda ortaya çıkan polemikteki gibi, entelektüeller daha az sevişir argümanı, Alternatif Tıp tarafından, “kafaları daha meşgul olduğu için öyledir” açıklamasıyla doğrulanıyor. Ne yazık ki, tersi de doğru. Cinsel aktivite yüksekliğine bağlı olarak, zihinsel kapasite de düşüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çare herşeyde olduğu gibi, dengede. Kararında, dengeli, ölçülü yaşamakta. Değiştiremeyeceğiniz koşullar için zihninizi yormayıp, enerjinizi değiştirebileceğiniz sorunlara konsantre etmekte. Hayatınızdaki şartlanmaları gözden geçirmekte. Öncelikleri yeniden sıralamakta. İki İbrahim’den hangisi olmak istediğinizi seçmekte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arkadaş bunlar zor, radikal ve yorucu, libidomuzu geri kazanmanın daha kolay yolu yok mu diyenler? Var. Keşke zor yolu seçip, İskender gibi düğümü kesseniz. Ama kolay çözüm yolu da var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alternatif tıp, doktorsuz, ilaçsız ve herkesin kendi kendine yapabileceği bazı metotlarla, enerjilerinizi dengelemeyi öğretiyor. “Çakra dengelemesi” her insanın yapabileceği bir uygulama, ve bu konuda internette binlerce sayfa var. Bütün vücudunuzu dengelerken, ağırlığı kök çakraya ve üçüncü göz çakrasına verin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben yaptım, oldu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak:gelinliksec.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-2622879550764060209?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/2622879550764060209/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=2622879550764060209' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/2622879550764060209'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/2622879550764060209'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/kriz-ve-libido.html' title='Kriz ve Libido'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-6949808582567623242</id><published>2007-02-19T11:50:00.000+02:00</published><updated>2007-02-19T11:51:55.065+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkek'/><title type='text'>Kadınların Gerçek Yüzü</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/ekonomi-sitesi/"&gt;Ekonomi Sitesi&lt;/a&gt; - Ekonomi siteleri indexi portalı&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bedavalar.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Bedava Siteleri&lt;/a&gt; - Bedavalarla ilgili bir başka index sitesi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://super-bedavalar.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Süper Bedava Siteleri&lt;/a&gt; - Bedavalarla ilgili yine bir başka index sitesi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://felsefe-sitesi.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Felsefe Sitesi&lt;/a&gt; - Felsefe terimleriyle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://super-oyunlar.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Super Oyunlar&lt;/a&gt; - Süper Oyun siteleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öperseniz beyefendi degilsinizdir,   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öpmezseniz adam degilsiniz.   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Iltifat edersiniz yalan der   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Etmezseniz birakir gider.   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her istegine evet derseniz karaktersiz olursunuz   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karsi çikarsaniz anlayissiz.   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok yanina giderseniz sıkıldım der   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Az giderseniz küser.   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Iyi giyinirseniz çapkinsin der   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dikkat etmezseniz zevksizlikle suçlar.   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıskanırsınız huyun kötü der   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıskanmazsınız sevmiyorsun der.   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz bir dakika geç kalin kiyamet kopar   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendisi bir saat gecikirse bunda ne var.   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arkadasinizla bulusursunuz adi ihmal olur   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O bulusur "Bizim kizlar" olur.   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz baska kadina bakacak olsaniz gözleriniz oyulur   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baska bir adam ona baktığında adı hayranlık konur.   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konustugunuz anda dinlemenizi ister   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dinlediginiz anda "Neden konusmuyorsun?" der   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kisacasi...   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sade ama çok karışık.   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zayif gibi ama çok güçlü.   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akil karıştıran ama hayranlık uyandıran.   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Insani çıldırtan ama mükemmel!   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada tercümelerin de kadın gibi oldugunu belirtmek isterim...   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok güzelse nadiren sadıktır.   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok sadıksa da nadiren güzel&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak:gelinliksec.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-6949808582567623242?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/6949808582567623242/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=6949808582567623242' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/6949808582567623242'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/6949808582567623242'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/kadnlarn-gerek-yz.html' title='Kadınların Gerçek Yüzü'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-7850103474388512287</id><published>2007-02-18T13:56:00.000+02:00</published><updated>2007-02-18T13:57:33.071+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gelinlik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişkiler'/><title type='text'>Farklılıklarımız</title><content type='html'>&lt;a href="http://super-oyunlar.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Super Oyunlar&lt;/a&gt; - Süper Oyun siteleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden erkeklerin %10'nu cennete gider ? &lt;br /&gt;%100 gitseydi orası cehennem olurdu... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkekler neden zeki kadınlardan hoşlanır? &lt;br /&gt;Zıtlıklar birbirini çeker...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkekler plajda nasıl egzersiz yaparlar? &lt;br /&gt;Her bikinili kadın gördüklerinde midelerini içeri çekerek... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir erkek geleceği düşündüğünü nasıl gösterir? &lt;br /&gt;Bir yerine iki kasa bira alarak... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tanrı erkeği yarattığında ne dedi? &lt;br /&gt;Daha iyisini yapabilirim... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarım akıllı bir erkeğe ne denir? &lt;br /&gt;Şanslı... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendini Tanrı'nın bir hediyesi olarak gören erkeğe ne yapılır?&lt;br /&gt;Değiştirilir &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her şeyi olan bir erkeğe ne vermelisiniz? &lt;br /&gt;Bunları kullanmasını öğretecek bir kadın... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tanrı neden önce erkeği yarattı? &lt;br /&gt;Her mükemmel şeyin önce taslağı yapılır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak:gelinliksec.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-7850103474388512287?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/7850103474388512287/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=7850103474388512287' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/7850103474388512287'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/7850103474388512287'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/farkllklarmz.html' title='Farklılıklarımız'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-3698912329905977759</id><published>2007-02-18T10:31:00.000+02:00</published><updated>2007-02-18T10:32:06.069+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aşk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='evlilik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişkiler'/><title type='text'>Erkek Severse</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.yeni-oyun-siteleri.info/"&gt;Yeni Oyun siteleri&lt;/a&gt; - Oyun siteleri indexi portalı&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/ekonomi-sitesi/"&gt;Ekonomi Sitesi&lt;/a&gt; - Ekonomi siteleri indexi portalı&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bedavalar.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Bedava Siteleri&lt;/a&gt; - Bedavalarla ilgili bir başka index sitesi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://super-bedavalar.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Süper Bedava Siteleri&lt;/a&gt; - Bedavalarla ilgili yine bir başka index sitesi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://felsefe-sitesi.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Felsefe Sitesi&lt;/a&gt; - Felsefe terimleriyle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkek severse katıksız sever &lt;br /&gt;Erkek severse delikanlı gibi sever &lt;br /&gt;Erkek severse sınır tanımaz, çapkınlık yapmaz &lt;br /&gt;Erkek severse kırmaz &lt;br /&gt;Erkek severse ağlar fakat ağlatmaz,incitmez &lt;br /&gt;Erkek severse şeffaf sever, kalpten sever &lt;br /&gt;Erkek severse yalan olmaz, yalan söylemez &lt;br /&gt;Erkek severse para harcar &lt;br /&gt;Erkek severse yaratır ve araştırır &lt;br /&gt;Erkek severse seksi düşünmez &lt;br /&gt;Erkek severse cömert olur, nazik olur, adam olur &lt;br /&gt;Erkek severse ölümüne sever, bir kere sever &lt;br /&gt;Erkek severse ayrılmaz, aldatmaz &lt;br /&gt;Erkek severse telefon parasından batar &lt;br /&gt;Erkek severse aç kalır boğazından bişey geçmez &lt;br /&gt;Erkek severse romantikleşir &lt;br /&gt;Erkek severse en aptal aşk şarkılarını bile çok manalı bulur &lt;br /&gt;Erkek severse bir sırını açıklar &lt;br /&gt;Erkek severse biranın yerine sevgilisini tercih eder &lt;br /&gt;Erkek severse Türkiye 1.Ligi onu alakadar etmez &lt;br /&gt;Erkek severse Türkiye 1.Ligi onu alakadar etse bile sevgilisinle maça gider :) &lt;br /&gt;Erkek severse iç güdüleri gelişir &lt;br /&gt;Erkek severse şımarır &lt;br /&gt;Erkek severse her zorluğa katlanır, evlenmekten korkmaz &lt;br /&gt;Erkek severse ileriyi düşünür, kararlı olur &lt;br /&gt;Erkek severse hayvani duygularından arınır &lt;br /&gt;Erkek severse kızgın kumlardan serin sulara gider &lt;br /&gt;Erkek severse her şeyi yapar &lt;br /&gt;Erkek severse hassaslaşır, aptallaşır, afallar &lt;br /&gt;Erkek severse kavga etmez &lt;br /&gt;Erkek severse arada bir düşüp bayılır :) &lt;br /&gt;Erkek severse sürpriz yapmak ister &lt;br /&gt;Erkek severse heveslendirir &lt;br /&gt;Erkek severse kışkırtır &lt;br /&gt;Erkek severse kanatlandırır &lt;br /&gt;Erkek severse ısırır, doğal olur &lt;br /&gt;Erkek severse yaşamayı sever, sorumluluk hisseder &lt;br /&gt;Erkek severse hiç yapmadığı şeyleri yapabilir &lt;br /&gt;Erkek severse hayatı dondurur &lt;br /&gt;Erkek severse sevdiğini söler &lt;br /&gt;Erkek severse yerinde duramaz(Hiperaktifleşir) &lt;br /&gt;Erkek severse şiir yazar &lt;br /&gt;Erkek severse sıkılmaz, saklamaz, vazgeçmez &lt;br /&gt;Erkek severse rüyada gidir &lt;br /&gt;Erkek severse aşk yarası çeker &lt;br /&gt;Erkek severse pul koleksiyonunu atar &lt;br /&gt;Erkek severse dağlardan çiçek toplar &lt;br /&gt;Erkek severse mektup yazar &lt;br /&gt;Erkek severse umudunu hiç bir zaman kaybetmez &lt;br /&gt;Erkek severse olgunlaşır &lt;br /&gt;Erkek severse sinekleri öldürmez &lt;br /&gt;Erkek severse akşamları uyurken kuzu saymaz &lt;br /&gt;Erkek severse günde 1 saat ona yeter &lt;br /&gt;Erkek severse çekip gitmez &lt;br /&gt;Erkek severse erkek sinekten bile sevgilisini kıskanır &lt;br /&gt;Erkek severse güzel sözler etmeye bayılır &lt;br /&gt;Erkek severse gönülden yanar &lt;br /&gt;Erkek severse aşktan yorgan döşek yatar &lt;br /&gt;Erkek severse zamanın nasıl geçtiğini anlamaz &lt;br /&gt;Erkek severse özel günleri asla unutmaz &lt;br /&gt;Erkek severse sarhoş olur &lt;br /&gt;Erkek severse arkadaşlarının başının etini yer &lt;br /&gt;Erkek severse son kullanma tarihi geçmiş şeyleri yemez &lt;br /&gt;Erkek severse gözünü dört açar &lt;br /&gt;Erkek severse minibüslere kalemle sevgilisinin adını yazar &lt;br /&gt;Erkek severse haklı olsa bile haksız olduğunu bazen kabul eder &lt;br /&gt;Erkek severse bağışlar &lt;br /&gt;Erkek severse dilencilere para verir &lt;br /&gt;Erkek severse çiçek yaptırır, hediye alır &lt;br /&gt;Erkek severse çok kolay kandırılır &lt;br /&gt;Erkek severse unutmaz &lt;br /&gt;Erkek severse sevgilisinin telefon numarasını kendi numarasından daha iyi bilir &lt;br /&gt;Erkek severse kendine güvenir &lt;br /&gt;Erkek severse ileriye yönelik yatırımlar yapar &lt;br /&gt;Erkek severse doğru yoldadır &lt;br /&gt;Erkek severse kazanır &lt;br /&gt;Erkek severse söz dinler &lt;br /&gt;Erkek severse eline geçen fırsatları iyi değerlendirir &lt;br /&gt;Erkek severse güneşin doğuşunu izlemek için erken kalkar &lt;br /&gt;Erkek severse hep dua alır &lt;br /&gt;Erkek severse kul,köle olur &lt;br /&gt;Erkek severse aşıklara saygı duyar &lt;br /&gt;Erkek severse dans dersleri alır, eğlenmesini bilir &lt;br /&gt;Erkek severse inanmak istemediği şeylere inanmaz &lt;br /&gt;Erkek severse kalp'inden ağrı çeker &lt;br /&gt;Erkek severse gözleriyle konuşabilir &lt;br /&gt;Erkek severse bir çok şeyi göze alır &lt;br /&gt;Erkek severse soğan ve sarımsaktan uzak durur &lt;br /&gt;Erkek severse gençleşir &lt;br /&gt;Erkek severse içi hep kıpır kıpırdır &lt;br /&gt;Erkek severse kuşlar gibidir &lt;br /&gt;Erkek severse hoşgörülü olur &lt;br /&gt;Erkek severse inkar etmez &lt;br /&gt;Erkek severse asla laf söyletmez &lt;br /&gt;Erkek severse yanında nazar boncuğu taşır &lt;br /&gt;Erkek severse içindeki zamparayı öldürür &lt;br /&gt;Erkek severse sevgilisinin kokusunu 100 km uzaktan alır &lt;br /&gt;Erkek severse alaskadayken bile içi yanar &lt;br /&gt;Erkek severse sevgilisini ailesiyle tanıştırır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak:gelinliksec.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-3698912329905977759?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/3698912329905977759/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=3698912329905977759' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/3698912329905977759'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/3698912329905977759'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/erkek-severse.html' title='Erkek Severse'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-4852884916718268410</id><published>2007-02-18T10:30:00.001+02:00</published><updated>2007-02-18T10:30:59.494+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aşk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sevgi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sevgili'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='evlilik'/><title type='text'>Erkekler Neden Konuşmaz</title><content type='html'>&lt;a href="http://resim-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Resimler Sitesi&lt;/a&gt; - Resim siteleri indexi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Seçilmiş Siteler&lt;/a&gt; - Özel seçilmiş siteler&lt;br /&gt;&lt;a href="http://site-ekle.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Site Ekle&lt;/a&gt; - Site kayıt&lt;br /&gt;&lt;a href="http://ssk.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;SSK Siteleri&lt;/a&gt; - SSK siteleriyle ilgili siteler indexi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/ufo-sitesi/"&gt;Ufo Sitesi&lt;/a&gt; - Ufolarla ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://uydu.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Uydu Siteleri&lt;/a&gt; - Uydu siteleriyle ilgilig bir site&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konuştukça konuşası gelen bir kadın ve suskunluğa gömüldükçe gömülen bir erkek... Bu çift size pek yabancı gelmiyordur herhalde. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadın - erkek ilişkilerinin çoğunda durum aynıdır, hatta o kadar aynıdır ki kadının erkekten çok daha fazla konuştuğu saptaması bilimsel araştırmalara bile konu olmuştur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kadının ağzından günde 23 bin kelime çıkarken (ki hiç fena bir rakam değil!), erkeğin ağzından en iyi ihtimalle bunun yarısı kadar kelime çıkar, tabii eğer avukat değilse... Dolayısıyla birlikte olduğunuz erkeğin az konuşmasına, özellikle de kritik durumlarda sessiz kalmayı tercih etmesine aranızdaki bir sorun olarak değil, erkek doğasının kabul edilmesi gereken bir parçası olarak bakmaya başlasanız iyi olur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zamanlamaları farklı &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşten eve yorgun argın dönen bir kadın oturup gününün nasıl geçtiğiyle ilgili sohbet etmeyi bir yorgunluk olarak görmez. Oysa erkek o esnada tek bir kelime etmeyi bile büyük bir külfet sayar. Yani kadınla erkeğin sohbet konusundaki zamanlaması farklıdır. Aynı şey kavgalar için de geçerli... Kadın olayı patlak verdiği yerde ve zamanda çözmek ister, bunun tek yolunun ise konuşmak olduğunu düşünür. Oysa erkek olayın üzerinden biraz vakit geçmesini, yani ateşin küllenmesini beklemeyi tercih eder. Bu durumda kadının yapabileceği en iyi şey, duyarlılığını kullanarak, ne zaman karşısındaki erkeğin üzerine gidip onu konuşmaya zorlamasının, ne zaman onu bir müddet rahat bırakmasının daha doğru olacağını kestirmektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak:gelinliksec.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-4852884916718268410?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/4852884916718268410/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=4852884916718268410' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/4852884916718268410'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/4852884916718268410'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/erkekler-neden-konumaz.html' title='Erkekler Neden Konuşmaz'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-5229066446539307147</id><published>2007-02-18T10:29:00.001+02:00</published><updated>2007-02-18T10:29:56.784+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aşk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sevgi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişkiler'/><title type='text'>Yaşı Horozdan 19 Öğüt</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.karizmaresimler.info/"&gt;Karizma Resimler&lt;/a&gt; - Resimlerle ilgili siteler portalı&lt;br /&gt;&lt;a href="http://oyun-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Oyunlar&lt;/a&gt; - Oyun siteleri indexi portalı&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/psikoloji-sitesi/"&gt;Psikoloji Sitesi&lt;/a&gt; - Psikolojiyle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/ruya-tabirleri/"&gt;Rüya Tabileri&lt;/a&gt; - Rüya tabirleriyle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://resim-2.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Resim Siteleri 2&lt;/a&gt; - Resim siteleriyle ilgili bir başka site&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Bir gun icinde ne kadar seks yapmis olursan ol, yeni bir teklif aldiginda yine kabul et... Cunku alacagin her teklifin son teklif olma ihtimali vardir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Bir sihirbazin elindeki cubugun uzunlugu degil, o cubukla ne numaralar yapabildigi onemlidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Seks, kar gibidir. Icine ne kadar gomulucegini onceden bilemezsin, ne kadar surecegini de... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Bakireligin tedavisi vardir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. Erkegi seyinden yakalarsan, kalbi ve akli da pesinden gelir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6. Seksin ilaci daha fazla sekstir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7. Yakisikli prensi bulmanin yolu, bir suru cirkin kurbaga opmekten gecer. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8. Hayatta seksten daha iyi seyler vardir, seksten daha kotu seyler de vardir, ama seks gibi bir sey daha yoktur... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9. Ask bir kimya olayidir, seks bir fizik olayi... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10. Kadin sahip olabilecegi erkegi asla unutmaz.. ... Erkek ise sahip olamadigi kadini... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;11. Evdeki bir erkek sokaktaki 2 taneye bedeldir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12. Bir kadinin bir erkekte ilk vuruldugu ozellikler, yillar sonra onda en sinir olacaklaridir... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;13. Cinsel cazibe %50 sende olan hersey + %50baskalarinin sende oldugunu sandigi herseydir &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;14. Seks kalitimsaldir... Ananla baban hic yapmamislarsa senin de yapma sansin olamaz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;15. Arkadasini sev, ama esine yakalanma ! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;16. Ask, hayal gucunun zekaya ustunluk saglamasidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;17. iki tur kadinla asla tartisma: - Yorgun, - Dinlenmis. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;18. Bir erkek her kadinla mutlu olabilir, yeter ki asik olmasin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;19. Konu "asik olmak"sa bir bilgeyle bir aptal arasinda hicbir fark yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak:gelinliksec.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-5229066446539307147?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/5229066446539307147/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=5229066446539307147' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/5229066446539307147'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/5229066446539307147'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/ya-horozdan-19-t.html' title='Yaşı Horozdan 19 Öğüt'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-5418494725091682919</id><published>2007-02-18T10:28:00.000+02:00</published><updated>2007-02-18T10:29:00.186+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='evlilik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişkiler'/><title type='text'>Yüz Yüze</title><content type='html'>&lt;a href="http://evlilik-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Evlilik Sitesi&lt;/a&gt; - Evlilikle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.evlilikpedi.info/"&gt;Evlilikpedi&lt;/a&gt; - Evlilikle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.freegamesambit.com/"&gt;Free Online Games&lt;/a&gt; - Free Online Games&lt;br /&gt;&lt;a href="http://gazete.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Gazete Siteleri&lt;/a&gt; - Gazete siteleryle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://kadinlar-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Kadınlarla İlgili&lt;/a&gt; - Kadın siteleri indexi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güncel bir konu olduğu için, internet'te kurulan arkadaşlıklar, sanal sohbet, hatta aşk, çeşitli ortamlarda sıkça sorgulanır oldu. Hatta daha da ileriye gidilip, internet'in insanları ilişkilerde gerçeklikten uzaklaştırdığı, "kişilerin kendilerini olduklarından farklı gösterdikleri" dikkat çekilen konular arasında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben ise bu konunun, bu yaklaşımlardan biraz daha derin olduğunu düşünüyorum. Bu konudaki düşüncelerimi, bana sıkça sorular soran bir okuruma, sorularına daha çabuk yanıt verebilmek için (hayatımda 2. kez) icq numaramı verdiğimde, aldığım; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"- Daha kolayı var! -(okur telefon numarasını veriyor)- Ben chat yapmam da!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;cevabından sonra kafamdan şimşek gibi;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"- Ben de telefonda konuşmayı sevmem! Yakın otursaydık da, yakınlardaki bir kahveye gidip bir çay içseydik!" diye cevap vermek geçince, kafamda iyice toparlamış oldum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her şeyden önce, sanırım telefon da ilk kez ortaya çıktığında, insanlar aynı tür girdaplara düşmüşlerdir. Sadece sesini duydukları bir insan karşısında, acaba nasıl birine benziyor, mimikleri yüz hatları konuşurken neler söylüyor, kıyafeti nasıl, gibi sorulara cevap verememenin sıkıntısını yaşamışlardır. Halbuki konuşmacı, o sırada yanındaki kız arkadaşının bacaklarını okşuyor olabilir. Ya da çok ciddi bir iş görüşmesi için yapılan, saygı dolu bir konuşmayı, üzerinde iç çamaşırlarıyla, ya da yanındaki arkadaşına boş ver gibisinden ağız yamultmaları yaparak sürdürüyor olabilir. Günümüze baktığımızda ise, insanoğlunun telefona hemen alıştığını ve hem kendisini, hem de "sosyal ilişki" biçimlerini de bu alışkanlık doğrultusunda değiştirdiğini görüyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim eve (İstanbul Suadiye!) telefon, ilk başvurduğumuzdan, daha doğrusu ben hatırlamıyorum annemler evlenir evlenmez Fatih'ten başvurmuşlar, tam 18 sene sonra geldi. Komşularımızın, ve en yakın mahalle arkadaşlarımın hiç birisinde, babaları doktor olanlar hariç, telefon yoktu.(1972)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Komşular, ya da yakın dostlar, ve aslında çevremizdeki tüm insanlar için tek "sosyal ilişki" kurma şekli, biraz yürüyerek, "sosyal ilişki" kurulacak kişinin kapısındaki zili çalmak, biz çocuklar içinse, aramızda belirlediğimiz şifreli ıslığı, "sosyal ilişki" kurmak istediğimiz arkadaşımızın balkonunun altına giderek hızlı bir şekilde çalmak olurdu. Yani uzun lafın kısası "sosyal ilişki" şekli bizim çocukluğumuzda, hatta gençliğimizde, telefon olmadığı günlerde, "yüz yüze görüşmek" şeklinde başlardı ve "yüz yüze görüşmek" şeklinde sürerdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne kadar hazindir ki, bugün neredeyse en çok yadsınan ve garip gelen şey olan, "bir insana telefon etmeden, ona çat kapı uğramak", o günlerin yegane "sosyal ilişki" biçimiydi ve açıkçası kimse de bundan şikayetçi değildi. İnsanlar için, birbirlerini doğal ve gerçek hali ile görmek, o hali ile sevmek, ayrı bir lezzet, ayrı bir mutluluk kaynağı idi. Bu yüzden insanlar birbirlerinden ve kendilerinden korkmazlar, birbirlerini gerçek manada tanıdıkları için birbirlerine güvenirler, gönüllerini ve kapılarını sevdikleri insanlara ardına kadar açarlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi kimilerimiz "privacy" yi yani, Türkçe'sini nasıl bulayım şimdi ben, bakın Türkçe'de kelimesi bile yok!?, hadi "özel hal" diyelim, savunabilirler ve haklıdırlar da. Kişilerin yalnız kalmaları gereken durumlar çoktur. Özellikle kimileri çalıştıkları ve konsantre oldukları vakit dikkatlerini toplayabilmek adına yalnız kalmak isteyebilirler. Ancak bununla samimiyetsizliği, entrikayı, yalan ve dolanı birbirine karıştırmamak gerek. Karşımızdaki kırılmasın kisvesi altında, "yalan söyleme"yi, nedense hiç kabullenemedim ve aynı yere koyamadım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hele gözümün önüne, saygısızca, ne yaptığını hiç düşünmeden, sekreteri iki adım ötedeki telefonda başka birine " - Şu anda toplantıda efendim!" derken, elini ve kaşlarını yukarı, yukarı kaldırıp indiren o sözde iş adamları gelince, sinirlenmeden edemiyorum. Ne kadar kanıksanıyor, ve hayatımızın içine doluyor değil mi, yalan söylemek? Yani ne kadar duyarsızlaşıyoruz yalan söylemeye. Bu iş kolay olanla başlıyor, telefonda, internette, yani aksinin ispat edilmesinin zor olduğu bir durumda. Aynı sekreter, yüz yüze konuşurken yalan söylediğinde yüzü kızaracak biri iken, bir süre sonra hiç zorluk çekmeden, örneğin şimdi uğraşmayayım diye, erkek arkadaşına da yalan söyleyebilir hale geliveriyor günümüzde. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biraz daha derinleştirirsek, madalyonun başka ve enteresan bir yüzü daha çıkıyor ortaya. Haberleşme kolaylığının ticaret ve üretim alanında sağladığı kolaylıkları düşündüğümüzde faydası göz ardı edilemez boyutta, ancak olayı bir de "insan ilişkileri" bağlamında değerlendirdiğimizde sonuç pek de iç açıcı değil. Zaten ticari sistem, bizim anladığımız anlamda bir "insan ilişkisi" biçimine temelde ters düşmekte, hatta karşı çıkmakta. İçinde bulunduğumuz yaşam biçiminin bize dayattığı şey, her anlamda "karşısındakinin rakibi olma hali" dir. Yani bu düzen aslında bizden eski anlamda dost olmamızı değil, birbirimizle rakip olup, daha fazla ve daha kaliteli(!) üretmemizi öngörmüyor mu? Ve biz bu sistemin yarattığı olanaklardan yararlanmıyor muyuz? O zaman bozulan insan ilişkilerinden, aile ilişkilerinden de şikayet etmeye hiç hakkımız yok. Hele benim gibi yalan söyleyen sekreteri kafaya takmak, bir çeşit ruhsal hastalık olsa gerek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hele şu meşhur, "ilk iş görüşmesi" ne gidiş, insanoğlunun yaratmış olduğu en samimiyetsiz ilişki anı değildir de nedir? Yüzlerce kişi içerisinden biri olarak sizi kolay seçebilmeleri, ya da aslında daha kolay eleyebilmeleri için, kısa ve öz olması gereken bir C.V. yazarak, yarış atı muamelesi görmek, ne kadar onur kırıcıdır. Hiç tanımadığınız, belki de dolandırıcılık ve soygun peşinde koşan bir şirketin görevlileri karşısında nazik davranmaya çalışmak ne kadar zordur. Yapılmayan, ya da yapılıp da söylenmeyen hobiler, konuşulamayan lisanlar eşliğinde, kendi kendisine, gerçekten sevip benimseyebileceği bir iş olmadığını bile bile, ben bu şirkette çalışmaktan çok hoşlanacağım, diye yalan söyleyen insanın kendisinden tutun da, sizin iyiliğiniz bizim için ön planda, diyen şirket yetkilisine kadar herkes, yapılan iş, ya da sürdürülen ilişki süresince kanıksanana kadar devam eden, bu yalanlar ve samimiyetsizlikler zincirine boğazı dolanarak boğulmuş ve kendisine yabancılaşmış olan yaratık, "insan" ın, ta kendisi değil midir? Bu durumu ancak, gerçekle ve yaşamla yüzleşmekten korktukları için, görmezlikten gelenler, daha da kötüsü, savunanlar olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karşılaştığımız bu duruma alternatif, farklı bir model önermeden bu yazıyı bitirmek olmaz. Dünya'yı ve yaşamı farklı algılamamı sağlayan dostlarımdan biri de E. abi dir. E. abi, aslında bir arkadaşımın babası. Ülkemize büyük faydaları dokunmuş, tanınmış bir bilim adamı. E. abi'nin evine ilk girdiğimde saat gecenin 3'ü idi ve aşağı yukarı kızlı erkekli sekiz kişiydik. Gürültülü bir şekilde eve daldığımızda, evdeki eşyaların sıcaklığı ve bizim için hazırlanmış olduğu izlenimi, bizi sessizliğe davet etti. İki buzdolabından birini açtığımızda, içerisinin bir orduya yetecek kadar içecek ve yiyecekle dolu olduğunu gördük. Ayrıca müzik, sinema ve diğer sanat eserlerini izleyeceğimiz bir sürü alet, edevat ve en önemlisi kütüphane hizmetimize hazır bir şekilde önümüzde duruyordu. E. abi salonda yoktu, yatıp uyumuş, ya da içeride olduğunu, sıkı sıkıya kapanmış evin içerisine doğru ilerleyen gizemli bir koridor kapısından anlıyorduk. Ve bu kapalı duran kapı, bize, daha E. abi ile seneler sürecek olan yakın dostluğumuz boyunca, "privacy" nin, yani"özel hal" in ne olduğunu ve nasıl davranılması gerektiğini bize, hiç konuşmadan sessizce anlatacaktır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah olduğunda, ben uyumamış, hukuk okuyan bir arkadaşımla bir şeyler tartışıyorduk, birlikte geldiğimiz diğer altı kişiden, kimileri orada bulunan hoş ve sıcak battaniyeleri üzerlerine çekmiş, birbirlerine sarılmış kedi gibi uyuyorlar, kimi bir kitap okuyor, kimi de videoya koyduğu bir filmi sessizce sabah olmasına rağmen seyrediyordu. E. abi kalktı, bize kısaca gülümsedi ve mutfağa giderek kendisine bir kahvaltı hazırladı. Akşamdan kalmış olmamızdan, sere serpe evinin salonuna dağılmış olmamızdan, en ufak bir rahatsızlık duymadan, bizimle birlikte aynı masaya oturarak kahvaltısını etti, bir iki şey konuştuk iş hayatı ile ilgili ve daha sonra özür dileyerek kalktı ve işe gitti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha sonraları, gecenin kaçında olursa olsun, paspasın altındaki anahtarı alarak dahi girdiğim, ve birbirinden güzel insanlarla tanışıp kaynaştığım bu evde, anladım ki, E. abinin mülkiyet anlayışında bazı farklılıklar vardı. O evinin salonundaki, kitaplarından, t.v. cihazlarından ve diğer eşyalarından çok, insanlara önem ve değer veriyordu. Evinin salonunu, sokak ile yatak/okuma odası arasında bir yarı kahve, yarı komünal bir alan haline getirmiş, oranın iaşesini ve techizatını sağlamış ve oradan geçip, giden yada doğal seçimle kalan kaliteli ve hoş bir kalabalığa bırakmıştı. Kendisi geceleri uykusu gelene kadar bizimle sohbet eder ve sohbetin durumuna göre, belirli bir saatte kalkar ve içeri geçer, diğer insanlar orada yatar kalkar yer ve içerler ve birbirleri ile tanıştıkları ve faydalandıkları bu ortamı değil gürültüye boğmak, korumak için ellerinden geleni yaparlardı. Aramızda en haylaz olanlar bile o eve geldiklerinde uslanırlar ve birlikte sohbet etmekten, arkadaş olmaktan zevk alırlardı. Yoo, hayıflanmayın, E. abi bekar değildi. İsveç'li bir ressam olan hanımı ile birlikteliklerini anlatmak, bu yazının konusunu fersahlarca aşar. Tüm bu anlattıklarım içerisindeki en önemli detay ise, o eve gidip, gelmeye başladığımdan 6 sene sonra dahi, E. abi nin yatak ve okuma odasını görmemiş olmamdı. Ve bu konudaki konsensüs aramızda da hiç konuşulmadan sağlanmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tahmin edebileceğiniz gibi, E. abi'ye gitmeden önce telefon etmezdik. Ve edenler, ya da bu tür davranış biçimlerini abartanlar, bu incelikleri anlamamış olan, sıradan, ya da samimiyetsiz insanlar olarak algılanır ve hafif alay konusu olurlardı. Onlar hakkında genellikle ard niyetli olduklarına dair öngörülerde bulunur ve zaman içerisinde, çoğu zaman haklı çıkardık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Demek ki, doğal neden olan; yalnız kalma ve bir şeye konsantre olup üretme/çalışma halinin dışında, genel anlamı ile "yabancı olandan korkma", ya da türevleri olan, "özel hal" bahaneleri ile, "telefon etmeden gelmeyin" isteklerinin, ya da açık, bire bir ve "yüz yüze" görüşmelerden kaçınılmasının ardında, ya bizim mülkiyet saplantılarımız, ya da en önemlisi, aslında kendimizden korkmamız ve kendimize güvenmememiz rol oynamakta değil mi? Bunu tartmak da bize, yani yine kendimize düşüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konumuza tekrar geri dönelim, ve bu tür iletişim araçları ile "kişilerin kendilerini olduklarından farklı gösterebilecekleri" tehlikesine değinelim. Siz sanıyor musunuz ki, insanlar ilk yüz yüze görüşmelerinde kendilerini oldukları gibi gösteriyor? İlk buluşmamızda, sevgilimize ne kadar gerçek yüzümüzü gösterdiğimizi hatırlayalım? Öz kokumuzdan bile rahatsız olup, parfüm sürmedik mi? O, kendisini olduğundan farklı göstermeye çalışmadı mı? Bu yüzden, hayatımız,"- Onu tanıyamamışım, gerçek yüzünü görememişim!" lerle dolu değil mi? Peki biz birlikte olduğumuz, ya da olacağımız insanları nasıl tanıyacağız, onlarla gerçek anlamda nasıl yakınlaşacağız? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geriye cevap olarak, yine yalnızca, "- İnsanlara doğal, samimi ve olduğumuz gibi yaklaşarak, onların da doğal hallerine inip, onları oldukları gibi severek, onlarla istedikleri ve benimseyebildikleri konularda birlikte bir şeyler üreterek ve paylaşarak, insanları daha iyi tanıyabilir, sağlıklı ve kalıcı ilişkiler kurabiliriz!" cevabı kalıyor. Kaldı ki, bu yolda uğradığımız, ya da uğrayacağımız hayal kırıklıkları da, en azından bu yolda bulduğumuz can dostlarımız kadar bizi zenginleştiren unsurlardan değil mi sizce?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En başa geri dönersek eğer, ben bu okurumuza telefon etmek istemiyorum. Onunla yüz yüze görüşmek istiyorum... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak:gelinliksec.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-5418494725091682919?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/5418494725091682919/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=5418494725091682919' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/5418494725091682919'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/5418494725091682919'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/yz-yze.html' title='Yüz Yüze'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-4784168901902396696</id><published>2007-02-18T10:27:00.000+02:00</published><updated>2007-02-18T10:28:02.548+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kız'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişkiler'/><title type='text'>Kriz ve Değişenler</title><content type='html'>&lt;a href="http://cep-telefonu-2.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Cep Telefonu 2&lt;/a&gt; - Cep telefonu ilgili siteler indexi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://cinsel-bilgiler.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Cinsel Bilgiler&lt;/a&gt; - cinsel bilgiler indexi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.data-recovery-sites.info/"&gt;Data Recovery Sites&lt;/a&gt; - Data Recovery Index Portal&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.dedicated-server-links.info/"&gt;Dedicated Server Links&lt;/a&gt; - Dedicated Server Links&lt;br /&gt;&lt;a href="http://edebiyat-sitesi.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Edebiyat Sitesi&lt;/a&gt; - Edebiyat bilgileriyle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ekonomik krizler hiç bir zaman kendi başlarına gelmezler. Bu aralar sık rastlansa da, bahsettiğim kalp krizleri değil. Ekonomik kriz toplumların, zaman içinde oluşturduğu iç dengeyi bozar. Ekonomik daralma ve küçülme, sosyal dinamik ve sınıfların yön ve yerleri çok hızlı bir değişime zorlar. Sosyal kriz doğar. Sosyal patlamalar, gösteriler ve isyanlar, toplumun bazı bölümlerinin değişime direnmesinin sonucudur. Direnen gruplar da değişimin değiştirilemezliğini fark ettiklerinde, bu kez politik kriz farkedilir: sistem yeni dengelere uygun olarak yeniden şekillendirilmelidir. Bu nedenle, bütün ekonomik krizlerin çözümü siyasidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kriz dönemlerinde libido meselesini tartıştığım yazıdan farklı ama paralel olarak, bu yazıda krizin estetik değerlerde yarattığı değişimi, kişisel ve ampirik bir perspektiften incelemek istiyorum. Böyle bilimsel ve ağdalı bir girişe aldanmayın, basit bir konu bu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıtlık dönemleri sırasında, erkekler beğeni kriterlerini hemen değiştirirler. İnce, genç ve diri vücutlar yerine, sağlıklı, oturmuş, ve balık eti vücutlara yönelirler. Toplu kadınlar, iri kadınlar, olgun kadınlar kendilerine dönük talebin kriz öncesine göre artmasını, bu yazıya kadar değerlendirememiş olabilirler, ama krize borçlular. Kriz, erkeklerin kaprise dayanma limitlerini çok aşağıya çektiğinden, ve erkekler maddi ve manevi olarak savurabilecekleri artı değerleri kaybettikleri için, şımarık, naif, narin ve kırılgan hanımların, sağlam, güçlü ve dayanıklı hanımlara rekabet üstünlüğü tersine döner. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarih öncesi çıktığı avdan, ya da eski çağlarda çıktığı askeri seferden başarısız dönen erkekle, zaferle dönen erkek ne kadar farklıysa, aynı süngü düşüklüğü farkı, kriz öncesi ve kriz sonrası erkek arasında da vardır. En güvenli, en huzurlu, en az zarar göreceği, yıkılmış olan egosunu yeniden inşa edebileceği tek yer olan annesinin kolları ve göğüslerine, ya da ona en çok benzeyen kadının kolları ve göğüslerine sığınmak ister. İki dirhem etin örttüğü ayıpları bırakıp, gerçekleri örten iki okka etin altına saklanmak ister. Ayrıca bir çok avantajı daha vardır toplu kadınların: gerektiğinde açlığa çok daha uzun süre dayanabilmeleri, kışın ısınma konusundaki reddedilemez katkıları, neşeleri, konuşkanlıkları, lezzetli yemeklere eğilimleri, kendilerini güzelleştirme ve bakımlı olma konusundaki gayretleri, kıskanç olmamaları vs. vs. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstisnalar tabii ki vardır. Ama bu yazıyı okuyana kadar fark etmediğinizi sandığım bu değişim çok çok yaygın. Bir çok arkadaşımla tartıştım, kişisel olarak bu yönde bir değişim yaşadıklarını onayladılar. Hatta biri, "eldeki kuş, daldaki kuş" benzetmesini hatırlattı. Evlilerin evlerine, köylülerin köylerine dönerken, yoldaşlığa, sağlamlığını ispatlamış eskileri seçtiğini anlattı. Önümüzdeki günlerde bu trend gittikçe belirginleşecek. Şimdi olası sonuçları inceleyelim: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çoktan başladı, ama artarak yayılıyor. Zayıflamayı, bu konuda sonu gelmez çaba ve işkenceleri bir kenara bırakıyoruz. Spora evet, stresi atmamıza yardımcı oluyor. Ama diyete hayır, ödediğimiz bunca diyet varken, bir de güzel şeyler (ve çok) yemenin keyfinden de mi olalım?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toplu hanımları daha güzel gösterecek şekilde değişiyor moda. Zaten onlar da eski çekingenliklerini hızla atıyorlar. Yastık (ayvanın biraz büyüğü) göbekler açıkta bırakılıyor, geniş basenlerin üstünde dar ya da kısa bluzlar görüyoruz. Kadın çekiciliği katsayısının Akdeniz ölçeğindeki formülü "kalça çevresi bölü bel çevresi" hesabını yapınca, bazı güzelliklerden bu kadar zaman neden mahrum kaldığımıza hayıflanıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zayıf kadınlar, eski talebi bulamayınca, manevi bedellerinde indirime gidiyorlar. Daha olumlu, daha az beklentili, daha az nazlı oluyorlar. Rekabet ve piyasanın görünmez eli, yapay değerleri silip atıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün kadınlardan şefkat görmeye alışkın olmayan erkekler de, başka bir şey değil de insan oldukları için, kendilerine iyi davranan kadınlara iyi davranıyorlar. Olumlu bir kısır döngü içinde, değişime direnmeye çalışıp da ilişkilerini berbat eden istisnaları da not ederek elbette, özel ilişkilerinde daha çok mutluluk bulan bir toplum oluyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Sayın yazar, ne yani kriz iyi mi oldu?" diyenlere, hiç bir şeyin ne iyi ne kötü olduğunu hatırlatacağım. Ya da herşeyin hem iyi, hem kötü olduğunu. Baktığınızı hangi filtrelerle gördüğünüze bağlı herşey. Yarım bardak su gibi. Kimi dolu der, kimi boş der, bazıları da alıp içer. İçelim arkadaşlar... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak:gelinliksec.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-4784168901902396696?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/4784168901902396696/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=4784168901902396696' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/4784168901902396696'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/4784168901902396696'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/kriz-ve-deienler.html' title='Kriz ve Değişenler'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-3593791517299411022</id><published>2007-02-18T10:25:00.000+02:00</published><updated>2007-02-18T10:26:32.905+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aşk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gelinlik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kız'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sevgili'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='evlilik'/><title type='text'>Koşulsuz Sevgi Soruları</title><content type='html'>&lt;a href="http://bedava-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Bedavalar&lt;/a&gt; - Bir başka bedava siteler indexi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/beden-dili-sitesi/"&gt;Beden Dili&lt;/a&gt; - Beden dili ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/bilgi-sitesi/"&gt;Bilgi Sitesi&lt;/a&gt; - Bilgi kaynağı olan bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bilim-sitesi.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Bilim Sitesi&lt;/a&gt; - Bilimsel konularla ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://cep-telefonu-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Cep Telefonu&lt;/a&gt; - cep telefonu ile ilgili site&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgi hak edilir mi? Size emek ve mesai harcadığı için birini sevebilir misiniz? Pekiyi, size hiç emek ve mesai harcamayan birini sevebilir misiniz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genetik kökenli sevgileri, akrabalık ilişkilerini yazının sonraki bölümlerinde ele almak üzere bir kenara bırakalım. Sizin iradenizle, risk alarak seçtiğiniz sevgilere gelelim. Aşk dahil, bir şarta bağlanmamış bir sevgi alış ve verişiniz oldu mu? "Ne olursan ol, yine gel" dediniz mi, tövbeler ve yenilgiler sonrası, yeminler ve zaferler kadar geniş açtınız mı kollarınızı sevdiğinize?...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yoksa, sevgiliniz istemediğiniz şekilde giyindiği için yanağınızı mı esirgediniz? Anneniz ısrar ettiği için onu terslediniz mi? Arkadaşınız sulu bir şaka yapınca, lafı ağzına mı tıktınız? Minik kızınız özür dilemeye çalıştığında duymazdan mı geldiniz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yoksa bir sürü "yoksa karışmam"lar mı var ilişkilerinizde? "Benim istediklerimi yap", "benim istemediklerimi yapma", "sadece benim istediklerimi". Daha ileri mi gittiniz? "Sen, kendi seçtiğin yolda gidersen mutsuz olursun, mutluluğa ancak benim senin için uygun gördüğüm şartlarla ulaşırsın". Bu sevgi mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şartlar-koşullar dikte etmek, didaktik bir öpücük, eleştiren-ayıplayan bir bakış sevgi olabilir mi? Birini, sevginizi hak etmeye zorlamak, değilse sevmemekle tehdit etmek, "sevilesi kalıp"ın içine tıkmak, sığmayan bölümlerini kendisinin kesip atmasını istemek hak mıdır? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"My fair lady-Pygmalion" fantezisi, geçek hayata uygulanabilir mi? Uygulansa bile, kökünde sisteme bir meydan okuma mı vardır, sevgi mi? Bu durumda öykünülen Tanrı, siz profesör kadar hoşgörüsüz müdür?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emek ve mesai, başında veya sonunda sevgidir de, sevgi illa emek ve mesai midir? Aşk her şeyi affetmez mi? Aslında yok olan kadınlar seven üstatlar, var olanları koşullarına uymadıkları için mi reddetmişlerdir? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seçmediğiniz sevgilere dönersek, anne ve babanın eğitim güdüleriyle, terbiye amaçlı esirgedikleri sevginin, ancak hak edildiği zaman ulaşılabilen bir ödüle dönüşmesi, kurutmamışsa eğer, kaçımızın hayatını güdük bırakmıştır? Toplumsal saygınlık kazanabilmeleri için, çocukların bireysel sevgi potansiyelleri tırpanlanabilir mi? Karın-daş olan iki insanı birbirlerine destek olarak yönlendirmek, birbirlerinin kapasitesini zorlayacak rakiplere dönüştürmekten daha mı zor? Anne-babalık hedefleri uğruna, neşe ve eğlence ıskalanmalı mı? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün dinler tersini önerse de, sevgiyi koşullara bağlamak, nesilden nesile geçen sosyo-genetik bir hastalık mıdır? Uygulanabilir bir tedavisi var mıdır? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sorular, cevapları götürür mü? Götürmezse de, beni sever misiniz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak:gelinliksec.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-3593791517299411022?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/3593791517299411022/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=3593791517299411022' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/3593791517299411022'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/3593791517299411022'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/koulsuz-sevgi-sorular.html' title='Koşulsuz Sevgi Soruları'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-1546676789248001812</id><published>2007-02-18T10:23:00.000+02:00</published><updated>2007-02-18T10:24:43.627+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kızlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kız'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişkiler'/><title type='text'>Kim Daha Uysal</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/ansiklopedi/"&gt;Ansiklopedi&lt;/a&gt; - Ansiklopedik bilgiler&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/astroloji/"&gt;Astroloji Sitesi&lt;/a&gt; - Astrolojiyle ilgili bilgiler&lt;br /&gt;&lt;a href="http://cicek-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Çiçek Sitesi&lt;/a&gt; - Çiçeklerle ilgili bilgiler sitesi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bedavadakiler.info/"&gt;Bedavadakiler&lt;/a&gt; - Bedava siteler indexi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Merhaba, Erkekadam'ı sürekli takip eden biri olarak kadınlarla erkeklerin ilişkilerini okuyup yorumlarken hep birebir kurulan ilişkilerin ve de hep aşkların konu edilmesi bence biraz durumu tam göremememize yol açıyor. Bundan dolayı ben başka bir yönden olaya yaklaşmak istiyorum. Yazdıklarım ne kadar doğru, ne kadar erkeklerin genel düşüncelerini yansıtır buna siz karar verin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçtiğimiz aylardan birinde bir gazetede Almanyada yapılan bir araştırmada okullarda kızların erkeklerin uysallaşması için kullanıldığını yazıyordu. Biraz daha açacak olursak aslında daha asi ruhlu olan erkeklerin karma eğitimle kızların arasına katılarak her şeyi kabullenmeye daha yatkın olan ve de daha itirazsız daha problemsiz ve daha uysal olan kızlar sayesinde erkeklerin bu özelliklerinin törpülendiği ve uysallaşmalarının sağlandığı iddia ediliyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yazıyı okuyunca bu konuda daha önce benimde bilinçaltımda var olan ama adını bir türlü koyamadığım bir takım fikirlerin sanki kuraklıktan sonra sulanmaya başlayan çiçekler gibi yeşermeye başladığını gördüm. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen gün bizim okuldan yeni mezunlarından biriyle karşılaştım hala bir iş bulamamıştı halbuki genelde bizim mezunlar işsiz kalmazdı bende ona nedenini sordum verdiği cevabın bir bölümü konumuzla yakından ilgili şunları söyledi : Ben çalışacağım işi sevmek istiyorum, ilgimi çeken bir iş olmasını istiyorum, iş ortamında rahat olacağım kafama uyan bir iş olmasını istiyorum onun için bekledim şu ana kadar ve de bekleyeceğim, bunun yerine girdiğim mülakatlarda azıcık çalışmak istediğimi belli eden bir şeyler yapsam şimdiye kesin çalışıyor olurdum ama mesela kızlar için böyle bir sorun yok onlar üniversiteden sonra yapılarına uygun olsun olmasın her işe giriyorlar dedi. Seçici olan kızlar bile sırf seçtikleri iş popüler diye o işle başkalarına hava atabilecekler diye bekliyorlar. Bu sözler üzerine biraz düşündüm de hocaların verdiği ödevleri en itirazsız biçimde hiç karşı koymadan harfi harfine yerine getirenler hep kızlar. En ufak bir şey için hemen hocanın yanına koşanlar, herhangi bir dersten biraz yüksek not alınca başıma üşüşenler hep kızlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve buna şimdi part time çalıştığım yerdeki kadınları ekliyeyim burası bir insan kaynakları şirketi ve dolayısıyla da müdürü hariç çalışanlarının hepsi kadın ve bir de ben varım erkek. Buradaki kadınlardan sürekli azar işitiyorum çünkü her şeyi o kadar kılı kırk yararcasına inceliyor en ufak şeylerde bile bana bir ton nasihatler ediyorlar ki. Bu kadınların patronlarına davranışlarına bakıyorum da sanki kapıkullarının padişahlarına davranışları gibi her dediğini eksiksiz yerine getiriyorlar hatta adam yapması gereken şeyleri bazen bunların üstüne yüklüyor ve de en ufak bir itirazla karşılaşmıyor. Düşünüyorum da bizim patron her halde başka hiçbir yeri burası kadar kolay yönetemez. Tabii bunlar patronlarına nasıl davranıyorlarsa, benim de onlara öyle davranmamı istiyorlar galiba ki sürekli bana nutuklar, imalar. Halbuki benimle beraber çalışan bir tane daha part time eleman var ama o kız ve onunla çok iyi anlaşıyorlar bir kerecik olsun fırça yediğine şahit olmadım. Ben size kızın sınıfının en iyilerinden olduğunu, biz dersleri sürekli dersleri ekerken o kırk yılda bir dersi kaçırmışsa gidip hemen ondan bundan ders notu bulmaya çalıştığını söylersem, sanırım bu kızın işyerindeki halinin nasıl olacağını anlarsınız. Ama olayın erkekler açısından iyi olan bir tarafı var. Bütün bunlara rağmen bu ot gibi, ya da robot gibi işlerine sarılan kadınların yaratıcılıkları da aynen otların ya da robotların yaratıcılıkları kadar. Yeni bir şey bulma konusunda sıfırlar, ortaya yeni bir şey çıkınca sudan çıkmış balığa dönüyorlar, panik içinde sağa sola koşturuyorlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşünüyorum da ilerde yönetici olursam yaratıcılık gerektirmeyen bütün işlerimde kadınları kullanacağım, ne gerek var erkeklerle uğraşmaya...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak:gelinliksec.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-1546676789248001812?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/1546676789248001812/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=1546676789248001812' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/1546676789248001812'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/1546676789248001812'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/kim-daha-uysal.html' title='Kim Daha Uysal'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-6820504475960315460</id><published>2007-02-17T12:25:00.000+02:00</published><updated>2007-02-17T12:26:02.043+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kız'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sevgili'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişkiler'/><title type='text'>Kadınlar Kimleri Sever</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.yeni-oyun-siteleri.info/"&gt;Yeni Oyun siteleri&lt;/a&gt; - Oyun siteleri indexi portalı&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/ekonomi-sitesi/"&gt;Ekonomi Sitesi&lt;/a&gt; - Ekonomi siteleri indexi portalı&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bedavalar.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Bedava Siteleri&lt;/a&gt; - Bedavalarla ilgili bir başka index sitesi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://super-bedavalar.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Süper Bedava Siteleri&lt;/a&gt; - Bedavalarla ilgili yine bir başka index sitesi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://felsefe-sitesi.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Felsefe Sitesi&lt;/a&gt; - Felsefe terimleriyle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz erkekler hiç bir zaman, kadınların ilgisinin ve beğenilerinin merkezi olan bazı erkeklerin, neden kadınlara çekici geldiklerini anlayamamışızdır. Uzun boylu-ince belli hanımların yanındaki şekilsiz ayılar, yüksek sınıf saç ve kıyafetli hanımefendilerin yanındaki bıyıklı-pis sakallı magandalar, kariyer güzellerinin yanındaki çulsuzlar, rafine entellektüellerin yanındaki saf delikanlılar bizi hep kızdırır. Cıvık, ya da soğuk, maço ya da efemine, güzel ya da yakışıklı, yetenekli ya da yeteneksiz, başarılı ya da başarısız olsunlar, bazı erkekler kadınları çeker. Kadınların bu erkeklere olan zaaflarını anlayabilmek için, esprili olmak, kaliteli genlere sahip olmak gibi bazı bilinçaltı nedenleri bahane ederiz. Ama bunların hiç birine sahip olamayan adamlar bile, bizim gözümüzde en “iyi” hanımları “kandırabilmektedir”. Oysa burada dalyan gibi delikanlılar vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acı ama gerçek, aslında bu erkeklerin ortak bir yönü vardır. Bu erkekler kadınları severler. Bu kadar basit mi? Maalesef, evet. Onlar kadınları sever ve anlamaya çalışırlar. Kadınları anlamamak, tanıyamamak, tahmin edememek onlar için sorun değildir. Kedi seven insanlar gibi, sevdikleri varlığı yargılamadan sevmeyi, üsluplarına ve bu üslupların istisnalarına saygı duymayı, farklılığa toleransı öğrenmişlerdir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsteseniz de istemeseniz de, “Türk Rüyası”nın kahramanı türkücü ve talk show’cunun kadınları sizden daha iyi anladığını, kumarbaz ve çapkın showman çarkıfelekçinin o iki arada bir derede bir arada olduğu kadınlara kafasının içinde sizden daha sadık olduğunu, şimdi askerde olan komedyenin yırtık çirkinliğinin ardında sizinkinden çok daha derin bir duyarlılık olduğunu, yine şimdi askerde olan çok evli çapkının kadınlara sizden çok daha aşık bakabildiğini, ve hepsinin, ve kadınların sevdiği diğer bütün erkeklerin, kadınları erkeklerden farklı ve kadın yapan bütün özellikleri sevdiğini kabul etmek zorundasınız. Detaylar konusundaki kararsızlıklarını, zaman yönetimi konusundaki eksikliklerini, diğer kadınlarla partizan siyasilermişçesine rakip-dost ilişkilerini, çelişkilerini seviyorlar. Kadınlara vakit ayırıyor, onları gerçekten dinliyor, gereksiz iktidar gösterileri yapmıyorlar. Kadınlara bir aidiyet-sahibiyet iddiası dikte etmeden, ve kadınlar ihtiyaç duymasalar bile, sevgi verebiliyorlar. Son ve vurucu nokta, bu erkekler kadınlarını, sanki onların babalarıymışçasına sıcak, şefkatli ve yumuşak sevebiliyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Garipsediğimiz, reddettiğimiz, komik bulduğumuz, “çok feminen” diyerek küçümsediğimiz nüansları, bu erkekler tolere ediyor, seviyor, hatta kadınları bu konularda teşvik ediyorlar. Kadın ruhu ve ihtiyaçları konusu bir yazıdan çok daha geniş bir konu. Bir kitap, ya da bir yazı dizisi belki. Ama genelde göz ardı ettiğimiz Ahmet Altan romanlarının, Bridget Jones’un günlüklerinin ve sayısı son yıllarda artan, erkek başrolü olmayan kadın filmlerinin mesajları, çok daha kolay ulaştığımız aylık kadın dergilerinin çizdiği resimden farklı. Kadının bedeni ve sosyal yaşamı ile ruhu arasındaki fark, kapitalist tüketim toplumunda aldığı rolün gücüyle orantılı olarak erkekleşerek artıyor. Bu nedenle, ve özellikle bu nedenle, kadının ruhunu anlamak, bu ruhla iletişim kurmak, hem zorlaşıyor, hem de daha fazla yetenek ve daha fazla sevgi gerektiriyor. Durum bizler için gittikçe zorlaşıyor. Daha fazla zaman, daha fazla ilgi, daha fazla anlayış gerekiyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadınları seven erkekler, bu sevgiye emek vermeye de bizden daha hazırlar. Ama yetmez. Bu erkeklerin de öğrenmesi gereken şeyler var. Kadın cinsiyetini ve tüm kadınları sevdikleri için, iki temel konuda daha da fazla özen göstermeliler. Birincisi, kadınları sevmek onlara öykünmek, gıpta etmek değil. Onları severken erkek kalmak. İkincisi, kadınları severken, tek tek kadınların duyarlılıklarını küçümsememek. Her kadının mahremine girip, “eteğinin altına bakarken”, onun da küçük bir çocuk olduğunu unutmamak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kaynak:gelinliksec.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-6820504475960315460?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/6820504475960315460/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=6820504475960315460' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/6820504475960315460'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/6820504475960315460'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/kadnlar-kimleri-sever.html' title='Kadınlar Kimleri Sever'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-8806611751302305954</id><published>2007-02-17T12:23:00.000+02:00</published><updated>2007-02-17T12:24:25.523+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kızlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kız'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sevgili'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişkiler'/><title type='text'>İnternet'ten Kızmı Alınır</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Seçilmiş Siteler&lt;/a&gt; - Özel seçilmiş siteler&lt;br /&gt;&lt;a href="http://site-ekle.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Site Ekle&lt;/a&gt; - Site kayıt&lt;br /&gt;&lt;a href="http://ssk.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;SSK Siteleri&lt;/a&gt; - SSK siteleriyle ilgili siteler indexi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/ufo-sitesi/"&gt;Ufo Sitesi&lt;/a&gt; - Ufolarla ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://uydu.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Uydu Siteleri&lt;/a&gt; - Uydu siteleriyle ilgilig bir site&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Monoton ve yanlız bir hayat.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yoğun ve vardiyalı bir işte çalışanlar insanın sosyal hayatının nasılda sıfır seviyesine vurduğunu bilirler. Benimde sadece bilgisayar başında geçen bir işim vardı ve her geçen gün biraz daha asosyalleştiğimi hissediyordum. Başlarda pek şikayetçi değildim ama bir akşam uyandım ve (vardiya yüzünden ben akşamları uyanırım) genç ve sağlıklı bir erkek olarak aylardır yanlız olduğumu ve buna daha fazla dayanamayacağımı anladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama ne yazık ki amiyane tabirle piyasa yapacak bir durumum yoktu. İş arkadaşlarım arasında ki kızlarda, diğer hemcinslerinden farklı olarak kendini bilgisayarlara vermiş, hiç bir kadınsı çekiciliği olmayan insanlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaten bence güzel bir kadın, istisnalar dışında, teknik bir alanda eğitim almaz/çalışmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eskilerden birilerini aradım ama hiç biri yanlız değildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendime pek konduramıyordum ama dalga geçtiğim bazı arkadaşlarım gibi benimde internetten birilerini bulmaya çalışmaktan başka çarem kalmamıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaten bütün gün internette çalıştığımdan kolayda olurdu (herhalde).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendime bir icq kurdum ve whitepage'de şansımı denemeye başladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısa bir süre içinde listem bir hayli kalabalıklaştı. Nihayet bir akşam ilk randevumu aldım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oldukça hoş muhabbeti olan ve ilgi alanları benimkine çok benzeyen biriydi. Birde resmini göndermişti. Yaklaşık beş ya da altı metreden çekilmiş bir resimdi. Çok, çok güzel olmamakla beraber hoş denilebilecek bir kızdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir cafede buluşacaktık. Ben işten sabah çıktığım için eve gitmeden doğru cafeye gittim. Bir saat erken gelmiştim. Açıp bir gazete okumaya başladım. Yarım saat sonunda gazetede okuyacak bir yer kalmamıştı ve bende borsa haberlerinin yer aldığı sayfayı açık bırakıp (imaj olayı), etrafı izlemeye başladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun zamandır gündüz gözü görmemiştim. Sanki yıllardır İstanbul'dan uzakmışımda yeni gelmişim gibiydi. Her şey ne kadar güzeldi. Gelip geçen kızlarında her biri birbirinden güzeldi. İyice sabırsızlanmaya başladım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kararlaştırdığımız saate onbeş dakika kala telefonum çaldı. Arayan O'ydu. Nazikçe özür diliyordu geç kalacağı için. Olsundu, benim için sorun değildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allah'ım ne kadarda güzel bir sesi vardı. Uykusuz olduğumdan bir kahve daha söyledim. Ayık kalmalıydım. Ama sanırım o ses için değerdi uykusuzluğa.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Telefonum tekrar çaldı. Başka biriydi. Yine netten tanıştığım bir kız. Onunda çok hoş bir sesi vardı. Hatta ilkinden daha güzel bir ses. Allah'ım dedim kendi kendime, biri yolda diğeri telefonda, neden daha önce internetin bu harika yönünden yararlanmamıştım ki? Ne vardı bunu gururuma yediremiyecek?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte geldi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nihayet kapıda göründü. Beni rahat görebilmesi için hemen kapının girişindeki masaya oturmuştum. Gördüğüm anda aklıma ilk gelen kelime şuydu: Tuttuk!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnanamıyordum, evet resimdeki kızdı o ama bir resim bu kadar mı yanıltıcı olur? Benim oturduğum masaya gelene kadar ki beş on saniye içinde aklımdan bir sürü şey geçti. Asla, asla bu kızla aramda bir şey olamazdı. Nasıl dolaşırdım bununla. Bir şey bulup kurtulmalıydım. Ama hayır, bu onu çok incitirdi. Yapamazdım böyle bir şey. Çaresiz bu günü onunla geçirecektim. Hiç bir şey belli etmemeliydim. Yanıma oturdu. İnsanın tanıştığı birini ilk defa görüyor olması çok zor bir şeydi. İlk bir iki dakika havadan sudan bir iki kelam ettik. Aman Allah'ım bu kız o kız olamazdı. Hiç bir dişilik emaresi olmayıp, bir çok çirkin kızı katlanır hale getiren tatlı bir dilden de mahrumdu. Oğlum dedin buldun belanı, hadi bakalım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tavla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önceden birlikte tavla oynamaya sözleşmiştik. Ortaköy'deki güzel manzaralı kahvelerden birine gittik. Manzara inanılmaz bir güzellikteydi. Etrafta bir sürü yaşıtım genç, cıvıl cıvıl güzel havanın, harika manzaranın ve birbirlerinin tadını çıkarıyorlardı. Onların arasında kendimi dahada kötü hissettim. İnsanlar sanki bana acıyan gözlerle bakıyordu. Aslan gibi boylu boslu biriyimdir ayıptır söylemesi ve bu kız benim gibi biriyle olmayı rüyasında bile görse inanmazdı herhalde. Ama ne olursa olsun bir insandı ve benim için gelmişti. Onu incitemezdim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üniversitenin bana kazandırdığı yeteneklerden biride tecrübeli bir tavla oyuncusu olmamdı şüphesiz. Oynamaktan hiç zevk almadığım iki grup insan vardı; bilmeyenler ve erkek olmayanlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kız her iki grubada dahildi. Çokta yeteneksizdi. Henüz öğrenen biri bile daha iyi oynayabilirdi. Oyun benim için kabusa dönüşmüştü. Ama sabırla gülümsememi muhafaza ediyordum. Oyun sırası ona geçtiğinde zarları alıp, kapıları saya saya hamle yapmaya çalışıyordu. Sıranın tekrar bana gelmeside bir hayli sürüyordu. Bende bu arada etrafı kesiyordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Etraf birbirinden güzel kızlarla doluydu. Üstelik yüzlerce. Bir tanesiyle göz göze geldik. Belliki beğenmişti beni. Yanındaki arkadaşlarına bir şeyler fısıldıyordu bana bakarak. Allah'tan bizim netten çıkma hatunun sırtı dönüktü onlara. Sonra kız gülümsemeye başladı. Bende gülümsedim. Oğlum dedim bu ne şanstır ya. Ne günah işlemiştim ki? Harika bir kızla birbirimize gülücükler atıyorduk ve ben başka bir tanesinin altı dört atıpta kapı alamayışını seyrediyordum. Daha ne kadar dayanabilirim dedim kendi kendime. Saat daha birdi. Yarım saat olmuştu oyuna başlayalı ve sadece iki oyun oynayabilmiştik. İki mars yapmıştım ve üçüncüsünü yapmak için bir onbeş dakika daha dayanacak gücüm kalmamıştı. Kızda kötü oynadığını farketmişti. Sıkılmaya başlamıştı. Sıkıldıkça düşünmesi zorlaşıyor daha da kötü oynuyordu. Bir yandan da onu rahatlatmaya çalışıyordum. Sürekli açık veriyordum ama kırabilen kim?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nihayet aklıma süper bir fikir geldi. Neden sinemaya gitmiyorduk ki? Yaklaşık iki saat karanlıkta oturup hiç konuşmayacaktık. Kimsede görmeyecekti. Hemen bütün şirinliğimle teklif ettim ve onay aldım. Kız büyülenmişti zaten. Ağzımın içine bakıyordu. Ne desem kabul etmeye hazırdı. Bunu belli de etmişti, ama ben asla ona istediği teklifi yapmayacaktım, aylardır kadın yüzü görmemiş olsamda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve Yemek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sinemadan önce yemek yiyecektik. Hesabı istedim hemen. Bir şok da orada yaşadım. Bir kola ile bir kahveye üç buçuk milyon para istediler. Acıyla yutkunup, hiç sesimi çıkarmadan ödedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kavşakta taksi beklemeye başladık. Yolun karşısında, gideceğimiz yönün aksine doğru bir taksi gidiyordu. İşaretimi görür görmez durdu. Öyle hızlı durduki, arkasındaki takside duramayıp bindirdi ona arkadan. Allah'ım dedim bu bir işaret mi acaba? Neler gelecekti bu gün başıma? Hemen başka bir arabaya atlayıp bir yerde yemek yedik. Belediyenin bir tesisiydi. Servis anormal ağırdı. Hemen çıkıştım şefe. Öğrendim ki o gün belediye personeli grevdeymiş. Son sekiz yıldır ilk kez grev oluyordu bu şehirde ve oda bana denk gelmişti.Kredi kartımdan tahsilat da yapmadılar. Elektrikleri kesikmiş. Ama artık hiç bir şeye şaşırmıyordum. Efendi efendi kaderime rıza gösterip sabretmeye çalıştım. Artık muhebbetde baymıştı. Anlattıklarını dinlemeden hı hı... diyerek geçiştiriyor bu kızda güzel bir şeyler görmeye çalışıyordum. Öyle ya çirkin kadın yoktu, bakımsız kadın vardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kolye, küpe, bilezik, bluz, etek, ayakkabı ne varsa aynı renkteydi. Kısa boyuna ve biçimsiz vücuduna bakmadan askılı bir bluz giymişti. Uzun ve biçimsiz bir çene, çarpık dişler ve kısa kesilmiş kıvırcık saçlar........tek güzel yeri ela gözleriydi ama onuda eşşek kadar iğrenç bir gözlükle çekilmez hale getirebilmişti. Kendi kendime, Allah'ın gücüne gider oğlum dedim öyle düşünme dedim, ama karşı masadaki esmer bombayıda aynı Allah yaratmıştı ve bu kıza güzel demem onun sanatına saygısızlık olurdu. İyi bir kul değildim belki ama o gün bu kızı idare ederek vazifemi yapmıştım sanırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sinema.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yemeğin ardından Taksim'e gittik. İstiklal'de yürürken bu kadar sıkıldığımı hiç hatırlamıyorum. Ya biri görürse. Ne diyerek tanıştaracaktım. Bu kadar düştüğüne göre bayağa kötü olmalısın derlerdi şüphesiz. Helede tanıdık bir kadına görünürsem sonum demekti. O muhteşem haber alma servislerini işletirlerdi ve ertesi güne kalmadan kadın muhabbetlerinin konusunu oluverirdim. AMAN ALLAHIM!!! Hemen bir filme girmeliydik. Hangisi olursa olsundu. Yeterki çabuk olsun. Korktuğum başıma geldi. Saat üçtü ve en erken seansa daha bir buçuk saat vardı. Biletleri alalım dedi, filme kadar bir yerlerde otururuz. Olur dedim çaresizce. Nereye gidelim dedim. Seni çok hoş bir yere götüreceğim dedi, sürprizmiş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnanamıyordum. Bu bir şaka olmalıydı herhalde. Eski sevgilimle tanıştığımız ve ayrıldığımız cafe'deydik. Garson kız tanımıştı beni. Muhabbetimizde vardı onunla ama hiç sesini çıkarmadı. Acıyan gözlerle baktı sadece. Belkide bana öyle geliyordu ama harika bir ilişkinin başlayıp bittiği bir yerde böylesi bir durumda olmak iyice bozmuştu sinirlerimi. Artık birde sinema falan çekemezdim. Tuvalete diye kalktım masadan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Göster tiyatral yeteneğini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hemen bir arkadaşı aradım. Oğludum dedim beni onbeş dakika sonra ara. Israrla neler olduğunu sormaya başladı. Hiç bir şey anlatacak durumda değildim. Dediğimi yap dedim ve kapattım telefonu. Tekrar masaya döndüm ve çok eğleniyormuşum numarasına devam ettim. Ama artık iyice bitmiştim. Bu cafe çok zor unuttuğum bazı şeyleri hatırlatıyordu. Ben he hı...lara devam ediyordum ama gözüm telefondaydı. Bir türlü çalmıyordu. Sanıırım açıklama yapmadığım için aramayacaktı. Eğer dedim kendi kedime insanı böyle bir durumda kurtaramayacaksa bir arkadaş daha neye yarar ki? Kafam allak bullak olmuştu. Bir yandanda kendime kızıyordum. Nasıl internetten biriyle olacacak kadar düşebilmiştim. Bunun gazetelerin gönül postasından ne farkı vardı. Kavun bile dibi koklanmadan alınmazdı. Kızıda boşuna ümitlendirmiştim. Offffff !!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nihayetinde telefon çaldı. Allah Allah dedim, şirketten arıyorlar neden acaba? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Efendim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Ne oluyor lan?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Allah Allah ciddi misin?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Ne demek ciddi misin oğlum, konuşamıyor musun?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Taksim'deyim, peki ölmüş mü kadın?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ölmüşmü kelimesini öyle bir söyledim ki, bütün cafe bana döndü. Kendimi sahneye çıkmış gibi hissediyordum. Bu iş öyle filmlerde göründüğü kadar da kolay değildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Ya ne bileyim, gelirim ama başka biri yok mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Var var eben var. Heheh heeh heee&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gülmemek için zor tutuyordum kendimi. Ama açık veremezdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Koray, Didem, hiç biride mi yok?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Ulan pislik herif ne bok yiyorsun gene? Heh heee&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Tamam, tamam bir saat sonra ordayım, sende bir haber almaya çalış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meraklı gözlerle bana bakıyordu. Bir iş arkadaşıma annesinin kaza geçirdiği haberi gelmiş, oda fırlamış çıkmış hemen. Şirkette acilen yerine bakacak biri lazımmışda hemen çıkmam gerekiyormuş. Anlayış gösterdi sağolsun. Hemen bir arabaya bindirip yolladım onu. Binbir özür diledim o arada.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yak bakalım bir cigara.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hızlı adımlarla duraktan uzaklaştım ve bir banka oturup, sigaramı tüttürmeye başladım. Nasılda rahatlamıştım. Derin bir oh çekip yayıldım banka. Telefonum çalmaya başladı. Kim bu dedim ya, hazır rahatlamışken böylesine. Sabah beklerken arayan, netten tanıştığım diğer kız. Hah haaaaaaa ....... Ayhan Işık'ın Cingöz Recai kahkahasıydı bu. Bir daha mı? Asla. Kapattım telefonu hemen ve İstiklal'e doğru yürümeye başladım. Gün daha bitmemişti ve ben bu geceyi yanlız geçirmemeye kararlıydım.....Girdiğim ilk barda buldum birini. Hemde görerek, dokunarak, koklayarak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kaynak:gelinliksec.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-8806611751302305954?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/8806611751302305954/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=8806611751302305954' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/8806611751302305954'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/8806611751302305954'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/internetten-kzm-alnr.html' title='İnternet&apos;ten Kızmı Alınır'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-7927109333701313763</id><published>2007-02-17T12:21:00.000+02:00</published><updated>2007-02-17T12:22:36.565+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişkiler'/><title type='text'>İnternet'te Bir Kadın</title><content type='html'>&lt;a href="http://oyun-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Oyunlar&lt;/a&gt; - Oyun siteleri indexi portalı&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/psikoloji-sitesi/"&gt;Psikoloji Sitesi&lt;/a&gt; - Psikolojiyle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/ruya-tabirleri/"&gt;Rüya Tabileri&lt;/a&gt; - Rüya tabirleriyle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://resim-2.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Resim Siteleri 2&lt;/a&gt; - Resim siteleriyle ilgili bir başka site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://resim-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Resimler Sitesi&lt;/a&gt; - Resim siteleri indexi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben mi, gidip gidip evli erkeklere aşık oluyorum, yoksa sevilebilecek bütün erkekler mi evli. Salak mıyım neyim ben?. Çevremde, tanıştığım, hatta seviştiğim bunca erkek varken, ben kalkıp bir evli erkeğe mi tutuluyorum gene, nedir?. İnternet'te tesadüfen karşılaştığım bir adam, kısa bir sürede 'Sanal Sevgilim' oldu çıktı... Bir oyun olarak başlamıştık ama, iş giderek ciddileşti, gerçek sevgililer oluverdik, nasıl olduğunu bile anlayamadan. Oysa, artık kimseyi sevemeyeceğimi, hatta hayatımın bile bittiğini, geleceğimin noktalandığını sanıyordum ben.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üniversiteyi bitirip mimar olduğum zamanları hatırlıyorum da, ne ümitlerle atılmıştım hayata. Güzel bir kadınım da aslında. Etrafımda, yakışıklı bir sürü genç fır dönüyordu. Kendime güvenim tamdı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birkaç arkadaş birleşip bir büro kurmuştuk. Önceleri her şey yolunda gidiyor gibiydi. Bir kaç güzel iş bile almıştık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günün birinde, etrafımdaki gençlerden birisiyle de evleniverdim. Doğrusu aranırsa, ona aşık filan da olmuş değildim. Hayatımı bir düzene koymuştum ya, ailem de evlenip bir yuva kurmamı istiyordu ya, evlenip o işi de bitirebilirdim artık. Evlendim ben de.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evliliğimin ilk altı ayı hiç de fena değildi doğrusu. Mutluydum bile diyebilirim. Belki de mutluluğun ne demek olduğunu pek bilmiyordum, hiç bir zaman da öğrenemedim ya zaten. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne oldu, nasıl oldu pek anlayamadım doğrusu. Bütün evliliklerde bu böyle mi olur, bilemiyorum. Bir sabah, uyandığımda, yanımda yatanın, hiç tanımadığım bir yabancı olduğunu fark ediverdim. Evli olduğum adam, evlendiğim adam değildi artık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Talihim aniden mi dönüverdi; yoksa evliliğimde ters giden bir şeylerin başlamasının verdiği olumsuzluklar, işlerime de mi yansıdı nedir, işlerimiz de ters gitmeğe başlamıştı. Önce kurduğumuz ortaklık dağıldı. İşler, arzu edilen şekilde yürümemeğe başladıktan sonra bu kaçınılmazdı da, evliliğimin bir kabusa dönüşmesindeki etken neydi, onu pek anlayamadım doğrusu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün, yaşam sevgim, umutlarım, daha ben ne olduğunu anlayamadan, yavaş yavaş kaybolup gitti. Şartlandırıldığımız, aile anlayışı mı, yoksa asırlardır yıkanmış beyinlerimizin bizi zorlaması mı bilemiyorum. Sekiz sene daha evli kaldım bu, evime, yatağıma girip çıkan yabancıyla. Aman Tanrım, nasıl bir yaşam, nasıl bir kabustu bu. Gençliğimi alıp götüren, anlamsız, beklentisiz, kapkaranlık, o sekiz seneye nasıl katlandım, nasıl devam ettirdim hâlâ inanamıyorum. Sonunda, daha fazla dayanamayacağımı anladım, ayrıldık tabii. Ayrılınca, her şeyin düzeleceğini, işlerimin bile yoluna gireceğini sanıyordum. Pek de öyle olmadı. Evet, üstümden büyük bir yük kalkmış gibiydi ama içimde bir şeyler yıkılmıştı. Büyük bir boşluk içine düşmüş gibiydim. Ne olduğunu bile bilmediğim bir arayış içinde, avare bir hayat başlamıştı benim için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte tam da o sıralarda, benim dul bir kadına dönüşüverdiğim, o karışık, o pek de anlayamadığım, ruh hali içine yuvarlandığım, yalnızlığın bütün benliğimi sarıverdiği o buhranlı günlerimde, Onunla karşılaştım. Yıllardır, içimde bir yerlerde saklanmış, sinmiş olan o sevecen, o ihtiraslı kadın çıkıverdi ortaya. Aşka da öylesine susamışım ki; Onun sunduğu pınardan kana kana içtim aşkı diyebilirim. Onun başka bir kadınla evli olduğunu öğrenmemin bile aşkıma bir etkisi olmadı. Onun hayatında, ikinci kadın olarak kalmaya razıydım ben. Elde ettiğim, bedensel ve ruhsal doyum bana yetiyor gibiydi. Ne de olsa, şu yitirilmiş seneler boyunca, aşkı hatta kadınlığımı bile unutmuş gibiydim. Şimdi yeniden kendi kendime, kendi gerçek benliğime, kavuştuğumu hissediyor, yeniden canlanan bir umut ve mutluluk denizinin çılgın dalgaları arasında, yuvarlanıp gidiyordum. Beklenen beyaz atlı prense kavuşmuştum ya, onu kaybetme ihtimalini aklıma bile getirmiyor, bu büyük aşkın, sonsuza kadar böylece sürüp gideceğini sanıyordum. Buna da öylesine bir inandırmıştım ki kendimi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama olmadı işte... Bir sabah uyandığımda, O, yoktu yanımda artık. Dönmemecesine çekip gitmişti. İnanamadım bir türlü. Kabullenemedim daha doğrusu. Böylesine inandığım, belki de kendimi inandırdığım o büyük aşk, nasıl bu kadar basit bir şekilde sona erebilirdi ki. Bu büyük aşkın, ancak ölümle noktalanabileceğini sanıyordum ben. İnanır mısınız, içimdeki ben, o gün öldü işte. Ondan sonraki hayatımda gerçek benliğim yoktu, ben, ben değildim artık...Ben, ben'i başka bir ben'e terk etmiştim. Ama, tıpkı bir uyuşturucu bağımlısı gibi de bağlanmıştım bu yeni ben'e de. İnsan, böyle bir hayata alıştı mı, belki kendinden nefret edebiliyor ama terk edemiyor da bu hayatı. 'Battıkça batıyor insan' filan demeyeceğim; yok öyle bir şey. İnsan, alışınca, zevk almağa başlıyor, terk edemiyor bu hayatı bir türlü. Bir süre bocalanıyor, yadırganıyor belki ama, sonrasında da öylesine bir alışılıyor, öylesine bir, bu hayatın kadını olup çıkılıyor ki, dünya umurunda olmuyor insanın. Belki de bir öç alış, hatta kendini bir cezalandırış var bu boş vermişlikte. Geri de dönüşü yok bunun. Hoş, geri dönmeyi isteyen de yok galiba, bir kere alışınca. İçimdeki ben ölmüştü ama yerine geçen bu kadından da hiç şikayetçi değildim doğrusu. Bazı çılgın gecelerin ardından, sabah uyandığım zaman, yanımda yatan, bana hiç bir şey ifade etmeyen çıplak yabancıları, biraz da şaşkınlıkla seyrederken, bazen içim bulanır gibi oluyor. Ama bu, pek âlâ, akşam fazla kaçırdığım içkinin etkisiyle de olabilirdi tabii.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öylesine bir dağıldım, öylesine bir dağıttım ki. Ailem bile bu sefih yaşantıma daha fazla göz yumamayıp terk etti beni. O dayanılmaz, o çaresiz yalnızlığımı giderebilmek, belki de O'ndan bir parça bulabilmek ümidiyle, birlikte olduğum erkeklerin hiç birisi, bana cinsel bir hazdan fazlasını veremiyordu, ne yazık ki. Aradığım şeyi bulamıyordum bir türlü. Hoş ne aradığımı da bildiğim yoktu ya. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnternet'in, kadınlara, hele benim gibi dağıtmış, yalnız kadınlara, sunduğu cinsel olanakların farkına da işte tam o sıralarda vardım. İnanır mısınız, bu sihirli kutunun olanaklarını kullanmayı öğrenince, şöyle sohbet odalarında küçük bir arayış, çet mi, çat mı her ne ise işte, orada bekleşen erkeklere verilen küçük bir kaç pas, o anki ruh halinize uygun bir erkekle tanışıp yatağınıza bile almanız için yeterli olabiliyor. Oralarda tanışıp birlikte olduğumuz kimseler de çoğunlukla kısa, günü birlik ilişkiler arayan, sonrasında ortadan kayboluveren adamlar oldukları için, başınızın birisiyle belaya girmesi de pek nadir rastlanan bir şey. Zaten bu işte ustalaştıktan sonra, daha ilişkinin başında, böylelerini kolayca fark edip uzak durmak da pek zor olmuyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şuradan buradan bulduğum, başkasına ait projeleri yetiştirmek için sabahlara kadar çalışıyor, aldığım parayı da yemekten çok, içki ve sigaraya veriyordum. Sigara dedim de aklıma geldi: Benim internet dünyasında bulduğum, Sanal Sevgilim, bir gün: " Sevgilim" demişti bana, "Kendini harap ettiğini fark ediyorum. İşten başını kaldır, bir sigara molası ver de iki lâf edelim." Cevap vermiştim ona: "Benim, sigara içme molası değil, ancak sigara içmeme molası vermem söz konusu olabilir. Benim dudaklarımdan sigara hiç eksik olmaz ki." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında, bu 'Sanal Sevgili' lafı da onun tercihi. Gene dağıttığım, İnternet'in o müsait ortamında bir şeyler arandığım günlerden birinde, bir sohbet odasında karşılaşmıştık, bu Sanal Sevgiliyle... Gecenin çok geç saatlerinde, sohbet odalarından birinde, aslında pek de geyik muhabbetini aşmayan, sözde bir edebiyat tartışması başlamıştı. Birden bire, bambaşka şeyler söyleyen, alışılmadık yaklaşımları olan biri karıştı aramıza. Sohbete katılanların hepsi, onun bu alışılmadık, değişik yaklaşımlarına, tepki göstermiş, ona karşı bir cephe oluşturmuş gibiydiler. Aslında ilk defa karşılaşıyorduk onunla. Nedendir bilinmez, belki de içimde sakladığım, o gizli isyanın etkisiyle, ona karşı bir yakınlık, bir dostluk hissettim. Onun yanında yer aldığımı belirten, bir kaç laf ettim galiba. Bana döndü ve: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-"Siz bir kadınsınız galiba?" Dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cinselliğimi ön plana çıkaran bu soru karşısında alındım mı nedir: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-"Evet!" Diye yanıtladım. "Erkekler arasında sürüp giden bir tartışmada kadınlara yer yok mu?" Gibisinden bir şeyler söyledim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve her şey oracıkta başladı işte. İlk konuşmamızdı bu. Takip eden günlerde, birbirimize mesajlar göndermeğe başladık. O, bana e-kartlar, çok hoş e- mailler atmağa başladı. Hoşuma gidiyordu mektupları. Ben de benzer şekilde mektuplar yazmağa, kartlar göndermeğe başladım. Aramızda sıcak bir arkadaşlık, ne bileyim ben, arkadaşlıktan da öte bir duygusal yakınlık gelişmeğe başladı. Farkında bile olmadan, liseli aşıkların o duygusallık yüklü, o tertemiz, o masum, o içli aşk mektuplarına dönüştü yazışmalarımız. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçek hayatımın tamamen dışında, bir rüya, bir hayal ortamında, bambaşka bir kadındı bu yazışmalara katılan aslında. Gerçek hayatımdaki o karmaşık, o kaybedilmiş aşkın artıkları ile yetinmeğe çalışan kadın, bilgisayarında, Sanal Sevgilisinin mesajları ile karşılaşınca, duygusal, seven, genç, saf bir kıza dönüşüveriyordu, her nasılsa. Geçek hayatımın karmaşası, dağılmışlığı, hatta iğrendiğim diyebileceğim sefahati dışında bambaşka bir ben oluyordum, orada. Bilgisayarımı, bir genç kız heyecanıyla açıyor, ondan gelmiş bir kart, bir mektup bulmak ümidiyle yanıp tutuşuyordum. 'Bu nasıl olur?' diye düşünüyordum zaman zaman. Bilgisayar ortamının o bilinmez esrarlı dünyasında, eski 'Ben' mi canlanıyordu yeniden, nedir? Bazen bu büyüden kurtulmak için, inadına açmıyordum bilgisayarımı, unutmağa, kurtulmağa çalışıyordum ondan. Onun da evli, hatta yaşlı bir erkek olduğunu da öğrenmiştim. Ben de pek genç sayılmazdım, otuzu çoktan geçmiştim. Hatta ruhen, yaşlı bir kadın sayılırdım. Yaşı umurumda değildi ama, başka, bambaşka bir engel vardı, bununla da aramızda. 'Aman yarabbi!' diyordum. 'Başka evli bir erkek daha mı?' Hayır, bu kadarını kaldıramazdım artık. Yoksa bu 'Sanal Sevgili'de bulduğum, konuştuğum da O muydu?.. Hani, o aniden kaybediverdiğim büyük aşkım mıydı? O'nunla yazıştığımı mı sanıyordum, benliğimin gizli bir yerinde. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen bayağı alıştığımı, hatta aşık olduğumu fark eder gibi oluyordum, bu Sanal Sevgiliye yazdığım mektuplara yansıyan, ifadelerde. O zaman panikliyor, bu sanal ortamdaki buluşmalarımıza, yazışmalarımıza ara veriyor, gerçek hayatımda önüme çıkanların peşinde, yataklarında arıyordum kurtuluşu. Ama bir sürü hayal kırıklığı, bir sürü anlamsız ilişkiden sonra, süklüm püklüm dönüyordum ona tekrar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Melek miydi bu adam, yoksa manyağın birisi mi? Her seferinde, beni daha da büyük bir sevgi ve anlayışla bağrına basıyor, benim içinde bulunduğum bunalımın farkında bir yaklaşımla, inanılmaz bir şekilde: "Senin mutluluğun önemli benim için." diyordu. Benim için bir şeyler yapmak, beni mutlu etmek için çırpındığını hissediyor, buna şaşırıyordum da. Bir erkek, nasıl olurdu da hiç bir şey beklemeden, bir kadını böylesine platonik bir aşkla sevebilirdi ki?.. Yok yok, bu aşk pek öyle platonik filan da değildi doğrusu... Mektuplarının içine ustaca ve kibarca gizlediği o büyük ihtirası fark etmemem olanaksızdı. Böylesi mektuplarını okurken, benim de bakire bir genç kız gibi heyecanlanmam şaşırtıyordu beni. Hem bu cinsel heyecanın, bambaşka, yaşayıp gittiğim cinsel beraberliklerdekinden daha değişik bir zevki olduğunun da farkındaydım. Ve çok da hoşlanıyordum bundan. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her zaman: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-"Benim senden bir beklentim yok ki," derdi. "Bu hayal, bu masal dünyasında, gençliğimin, o temiz, o beklentisiz duygusallığını yeniden yaşatıyorsun bana. Ben, bir masal dünyasının peri kızını buldum, aşık oldum ona. Bilgisayar denen bu sihirli kutuda, sesini bile duymadığım halde, bir büyü gerçekleşti. Bir sihirbazın büyülü küresinden ulaşıyor gibiyim sana." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kızıyordum, ona o zamanlar:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-"Ama" diyordum. "Sen, beni tanımıyorsun bile. Bir kadın olduğum dışında bir bilgin yok benim hakkımda. Bana nasıl aşık olabilirsin ki? Gerçek dışı bir ilişki, bir hayal bu. Hani, bari gerçeğe dönüşebilseydi, belki..." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aptal herif, benim bu sözlerimdeki daveti bile algılayamıyor, yahut da algılamak istemiyordu. Nasıl bir adamdı bu. Sevgime, bir de merak karışmasın mı?... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-"Aşık olduğum kişinin bir kadın olması doğal bir şey," diye yanıtlıyordu salak. "Ben bir erkeğim, sevgilimin bir kadın olması çok doğal, ne var bunda?"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-"Ama,"diyordum. "Tanımıyorsun, nasıl biri olduğumu bile bilmiyorsun. Bu nasıl olur?.."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-"Ama ben," diyordu o, "mektuplarında yazdıklarından, hatta yazmadıklarından tanıdım artık. Bana yazdığın mektupların satır aralarında okuyabiliyorum seni. Söylemediklerini, söylemek istemediklerini bile... Sende, ruhuma ulaşan, orada benimle bütünleşen, belki de senin bile bilmediğin, tanımadığın bir kadın var. İşte ben, o kadına aşık oldum." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonrasında, bana anlatmağa çalıştığı ben'i, ben de tanır gibi oluyordum. Çok uzaklarda kalan, liseden tanıdığım, üniversite sıraları arasında kaybettiğim genç kızdı o anlatmaya çalıştığı, aşık olduğu kadın galiba. Ama o ölmemiş miydi? Öldürmemişler miydi onu?.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gün: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-"Bak sevgilim" dedim ona. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, 'sevgilim' diyordum artık ona. Delirmiş olmalıyım... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-"Ben, senin sandığın, hayalinde canlandırdığın kadın değilim," diye devam ettim. "Gerçekten tanısaydın beni, sevmezdin; belki nefret bile ederdin benden." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-"Hiç mühim değil" diye cevap verdi. "Ben seni, sende bulduğum Sanal Sevgilimi, kendime göre şekillendirdim. O'na bir karakter, bir kimlik yükledim; benim aşık olduğum kadın o. Senin, o olmaman benim için ne fark ettirir ki. Bana, o içli aşk mektuplarını yazan, benimle konuşan o işte. Gerçek hayatında kim ve ne olduğun beni neden ilgilendirsin ki. Sen, nasıl mutlu oluyorsan, o şekilde yaşamaya devam et. Ben, bu sanal ortamda tanıyıp sevdiğim o kadına aşığım ve o'nun sen olduğundan da eminim. Sen, kendini başkası sansan da bu gerçek değişmez ki..." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu adam deli ayol. Yeni yeni fark ediyorum ama, gerçekten de mektuplarında bana birkaç masum öpücük göndermenin dışında, cinsel bir talebi, hatta bir birlikte olma arzusu bile belirtmemişti henüz. Bir gün bütün cesaretimi topladım ve açıkça: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-"Gerçek dünyada da buluşalım seninle," dedim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnanır mısınız, kabul etmedi adam ayol... İşte ilk defa da o zaman:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- "Sen, benim Sanal Sevgilimsin" dedi bana. "Bırak, bu ilişki, bu sanal ortamda böylece sürüp gitsin. Biz 'Sanal Sevgililer' olarak kalalım seninle, sonuna kadar." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnanamadım. ısrar ettim. Kesin bir: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-"Hayır" cevabı aldım. "Olmaz" dedi." Şu anda o kadar güzel, o kadar erişilmez bir aşk yaşıyoruz ki, bu büyünün bozulmasına, bu güzel ilişkinin yıpranmasına dayanamam ben." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-"Neden?" Diye ısrar ettim. "Bunu nereden biliyorsun ki? Belki de bu ayrılık acısına bir son vermiş, kavuşmuş oluruz." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-"Ya tersi olursa ne yaparız?" Diye yanıtladı. "Dayanamam ben buna... Yaşamımızın bundan sonrasında, bir daha da bulamayacağımızdan emin olduğum, böylesine büyük, böylesine güzel, böylesine gizemli bir aşkı kaybetmeyi göze alamam ben. Ya, görünce, benden hoşlanmazsan... Daha da mühimi, ya ben seni umduğum gibi bulamayıp, beğenmeyiverirsem..." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dedim ya, bu adam deli. Beni, İnternet ortamında da olsa, reddeden ilk erkek de o oldu galiba. Biliyor musunuz? Bu reddedilişin, bana verdiği mutluluğu anlatamam. Deli miyim ne?..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zavallı Sanal Sevgilim... Beni kaybetmemek için ret ettiği, benimle olma imkânına, sonradan çok yanmıştır. Çünkü bir gün ben, terk ediverdim onu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet bir akşam, bir sohbet odasında buluşup karşılıklı konuşabilmek istemişti benimle. Benim gerçek hayatımın karmaşası ve iş zorunluluklarım, ayni anda bilgisayar başında olmamıza olanak vermiyordu pek. Aynı saatte buluşmamızı kolaylaştırmak için ona, cep telefonumun numarasını vermiştim. O telefonumu çaldıracak, ben de onun o saatte bilgisayarı başında olduğunu anlayarak bilgisayarımı açacaktım. Karşılıklı konuşma, hayır daha doğrusu yazışma, imkanına kavuşacaktık böylece sözde... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama gene, berbat ettim bu anlaşmayı da ben. Bir kaç gün sonraydı galiba, belli bir saatte, bir sohbet odasında buluşmak için sözleşmiştik. Gerçek hayatımın karmaşası içinde unutuvermişim işte. O saatte, gerçek hayatımın, o anlamsız sevgililerimden birisiyle buluşmağa gitmeye kalkmayayım mı? Galiba sarhoştum da. Her neyse, tam buluşmaya gittiğim sırada telefonum çaldı. Ben, nasıl olduysa, açıverdim telefonu. Sözde hiç konuşmayacak, birbirimizin sesini bile duymayacaktık. Benim sesimi duyunca, galiba o da şaşırdı biraz. Bariton bir erkek sesi titreşti telefonda:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-"Şey" diye mırıldandı. "Bendim arayan. Seni bekliyordum bilgisayarın başında. Sözleşmiştik buluşmağa seninle de... Merak ettim aradım seni... Neden geciktin?"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O anı ve o anda hissettiklerimi anlatamam, çünkü ben de bilemiyorum pek. Kocasını aldatırken yakalanan bir kadının içine düştüğü büyük panik içindeydim. Saçmaladım:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-"Aniden, bir arkadaşımın bana çok ihtiyacı olduğunu öğrendim. Ona gitmeğe mecbur kaldım. Sana haber verme imkânı da bulamadım. Affedersin..." Diyebildim sadece.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O, hemen anladı gerçeği, gene her zamanki sakin haliyle:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-"Mühim değil," dedi. "Sadece merak etmiştim seni. Gelemeyeceksin anlaşılan?"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-"Maalesef..." diyebildim galiba.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama o ses, o erkek sesi, kulaklarıma yapıştı kaldı. Tekrar tekrar çınladı durdu kulaklarımda... Hayal gerçeğe, Sanal Sevgili, gerçek bir sevgiliye dönüşüvermişti birden bire. Bu adam, bir gerçek, yakınımda bir yerlerde yaşayan, sevilen bir erkekti artık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve birden bire içimdeki, o çok eskilerde kaybettiğim, gerçek ben'in isyanı ile titredim. Ben ne yapıyordum Allah aşkına!.. Yeniden ümitsiz bir aşkın pençesine takılıp o ızdırap ve özlem dolu günlere mi dönecektim yeniden. İçimde bir yerlerde gizli, hâlâ temiz kalmış o içli, o saf kız izin veremezdi buna. Bu Sanal Sevgiliye aşık olan da oydu aslında. O kız, sevdiği adama ihanet edemez, onu aldatamazdı. Başka bir ümidi de olmasa bile... İçimden, ta derinlerde bir yerden : "Bitir bu işi!" Diye, feryat figan çırpınıp duruyordu, o aptal: "Bunu yapmamalıyım, onun, masallarda rastlanabilecek, bu temiz aşkını böylesine suiistimal etmemeliyim." Diyordu durmadan. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kaç gün sonra, ani bir kararla, bilgisayarın başına geçip 'artık bu sanal aşk masalının bittiğini' yazdım ona. "Senin sesini duydum." Dedim ona. "Gerçek olduğunu öğrendim artık. Böylesine ümitsiz bir aşkı, tekrar yaşayabilecek, yürütebilecek gücüm yok benim. Ben, buna dayanamayacak kadar yaşlı bir kadınım ve sana uymak, seninle devam etmek benim gücümü aşıyor.." Bir şeyler daha söyledim galiba ama, onun söylediklerime bir mana, bu ani ayrılığa bir anlam veremeyeceğini de çok iyi tahmin edebiliyordum. Çok kararlıydım o an. Onun ne kadar üzüleceğini, hatta yıkılacağını da biliyordum tabii... Oh olsun işte!.. Benim, onun sandığı kadın olmadığımı kaç kere anlatmağa çalıştım ona. Sevmeseydi beni. Ne yapalım yani?!. İyi de, ben de sevmemiş, ümitsiz bir aşkla bağlanmamış mıydım ona. İşte bu gerçek beni, daha da çok kızdırıyor ya... Benim, ümitsiz bir aşk içinde kıvranıp mahvolmamın sebebi, bu geleceği olmayan, büyük aşklar değil mi yani? Ben, normal bir kadın, bir insan değil miyim? Neden bu, hep de benim başıma geliyor ki? Yoksa ben, herkesten fazla mı kapılıveriyorum, herkesten fazla mı ciddiye alıyorum aşkı?.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu, ani terk ediş, bir zamanlar terkedilmiş olmanın bir nevi intikamı da oluyordu galiba.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilgisayarımı, son defa olarak kapattıktan sonra, bir şey çok şaşırttı beni. Ellerimin üstünde, bilgisayarım ve masamın üstündeki kağıtlarda küçük damlacıklar vardı. Birileri ağlıyor muydu ne? Ağlayan, bu aptal kadın ben değildim, ben olamazdım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki, kimdi bu ağlayan kadın?!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak : www.erkekadam.com&lt;br /&gt;gelinliksec.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-7927109333701313763?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/7927109333701313763/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=7927109333701313763' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/7927109333701313763'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/7927109333701313763'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/internette-bir-kadn.html' title='İnternet&apos;te Bir Kadın'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-1907926740376251002</id><published>2007-02-17T12:18:00.000+02:00</published><updated>2007-02-17T12:20:05.691+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gelinlik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sevgili'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='evlilik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişkiler'/><title type='text'>İlişkiler</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.evlilikpedi.info/"&gt;Evlilikpedi&lt;/a&gt; - Evlilikle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.freegamesambit.com/"&gt;Free Online Games&lt;/a&gt; - Free Online Games&lt;br /&gt;&lt;a href="http://gazete.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Gazete Siteleri&lt;/a&gt; - Gazete siteleryle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://kadinlar-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Kadınlarla İlgili&lt;/a&gt; - Kadın siteleri indexi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.karizmaresimler.info/"&gt;Karizma Resimler&lt;/a&gt; - Resimlerle ilgili siteler portalı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir birlikteliğe başlamamız hep menfaatimizin bizi tetiklemesiyle olmaz mı? Karşı cinsten hoşunuza giden insanla bir birliktelik yaşamanızın temeli, ruhsal ve bedensel tatmini yaşamak, onun yardımıyla mutlu olmak, en basite indirgersek de yanınızda bir partner olarak dolaştırmak, gezmek, yemek yemek, iyi vakit geçirmek... Bu böyle uzar gider, ama başlangıcın temelinde menfaat yatar. Zaman ilerledikçe, bu birliktelik sevgi ile harmanlanırsa eğer, işte o zaman daha bir düzgün hal alır. Tabii ki de sevgi kavramının ortaya çıkabilmesi için en başta sıraladığım özellikleri birlikte olduğunuz insanda bulmanız lazımdır. Yani birini sevebilmeniz için onun sizin isteklerinizi yerine getirebilecek, isteklerinize cevap verebilecek biri olması gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bana göre günümüz için geçerli olan ilişki standardı tamamen böyle. Yani eskinin o ateşli aşkları, güzel dans eden birine aşık olabilmek gibi şeyler yok artık. Hepsi hoş hikayeler olarak şu an kütüphanelerimizi süslüyor. Duygusallık, romantizm gibi kavramların bir ilişkideki sıralaması da değişti artık. Birbirine iyice ısınamayan insanlar haliyle en son romantizmi yaşıyorlar. Neden birbirlerine ısınamadıklarını sorarsanız, tek sebebi menfaat kavramının öne çıkmasıyla, kişilerin davranışlarının değişmesi, samimiyetten uzak olması ve yapmacık olmaları. Yaşanan ilişkilerin çoğu günümüzde artık böyle. Mutlaka istisnai durumlar da vardır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buraya kadar gelmişseniz, ya bana çok şiddetle karşı çıkıyorsunuzdur ya da benimle hemfikirsinizdir. Güzel ve açıklayıcı bir giriş yaptığıma göre artık sebepleri konuşmamız lazım; yani neden böyle oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tek bir sebebi var; insanların gözü açıldı. Zaman kısa, ve çok çabuk ilerliyor. Herkes ne yaşadığına bakıyor. Peki bu kötü mü derseniz, çok göreceli bir durumdur diye cevap verebilirim ve yaşanan şeylerin kalitesi düşer diye de eklerim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadınlar açısından bakarsak, yıllarca ezilip aşağılanmış ve hatta bir kısımı halen ezilen ve aşağılanan kadınlar içinde bulunduğumuz devrin en güzel ilkelerinden biri olan eşitlik sayesinde bir çok eziyetten kurtulmuşlardır. Ama bu ani rahatlama bana göre onlarda cinsellik açısından çok büyük bir devrim yaratmalarına sebep olmuştur. Yüzyıllar boyu kadınları parmaklarında oynatan erkekler de artık kadınların oyuncağı olabiliyorlar. Ve artık kadınlar da bir eşle yetinemez oldular.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun nedeni 20. yüzyıldan itibaren kadınların beyinlerinin rahat bırakılması, düşünememeleri için yapılan oyunlardan vazgeçilmesidir. Kadın düşündüğünü uygulayabilme özgürlüğüne de kavuştuğuna göre erkeklerle cinsellik açısından da eşittir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Aldatan kesim erkektir" diye bir şey kalmadı. Yani kesim diye bir şey kalmadı. İnsanlar ilişkilerde birbirlerini aldatır oldular. Ve bunun temel sebebi tatminsizlik. Manevi tatminsizlik te değil; doğrudan cinsel açlık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aldatılma korkusu içten içe hepimizi kavurmaz mı? Çünkü ah şu elektrik denilen şey gerçekten de bazen hiç umulmadık insanları bir araya getirmiyor mu? Bu da bize bence paranoya olarak geri dönüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de başka bir durum var ki, o daha da beter. Bazılarımız gerçekten bir ilişkide aradıklarının hepsini bulamayınca eksik kalan yönleri başkalarında arama özgürlüğüne kişilik açısından sahipler. Ama bir kısmı da var ki aldatma denildiğinde rengi uçuyor. İşte bu kişiler de aradıklarını bulamamalarının, ve beklentilerine cevap alamamanın sonucunda içine kapanıyor, dengesiz bir hal alabiliyor ve haliyle beraber oldukları kişiyi çok rahat bir şekilde kırabiliyorlar. Eğer böyle bir durumunuz var ise, şimdiden söyleyeyim karşınızdaki gerçekten neden ona tavır aldığınızı anlayamıyor. Siz ise her zamanki gibi onun pat diye anlamasını bekliyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki bunların çözümü var mı var ise nedir? Çözüm e-mail zincirleriyle dolaşan yüzlerce mutluluk reçetesinin bir özeti: Karşınızdaki insandan, size verebileceğinden daha çok şey beklememek ve elinizdekilerle mutlu olmak hem sizi rahatlatır, hem de karşınızdakine sizi tanıma ve sevme fırsatı verir. Çünkü sevgilinizin sizin isteklerinize göre ki eğer katlanmaya niyeti var ise kendisini değiştirmeye çalışarak içine kapanmasını engeller ve bu tutumunuz sayesinde sizinle daha çok ilgilenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hatamız artık her şeyi çok çabuk elde etmeye çalışmamız. Çok sık sevgili değiştirip mutlu olamayan insanların da sorunu bu bence. Gerçekten de sabır hayatın her alanında olduğu gibi doğru bir ilişki için de kullanılabilir bir anahtar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak : www.erkekadam.com&lt;br /&gt;gelinliksec.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-1907926740376251002?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/1907926740376251002/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=1907926740376251002' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/1907926740376251002'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/1907926740376251002'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/ilikiler.html' title='İlişkiler'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-3172671124605634251</id><published>2007-02-17T12:15:00.000+02:00</published><updated>2007-02-17T12:16:54.629+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gelinlik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='evlilik'/><title type='text'>Yaz Geçer</title><content type='html'>&lt;a href="http://cinsel-bilgiler.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Cinsel Bilgiler&lt;/a&gt; - cinsel bilgiler indexi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.data-recovery-sites.info/"&gt;Data Recovery Sites&lt;/a&gt; - Data Recovery Index Portal&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.dedicated-server-links.info/"&gt;Dedicated Server Links&lt;/a&gt; - Dedicated Server Links&lt;br /&gt;&lt;a href="http://edebiyat-sitesi.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Edebiyat Sitesi&lt;/a&gt; - Edebiyat bilgileriyle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://evlilik-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Evlilik Sitesi&lt;/a&gt; - Evlilikle ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neredeyse geçtiğimiz yazı, güney illerimizin şirin ve ufak bir beldesinde, yüzerek ve web sitesi yaparak geçirdim. Yıllardır sıkça gittiğimden ve bir zamanlar da burada rehber olarak çalıştığımdan, buraya sonradan yerleşip iş kuranların yanında, yerel dostların da dahil olduğu geniş bir çevrem vardı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yerel dostlardan biri de bu şirin beldenin en meşhur barını on seneden fazla bir süre işletmiş, ve daha sonra da yabancı bir hanımefendi ile kurduğu mutlu izdivaç yüzünden işletmeyi bırakmış, ya da bırakmak zorunda kalmış olan sevgili bir arkadaşımızdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arkadaşımız, aynı zamanda yörenin en ileri gelen ailelerinden geliyordu ve babası yıllarca bu şirin beldede Belediye Başkanlığı yapmıştı. Bu sayede tüm çevrede sevilmiş espri ve neşe dolu olan bu arkadaşımızla oluşan dostluğumuz sayesinde tatil yerlerinde oluşan yerli/yabancı turist kalabalığına değişik açılardan bakma ve izleme imkanım oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk tanışmamızı hatırlıyorum. İşlettiği barda, samimi bir şekilde ve rahatça sohbet ettiği birbirinden güzel turist kızlara iç geçirerek bakmış ve garsonlardan ve onların yakın arkadaşlarından bize hiç sıra gelmeyeceğini anlayarak kös kös kaldığımız otellere geri dönmüştük. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hüzün ve buruklukla terkettiğimiz barda ise çılgın eğlenceler devam etmiş, hatta bu arkadaşımızın evinin balkonundan aşağıya üzüm salkımı gibi güzel turist kızların sarktığı rivayeti rüyalarımıza kadar girmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Durumun gerçek yüzünü ise yıllar sonra anlayacaktım. Taa ki onunla daha yakın bir arkadaş olup, o merakla izlediğim garsonlar ve gece işi ilerletenler karışımına ben de katılınca.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dostluğumuz ben onları deplasmanda yenince başladı. Eski dağcılık arkadaşlarımdan biri de aynı yerde, sadece Alman turistlerin geldiği ve günlük doğa faaliyetlerine katıldığı bir otel işletmeye başlamıştı. Öyle ki yüzde sekseni genç hanımlardan oluşan bu turist grupları, havaalanından daha henüz hiç bir kişi ile konuşmadan resepsiyonda direk biz rehberlerin önüne geliyor, resmi geçit yapıyorlar ve bizleri süzüp salınaraktan odalarına çıkıyorlardı. İlk üç gün, şimdiki yakın dostumun barına, üç ayrı sarışın fırtına ile girdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha önce sizde nereden çıktınız, hadi bir an önce için de gidin dercesine alel acele bize servis yapıp, tesadüfen yakınlarımıza düşmüş turist hanımları bizim yapamıyacağımız bir laubalilikle asılarak içeriye çekiştiren garson kalabalığı, birden bire aşırı bir sevgi, saygı ve hizmet yarışına girmişti. İşte bu şekilde barın sahibi olan şimdiki dostumla da tanışmış olduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısa bir süre sonra anladım ki, aslında ortada benden başka çok ta bir şey yapan yoktu. Benim de, daha ilk birlikte olduğum sarışın bir hatuna aşık olup, durmadan onu sayıklayarak, tuttuğum diğer sarışın elleri saniyesinde pişman olup bıraktığım göz önüne alınırsa, kimse gerçekte bir şey yapmıyordu yani. Kendimi bol selamlaşmalı ve abartılı espirili bu hoş kalabalığın sohbetine bırakmaya başladıkça gördüm ki, benim bu barlarda her gece çılgınca eğlenip, her gece birbirleri ile seviştiklerini zanettiğim bu turist kalabalığı, aslında turist filan değil, orada çalışan ve yıllardır birbirini tanıyan, hepsinin sabit ve çoğunlukla birbirleri ile yıllanmış ilişkileri olan normal insanlarmış. Bunlar gece geç saatlere kadar hizmet ettikleri gerçek turistlerden acılarını onlardan daha fazla eğlenerek çıkartan bar sahibi, barmen, halıcı, derici, kuyumcu, turizim şirketi sahibi, otel işletmecisi velhasıl birbirlerini yıllardır tanıyan bir gurup insan. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örnek vermek gerekirse, şehirden gelip henüz yeni oturduğunuz o barda sizin süzerek baktığınız bir yabancı hanımefedinin yanına "- Naaber bebek!" diye oturan ve umarsızlığı ile sizi şaşkına çeviren, kafasına mandana geçirmiş o becerikli zampara, aslında senelerdir tanışan, biri bir seyahat acentasında rehber olarak çalışan diğeri ise bir halıcıda satıcı olarak çalışan ve aralarında komisyon ilişkisi olan iki iş arkadaşı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üstelikte eğer aralarında bir ilişki söz konusu ise bile, bu da yıllardır süren bildiğimiz diğer ilişkilerden hiç farkı olmayan bir kadın erkek ilişkisi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat bir pazar gecesi, aniden bir sürü bekletilmiş ve yaz tatiline ertelenmiş duygu ve düşüncelerle bu tatil beldelerine düşen biz şehir turistlerine bu kalabalık, nasıl da fantazilerimizin bizi sürüklerdiği bir hayali cennet dünyası olarak görünmüş, hayret ettim doğrusu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve meşhur dostumun da oturduğu kasanın, ya da bizim gözümüzle barın arkasından o günlerdeki bizleri nasıl da tavuk gibi gördüğünü anlattığında da ona hiç kızmadım tabii ki...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak : www.erkekadam.com&lt;br /&gt;gelinliksec.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-3172671124605634251?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/3172671124605634251/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=3172671124605634251' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/3172671124605634251'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/3172671124605634251'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/yaz-geer.html' title='Yaz Geçer'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-7116367556447618806</id><published>2007-02-17T12:13:00.000+02:00</published><updated>2007-02-17T12:15:09.512+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gelinlik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sevgili'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='evlilik'/><title type='text'>Vasiyet</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/beden-dili-sitesi/"&gt;Beden Dili&lt;/a&gt; - Beden dili ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/bilgi-sitesi/"&gt;Bilgi Sitesi&lt;/a&gt; - Bilgi kaynağı olan bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bilim-sitesi.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Bilim Sitesi&lt;/a&gt; - Bilimsel konularla ilgili bir site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://cep-telefonu-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Cep Telefonu&lt;/a&gt; - cep telefonu ile ilgili site&lt;br /&gt;&lt;a href="http://cep-telefonu-2.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Cep Telefonu 2&lt;/a&gt; - Cep telefonu ilgili siteler indexi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçüklüğümden beri hep kadınları anlamaya çalışmıştım. Bu yüzden gençliğimde porno dergiler yerine cosmopolitan, elle gibi kadın dergilerine göz attım hep. Yanlış anlamayın eşcinsel falan değilim. Böyle bir eğilimim de yok. Ama kadının fiziğinden önce ruhunu tanımanın gerekliliğine inandım. Ve kendimi bu yönde yetiştirdim. Kadın dergileri hep anlayışlı, şefkat dolu, seviştikten sonra kadınına sarılıp uyuyan bir erkeğin hayalini kuran kadınların çığlıklarıyla doluydu. Ben de zaten duygusal bir insanım böyle biri olmam hiç zor değil diyerek bütün kadınlarıma karşı anlayışlı ve şefkatli biri olmaya çalıştım. Ama sonuç ne oldu koca bir HİÇ!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşam bana kadınların kendilerinin bile ne istediklerini bilmediklerini gösterdi. Bangır bangır sevgi şefkat aradıklarını haykıran kadınların, istedikleri gibi yollarına gül döken değil ; uğurlarına kan döken, hatta bu kanın çoğu, kadınların kendi kanları olan adamları sevdiklerini ve o adamların adeta köleleri olduklarını gördüm. Bu gördüğüm manzara ister istemez etkiledi beni ve artık maalesef değişiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elimde değil. Bu değişimi istemiyorum. Ama olmuyor. Gül gibi narin ve güzel insanların onları parçalamak için can atan hayvanların ellerine kendi istekleriyle teslim olmasına dayanamıyorum. Bu ülkede hep hayvanlık, piskopatlık kazanıyor sevgi ve hoşgörü değil. Bu yüzden ben de bir hayvan olmaya başladım ister istemez. Ve en sonunda hayatımda ilk defa bir kıza tokat attım. Kuzenimdi. Aşırı sarhoştum ve de hak etmişti üstelik. Çünkü erkek arkadaşını aldatıyordu (ki aldattığı çocuğu da çok severdim). Ama yine de olmamalıydı benim açımdan. Ne olursa olsun bir kadına karşı elim kalkmamalıydı. Çünkü bir şairin dediği gibi kadınlar yalnızca sevilmek için yaratılmış yaratıklardı. Ama yapamadım. Yaşamın beni ezen çarklarına ve şiddet üstüne kurulu kurallarına dayanamadım ve bir kadına tokat attım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık kendime olan saygım da dahil hiçbir şey kalmadı elimde. Şimdiyse ölmek üzere olan o sevgi ve şefkat dolu eski ben'in vasiyetini yazmaktan başka bir şey gelmiyor elimden. Üzgünüm. Hala sevgiye ve şefkate değer veren birileri var mı bu dünyada bilmiyorum ama zaten bir önemi de yok artık. Çünkü yaşamın şiddet yüklü çarkları altında parçalanarak ölüyorum. Bunu fiziksel olarak düşünmeyin. Şakağıma bir silah dayamış falan değilim. Ama artık sevgi dolu o insan da değilim. Sevgi ve şefkat dolu o insan ölüyor. Ruhu şad olsun!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak : www.erkekadam.com&lt;br /&gt;gelinlikse.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-7116367556447618806?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/7116367556447618806/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=7116367556447618806' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/7116367556447618806'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/7116367556447618806'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/vasiyet.html' title='Vasiyet'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4864688993045422887.post-8570533039493300544</id><published>2007-02-17T12:11:00.000+02:00</published><updated>2007-02-17T12:12:31.347+02:00</updated><title type='text'>Hoşgeldiniz...</title><content type='html'>Özel seçilmis sitelerin bloguna hoşgeldiniz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/ansiklopedi/"&gt;Ansiklopedi&lt;/a&gt; - Ansiklopedik bilgiler&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ozel-secilmis-siteler.info/astroloji/"&gt;Astroloji Sitesi&lt;/a&gt; - Astrolojiyle ilgili bilgiler&lt;br /&gt;&lt;a href="http://cicek-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Çiçek Sitesi&lt;/a&gt; - Çiçeklerle ilgili bilgiler sitesi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bedavadakiler.info/"&gt;Bedavadakiler&lt;/a&gt; - Bedava siteler indexi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bedava-icin.ozel-secilmis-siteler.info/"&gt;Bedavalar&lt;/a&gt; - Bir başka bedava siteler indexi&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4864688993045422887-8570533039493300544?l=ozel-secilmis-siteler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/feeds/8570533039493300544/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4864688993045422887&amp;postID=8570533039493300544' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/8570533039493300544'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4864688993045422887/posts/default/8570533039493300544'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozel-secilmis-siteler.blogspot.com/2007/02/hogeldiniz.html' title='Hoşgeldiniz...'/><author><name>Great Web Resources</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13375977664556636210</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
